1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz
Notu Gizle
Merhaba Ziyaretçi.

"BENİM DÜNYAM" konulu resim yarışması başladı. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz.

Sizi de bu yarışmaya katılıma davet ediyoruz...

Minicik Sözlük (V)

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 10 Ağustos 2011 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.608
    Beğenileri:
    5.942
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Banka:
    4.302 ÇTL
    V

    vaad: söz verme.
    vaaz: dini konuşma.
    vâbeste: bağlı.
    vâcib: mecburi, farza yakın hüküm.
    Vâcibülvücûd: varlığı zaruri olan Allah.
    vâcid: zaruri varlık.
    vâd: vaad, söz verme.
    vâde: belirli süre.
    vâdî: iki dağ arası uzun çukur.
    vâesefa: esefler olsun, yazık!
    vâfi: tam, yeter.
    Vâfî: vefalı, kendini seveni unutmayan, ilgisini kesmeyen.
    vaftiz: Hıristiyanların dine gireni kutsal suya sokma merasimi.
    vâha: çöl ortasında yeşillik.
    vahamet: güçlük, tehlike.
    vâhasretâ: ah özledim!
    vahdânî: "bir" olmakla ilgili.
    vahdâniyet: Allahın "bir" olması.
    vahdet: birlik, teklik.
    vahdetişuhûd: görüşte birlik.
    vahdetivücûd: varlıkta birlik.
    Vahhabîlik: dinin bazı konularında aşırılıkları olan bir anlayış.
    vâhî: mânâsız, saçma.
    vâhib: bağış yapan, veren.
    vâhid: yalnız, tek.
    vâhidikıyâsî: birim, "metre" gibi.
    vâhidiyet: birlik, teklik.
    vahîm: korkutucu, tehlikeli.
    vahîme: kuruntu veren his.
    vahiy: Alah tarafından peygambere bildirilen kesin bilgi.
    vahşet: ürkütücü yabanilik.
    vahşetâbâd: korku veren yabani yer.
    vahşetengiz: vahşet veren.
    vahşetgâh: korkutucu yer.
    vahşetzâr: vahşet yeri.
    vahşî: yabanî, ürkek, merhametsiz.
    vahşîyane: vahşice.
    vahy: vahiy, ilâhî makamdan peygambere inen yüce mânâlar.
    vaîd: cezalandıracağını söyleme.
    vâiz: vaaz eden, öğüt veren.
    vakâ: olup biten, hâdise.
    vakâhat: arsızlık, utanmazlık.
    vakahet: ibadet.
    vakânüvis: resmî tarih yazarı.
    vakar: ağırbaşlılık, ciddiyet.
    vakayi: olaylar, vakalar.
    vakf: alıkoyma, bağış.
    vakfe: durak.
    vakfetmek: Allah için vermek.
    vakıa: olmuş, var olan.
    vakıat: olanlar, olmuşlar.
    vakıf: hayır kurumu, malı.
    vâkıf: bilen, Allah için veren.
    vâkıfane: derinlemesine bilerek.
    vâki: olan, var olan.
    vakit: zaman.
    vakt: vakit, zaman.
    vaktaki: ne zaman ki.
    vakûr: ağırbaşlı.
    vâlid: baba.
    vâlide: ana, doğuran.
    vâlideyn: ana ile baba.
    vallâhi: Allah için.
    varak: yaprak.
    varaka: yaprak, kâğıt parçası.
    vâreste: affedilmiş, kurtulmuş.
    vârî: "gibi, benzer" mânâsında son ek.
    vârid: erişen, gelen, gelir.
    vâridât: gelirler.
    vâris: mirasa konan.
    varta: uçurum, tehlike.
    vasat: orta hâlli, normal.
    vasatî: ortalama.
    vasf: vasıf, sıfat, nitelik.
    vasfetmek: özelliklerini saymak.
    vasıf: sıfat, nitelik.
    vâsıl: kavuşan, ulaşan, erişen.
    vâsılîn: kavuşanlar, erişenler.
    vâsıt: ortada bulunan.
    vâsıta: araç.
    vasî: geniş.
    vasîa: genişçe.
    vasiyet: kişinin öldükten sonra yapılmasını istediği şey.
    vasiyetname: vasiyet yazısı.
    vasl: kavuşma.
    vassaf: özellikleri tanıtan.
    vatan: yurt.
    vatanperver: vatansever.
    vâveyla: çığlık, yaygara.
    vaz: koyma, bırakma.
    vâz: vaaz, dinî öğüt.
    vazetme: koyma, bırakma.
    vazıh: açık, belli.
    vazıhan: açık açık.
    vazife: görev, yapılacak iş.
    vazifedâr: vazifeli, görevli.
    vazifedârâne: vazifeli gibi.
    vazifeperver: görevini seven.
    vazifeşinâs: görevini seve seve yapan.
    vazifeten: görevli olarak.
    vaziyet: durum, hâl, duruş.
    vebâ: bir salgın hastalık.
    vebâl: şiddet, ağırlık, günah.
    vecd: ilâhî aşka dalarak kendinden geçme.
    vech: vecih, yüz, tarz, ön, alın, sebep, ilgi.
    veche: yan, taraf, yüz.
    vecîbe: borç hükmünde vazife.
    vecih: güzel, hoş, uygun.
    vecih: yön, yüz.
