1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Miraç (şiir) - Dursun Ali Erzincanlı

Konusu 'Dini Videolar ve Flash (Slayt) Sunumlar' forumundadır ve Safir tarafından 19 Temmuz 2009 başlatılmıştır.

  1. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    [GV]5140536458361535642&ei=ITVjSrKLMaHa2wL7jpEb&q=dursun+ali+erzincanl%C4%B1+mira%C3%A7[/GV]​
     
  2. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    MİRAÇ

    Kapatın gözlerinizi
    Ve karanlığı seyredin.
    İşte böyle bir gece.
    Mekke’de bir gece
    Yorgunluk havada
    Gariplik suda
    Simsiyah bir sessizlik
    Uyku bile uykuda.
    Kâbe’nin hatîm kısmında
    Yanı üzre yatan biri var
    Yıl hüzün yılı
    Ebu Talib yok
    Yıl hüzün yılı
    Vefakâr eş
    Haticetül kübrâ yok.
    Kâbe’nin hatîm kısmında
    Yanı üzre yatan biri var
    Teselli arayan kalp
    Hüzünle çarpan kalp
    O’nun kalbi.
    Ve ayak sesleri
    Yıldızlar ışıldıyor.
    Bu ayak sesleri göklerden
    Yol veriyor yıldızlar.
    Semâdan inenler var.
    İzin verseydi Allah
    Kâinat inerdi yere
    Çünkü Kâbe’nin hatîm kısmında yatan
    Sultân-ı Levlâk’tır.
    İzin verseydi allah
    Âlemler inerdi yere
    Oysa emir yalnız Cebrail’e
    Ve yalnız Cebrail iner yere.
    Kalk ya Rasulallah.
    Semada Melekler seni bekler
    Taif’te taşlanan yüzüne hasret
    Alaya alınan sözüne hasret
    Seni bekler melekler.
    Yer yüzünde vefa yok mu?
    Seni teselli edecek birini mi arıyor kalbin?
    Sevdiklerin bir bir uçuyor mu elinden?
    Davetini hafife mı aldılar?
    Üzülme ve aç gözlerini
    Öteler bekliyor seni
    Bu gece kainat adını anacak,
    Burak, senin için uçacak.
    Aç gözlerini ya habiballah
    Bu gecenin adına isra diyecek allah.
    Ey yedi kat sema aç kapılarını,
    Ve haber ver hasretle bekleyen Peygamberlere
    De ki Hazreti Adem’e;
    Salih oğul geliyor.
    Söyle İsa’ya:
    Kuytu köşelerde
    Havarilerinle Allah’a sığınırken,
    Bir adım ötedeymiş gibi kokusunu aldığın
    Ve insanlığa gelişini müjdelediğin
    Ahmet geliyor.
    Yusuf’a, İdris’e, Harun’a söyle
    Musa’ya deki:
    Vasıflarına hayran olup da
    Ümmetinden olmak istediğin
    Salih kardeş geliyor.
    Müjde ver İbrahim Peygamber’e:
    Dua dua yalvarıp
    Gelmesini istediğin oğul geliyor
    Aç kapılarını ey yedi kat sema
    Bu gelen Muhammed Mustafa
    Cebrail yol gösterir
    Ve yürür Sultanlar Sultanı
    Bu nasıl bir yürüyüştür.
    Bu nasıl bir eda?
    İnci inci ter mübarek alınlarında
    Baştan ayağa edep var
    Attığı her adımda.

    Sultanım,
    Cennetler gösterilirken o gece
    Ümmetini hayal ettin mi cennette?
    Cehennemin alevleri selamlarken seni,
    Gözyaşlarını gördü mü Cebrail?
    Ümmetim dedin mi?
    Sen unutmazsın bizi, bunda kuşku yok
    Allah seni unutturmasın bize.

    Yürüdü Rasulullah
    Cebrail önde
    Bir gece yürüyüşüyle
    Yürüdüler… Yükseldiler.
    Yükseldikçe yükseldiler.
    Cebrail durdu birden,
    Ya Rasulallah, benimle buraya kadar.
    Efendimiz niçin diye sordu
    Burası Sidre-i Münteha’dır
    Bir adım daha atarsam, yanarım, kavrulurum.
    Allah Rasulu, sordular:
    Nasıl gidilir Sidre-i Münteha’da?
    Cibril-i Emin cevap verdi:

    Aşkla!
    Aşkla gidilir ya Rasulallah!

    Yürü sultanım yol senindir!
    Aşk vadisinde mühür senin.
    Söz senindir hal senindir.
    Muhabbetin adı sensin.
    Varlıkların tadı sensin
    Yürü ve selamını ilet
    Gözü yaşlı ümmetinin
    Sensiz bunca yetimin
    İlet selamını
    Ahir zamanın ahını
    Yüceler Yücesine ilet.

    Sultanım!
    Sen dönerken miraçtan
    İlahi hediyelerle
    Bizim için miraç olan
    Beş vakit namazla,
    Bakara suresinin son iki ayetiyle
    Ve şirke düşmeyenin affedilebileceği müjdesiyle
    Dönerken sen miraçtan
    Biz ahir zamandan
    Ebu Bekir edasıyla sesleniyoruz çağlara
    “O söylediyse doğrudur”
    Rasulullah söylediyse doğrudur.
    Ve bir ayetin sıcaklığı sarıyor
    Kainatin kalbini.

    Her türlü noksanlıktan münezzeh olan Allah
    Kulunu geceleyin Mescid-i Haram’dan alıp,
    Kendisine bir takım ayetler gösterelim diye
    Etrafını mübarek kıldığımız
    Mescid-i Aksa’ya götürdü.

    Çünkü, işiten ve bilen odur. ​


    Dursun Ali Erzincanlı​
     

Sayfayı Paylaş