1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Modern Türk Hikayeciliği

Konusu 'Edebiyat / Kitap' forumundadır ve Suskun tarafından 22 Ağustos 2011 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Modern Türk Hikayeciliği


    Cumhuriyetin ilanından sonraki dönem toplumumuzda her alanda yeni düşüncelerin yeni umutların filizlendiği bir dönem olmuştur Bu yeni dönemde öykücülüğümüz gelişimini sürdürmüş, toplumumuzdaki değişimleri gözlemleyip içeriğinde bu gözlemlerini yansıtmıştır 1923-1950 yılları arasını incelediğimizde öykünün İstanbul sınırlarından ülkemiz coğrafyasına yayıldığını görürüz Doğallık ve gerçeklikten toplumcu gerçekçiliğe uzanan bir yazın anlayışı öyküye egemen olmuş ve bu dönem yazarları toplumun sorunlarına duyarlılıkla yaklaşıp toplumu anlamaya çalışmışlar ve duygularını öykünün içeriğine yansıtarak öykümüzün gelişimine, yaygınlaşmasına, zenginleşmesine katkıda bulunmuşlardır Bu yılların üç büyük ustası vardır; Memduh Şevket Esendal, Sabahattin Ali ve Sait Faik Çağdaş öykücülüğümüzün gelişmesine önemli katkılar sağlamış Memduh Şevket Esendal, sıradan insanların yaşantılarındaki günlük olayları gözlemleyip, yalın anlatımıyla öyküleştirmiş ve yeni bir öykü anlayışı yaratmıştır Sabahattin Ali, toplumun ve insanın sorunlarına eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşmış, özellikle Anadolu insanının zorluklar ve olanaksızlıklarla dolu yaşam savaşını bu anlayışla gözlemleyip, öyküleştirmiştir Sabahattin Ali, bu öykü anlayışıyla kendisinden sonraki toplumcu gerçekçi öykücülere de sağlam bir temel hazırlamıştır Sait Faik, Sabahattin Ali’nin toplumcu gerçekçi öykü anlayışından çok farklı bir öykü anlayışıyla aydın bireyin, kentli sıradan insanının yaş***** yönelmiş, sorunları gözardı etmeyen, duygusal ve biraz da romantik anlatımıyla günümüz çağdaş Türk Öykücülüğünün öncülerinden olmuştur Mehmet Seyda, Halikarnas Balıkçısı, Kemal Tahir, Orhan Hançerlioğlu, Oktay Akbal, Kemal Bilbaşar, Sabahattin Kudret Aksal, Haldun Taner, Necati Cumalı gibi usta öykücülerimiz de ilk ürünlerini bu dönemde vermişlerdir
    Çok partili döneme geçiş yıllarında edebiyatımızda köy sorunları ağır basmaktadır Öykü de bundan etkilenir Bu olguda Köy Enstütüsü mezunu yazarlarla, çocukluğunu ve ilk gençlik yıllarını Anadolu köylüsüne yakın geçirmiş yazarların yapıtlarında köy gerçeğini yoğun olarak yansıtmak istemiş olmalarının payı çoktur Yaşar Kemal, Fakir Baykurt, Mehmet Başaran, Talip Apaydın, Bekir Yıldız, Osman Şahin ve daha birçok yazarımız köy insanını yaşam gerçeğini öykülerine konu yapmışlar, gözlemlerini toplumcu gerçekçi denilebilecek bir anlayışta sergilemişlerdir
    Çok partili döneme geçiş yıllarında Türkiye’de sanayileşme hareketleri de oldukça ilerlemiş özellikle büyük kentlerde fabrika bacaları tütmeye başlamıştı Fabrikaların çoğalması buralardan geçimini sağlayan insanların sayılarını arttırmış, böylelikle toplum içinde köylüden, memurdan, esnaftan daha farklı sayılabilecek sorunları olan yeni bir kitle oluşmuştu Orhan Kemal, bu kitleyi yani fabrika işçisini öyküye sokan yazarımızdır Kentteki fabrikada çalışmak için kırdan kentte göç eden, kentin eteklerinde tutunabilmek için amansız bir yaşam savaşı veren yoksul insanı bütün güncel ayrıntısıyla anlatıp, sonraki kuşaklara Orhan Kemal Öykücülüğü olarak yansıyacak olan bir öykü anlayışı yaratmıştır
    Bu dönemde anılması gereken diğer bir yazarımız da Aziz Nesin’dir Hernekadar bir gülmece yazarı olsa da, gülmece öyküsü içeriğinde toplumu ve toplumun her kesiminden bireyin sorunlarıyla eleştirel gerçekçi bir bakış açısıyla ilgilenmiş, bu anlayış biçimiyle öykücülüğümüzü zenginleştirmiştir
    1950 sonrası öykücülüğümüzde yukarıda belirttiğimiz yazarlar dışında yapıtlarıyla ve öykü teknikleriyle iz bırakanlar arasında Rıfat İlgaz, Muzaffer Buyrukçu, Hakkı Özkan, Zeyyat Selimoğlu, Tarık Dursun K, Nezihe Meriç, Orhan Duru, Ferit Edgü, Adnan Özyalçıner, Leyla Erbil, Sevim Burak, Bilge Karasu gibi isimleri sayabiliriz
    1980 yılından günümüze doğru baktığımızda öykü geçmişimizde rastladığımız heyecan verici gelişmeleri pek göremiyoruz Öyküde yeni bir akım yaratacak bir yazar ismine de rastlayamıyoruz Bunun yerine sağlam temellere oturmuş, gelişmiş ve daha da gelişmeye çabalayan bir Türk Öykücülüğü gözlemliyoruz Çağdaş Öykünün yapısını tanıyan, bu yapıya uygun öyküler yazmış, yazan, yazmaya çabalayan birçok genç, yetenekli ve usta öykü yazarına sahibiz Fürüzan, Tomris Uyar, Selim İleri, Hulki Aktunç, Nedim Gürsel, Nazlı Eray, İnci Aral, Ayla Kutlu, Erendiz Atasü, Hüseyin Akyüz, Sulhi Dölek, Cemil Kavukçu, Murathan Mungan, Mahir Öztaş, Mehmet Zaman Saçlıoğlu, Necati Tosuner, Faruk Duman, Ayfer Tunç’u bu öykücüler arasında sayabiliriz
    Modern Türk hikayeciliği alanında ilk örnekleri Ahmet Mithat Efendi, Halit Ziya Uşaklıgil, Hüseyin Rahmi Gürpınar, Ahmet Hikmet Müftüoğlu, Ömer Seyfettin , Halide Edip Adıvar, Memduh Şevket Esendal, Sait Faik Abasıyanık vermişlerdir
     

Sayfayı Paylaş