    veciz: zengin mânâlı kısa söz.
    vecîze: zengin mânâlı kısa söz.
    vêd: kız evladı diri diri toprağa gömüp öldürme âdeti.
    vedâ: ayrılık.
    vedânâme: veda yazısı.
    vedîa: emanet.
    Vedûd: çok sevilen, Allah.
    Vedûdiyet: sevilir olma, kendini sevdirme.
    vefa: sözünde durma, kendini seveni unutmama, ilgiyi kesmeme.
    vefadâr: vefalı, dostluğu devamlı.
    vefadârâne: vefalı olarak.
    vefakâr: vefalı.
    vefakârâne: vefa göstererek.
    vefat: ölüm.
    veffakakümüllah: Allah başarılı kılsın.
    vefik: arkadaş, uygun.
    vefiyât: vefatlar, ölümler.
    vehâmet: güçlük, tehlike.
    vehbî: Allah vergisi.
    Vehhâb: çok ihsan eden, bağışlayan, Allah.
    Vehhâbî: Vehhabilik anlayışından olan.
    Vehhâbîlik: bazı konularda aşırılıkları olan dinî bir anlayış.
    Vehhâbîyet: Allahın bol bol ihsan etmesi ve bağışlaması.
    vehham: vehimli, kuruntulu.
    vehim: belirsiz korku, kuruntu.
    vehm: vehim, kuruntu.
    vehmî: vehimle ilgili.
    vehn: gevşeklik.
    vekâlet: vekillik, bakanlık.
    vekâleten: başkası adına.
    vekâletnâme: vekil etme yazısı.
    vekayî: vakalar, olaylar.
    vekezâ: ve bu da öyle.
    vekîl: başkası adına iş gören.
    velâdet: doğma, dünyaya gelme.
    velâyât: velîlikler.
    velâyet: velîlik, ermişlik.
    veled: oğul, yavru, çocuk.
    velediyet: birinin çocuğu oluş, Hıristiyanların isa aleyhisselâma hata ile "Allahın oğlu" demeleri.
    velehresân: şaşkınlık veren.
    velev: olsa da, bile.
    velhâsıl: sözün kısası.
    velî: eren, ermiş, evliya.
    velî: sahip, gözetici, koruyucu.
    velîahd: padişah adayı.
    velîme: düğün yemeği.
    velînîmet: nimet veren.
    velîyyullah: Allahın velî kulu.
    velûd: pek verimli.
    velvele: gürültü, patırtı, şamata.
    verâ: günahtan şiddetle kaçınma hâli.
    verâ: öte, arka, geri.
    verâset: mirasçılık, irsiyet.
    verese: varisler, mirasçılar.
    vesâik: belgeler.
    vesâil: vesileler, araçlar.
    vesâir: ve diğerleri.
    vesâit: vasıtalar, araçlar.
    vesâyâ: vasiyetler, tavsiyeler.
    vesâyet: başkası adına iş yapma.
    Vesenî: yıldıza tapan.
    vesika: belge, senet.
    vesile: yol, hedefe ulaştıran şey.
    vesm: damga, işaret, dağlama.
    vesselâm: işte bu kadar!
    vesvas: vesvese veren.
    vesvese: kuruntu, gereksiz kaygı.
    veyl: vay hâline, yazık!
    vezaif: vazifeler, görevler.
    vezin: ölçü, tartı.
    vezir: padişah yardımcısı.
    vezne: para alınıp verilen yer.
    veznedâr: vezne memuru.
    vicâhen: yüz yüze.
    vicdân: insanın iyiyi kötüden ayırma hissi.
    vicdânen: vicdan bakımından.
    vicdânî: vicdanla ilgili.
    vicdâniyat: vicdanla hissedilenler.
    vicdânsûz: vicdanı rahatsız eden.
    vifak: birbirine uyma.
    vikaye: koruma.
    vilâdet: doğuş.
    vilâyât: iller.
    vilâyet: il.
    viran: yıkık, üzgün.
    virâne: yıkıntı.
    vird: devamlı okunan şey.
    virdizebân: dil ile devamlı okunan.
    visâl: kavuşma.
    vizr: günah, hata, ağırlık.
    vuhûş: yabanilik, yabaniler.
    vukû: oluş, meydana gelme.
    vukûât: oluşlar, hâdiseler.
    vukuf: bilme, biliş.
    vukufiyet: iyice bilme ve anlama.
    vuslat: kavuşma.
    vusta: orta.
    vusûl: ulaşma.
    vuzûh: açıklık, netlik.
    vücûb: sınırsız gereklilik.
    vücûd: vücut, varlık, gövde.
    vücûdî: varlıkla ilgili, var olan.
    vücûdpezir: var olma.
    vücûh: vecihler, yüzler, yönler.
    vükelâ: vekiller, bakanlar.
    vürûd: geliş, gelme.
    vürûd: toplardamarlar.
    vüsât: genişlik.
    vüskâ: sağlam.
    vüsûk: sağlam inanç, güvenme.
    vüsûl: kavuşma, erişme, ulaşma.
    vüzerâ: vezirler.
     
Benzer Konular
  1. ZeyNoO
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    526
  2. ZeyNoO
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    433
  3. ZeyNoO
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    542
  4. ZeyNoO
    Mesaj:
    0
    Görüntüleme:
    400
  5. ZeyNoO
    Mesaj:
    2
    Görüntüleme:
    516
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş