1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Murathan MUNGAN Şiirleri

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve cırcırböcee tarafından 11 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

  1. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    YALNIZ BİR OPERA

    ve bitti...

    SonraYALNIZ BİR OPERA BAŞLADI

    Ölü bir yılan gibi yatıyordu aramızda
    yorgun, kirli ve umutsuz geçmişim
    oysa bilmediğin bir şey vardı sevgilim
    Ben sende bütün aşklarımı temize çektim.

    İmrendiğin, öfkelendiğin
    kızdığın, ya da kıskandığın diyelim
    yani yasamışlık sandığın
    Geçmişim
    dile dökülmeyenin tenhalığında
    kaçırılan bakışlarda
    gündeliğin başıboş ayrıntılarında
    zaman zaman geri tepip duruyordu. Ve elbet üzerinde durulmuyordu.
    Sense kendini hala hayatımdaki herhangi biri sanıyordun, biraz daha
    fazla sevdiğim, biraz daha önem verdiğim.

    Baslangicta dogruydu belki. Siradan bir seruven, rastgele bir iliski
    gibi baslayip, gün günden hayatıma yayılan, varligimi ele geciren,
    buyuyup kok salan bir aska bedellendin.
    Ve hala bilmiyordun sevgilim
    Ben sende butun asklarimi temize cektim
    Anladigindaysa yapacak tek sey kalmisti sana
    Butun kazananlar gibi
    Terk ettin

    Yaz basiydi gittiginde, Ardindan, senin icin üc lirik parca yazmaya karar
    vermistim.
    Kimsesiz bir yazdi. Yoktun. Kimsesizdim. Cikilmis bir yolun ilk duraginda
    bir mevsim
    bekledim durdum.
    Cunku ben askin butun caglarindan geliyordum.

    Sanirim lirik sozcugu en cok yuzune yakisiyordu
    yuzundeki kuskun kedere, gur kirpiklerinin altindan
    kisik lambalar gibi isiyan gozlerine
    cercevesine sigmayan
    munis, sokulgan, huzunlu resimlerine
    lirik sozcugu en cok yuzune yakisiyordu
    Yaz basiydi gittiginde. Sersemletici bir ruzgar gibi gecmisti Mayis. Seni
    bir siire dusunduke
    kanat gibi, tüy gibi, dokunmak gibi ucucu ve yumusak seyler geliyordu
    aklima. Onceki
    siirlerimde hic kullanmadigim bu sozcuk usulca dusuyordu bir kagit akligina,
    belkide ilk
    kez giriyordu yazdiklarima, hayatima.

    Yaz basiydi gittiginde. Bir askin ilk gunleriydi daha.
    Ask miydi, degil miydi? Bunu o gunler kim bilebilirdi? "Eylul@de ayni yerde
    ve ayni insan
    olmami isteyen" notunu buldum kapimda. Altina saat:16.00 diye yazmistin, ve
    16.04@tü
    onu buldugumda.

    Daha o gun anlamaliydim bu iliskinin yazgisini
    Takvim tutmazligini
    Aramizda bir dusman gibi duran
    Zaman@i
    Daha o gun anlamaliydim
    Benim sana erken
    Senin bana gec kaldigini

    Gittin. Koca bir yaz girdi aramiza. Yaz ve getirdikleri.
    Dondugunde eksik, noksan bir seyler baslamisti. Sanki yaz, birbirimizi
    gormedigimiz o
    uc ay, alip goturmustu bir seyleri hayatimizdan, olmamisti, eksik kalmisti.

    Kirilmis bir seyi onarir gibi basladik yarim kalmis arkadasligimiza.
    Adimlarimiz tutuk,
    yuregimiz cekingen, korler gibi tutunuyor, dilsizler gibi bakisiyorduk.
    Sanki ufacik bir sey olsa birbirimizden kacacaktik.

    Fotoromansiz, truksuz, hilesiz, klisesiz bir beraberlikti bizimki. Zamanla
    gozlerimiz acildi,
    dilimiz cozuldu guvenle ilerledik birbirimize.
    Gittin. Simdi bir mevsim degil, koca bir hayat girdi aramiza. Biliyorum ne
    sen donebilirsin
    artik, ne de ben kapiyi acabilirim sana.

    Simdi biz neyiz biliyor musun?
    Akip giden zamana goz kirpan yorgun yildizlar gibiyiz.
    Birbirine uzanamayan
    Boslukta iki yalniz yildiz gibi
    Aci cekiyor ve kendimize gomuluyoruz
    Bir zaman sonra batik bir asktan geriye kalan iki enkaz olacagiz yalnizca
    Kendi denizlerimizde sessiz sedasiz bogulacagiz
    Ne kalacak bizden?
    bir mektup, bir kart, birkac satir ve benim su kirik dokuk siirim
    Sessizce alacak yerini nesnelerin dunyasinda
    Ne kalacak geriye savrulmus gunlerimizden
    Bizden diyorum, ikimizden
    Ne kalacak?

    Simdi biz neyiz biliyor musun?
    Yikintilar arasinda yakinlarini arayan oksuz savas cocuklari gibiyiz. Umut
    ve korkunun
    hicbir anlam tasimadigi bir dunyada bir sey buldugunda neyi, ne yapacagini
    bilmeyen
    cocuklar gibi
    Ve elbet biz de bu askta buyuyecek
    Her seyi bir baska aska erteleyecegiz

    kis basliyor sevgilim
    hosnutsuzlugumun kisi basliyor
    bir yaz daha gecti hicbir sey anlamadan
    oysa yapacak ne cok sey vardi
    ve ne kadar az zaman
    kis basliyor sevgilim
    iyi bak kendine
    gozlerindeki usul sefkati
    teslim etme kimseye, hicbir seye
    upuzun bir kis basliyor sevgilim
    ayriligimizin kisi basliyor
    Giriyoruz kara ve soguk bir mevsime.

    Kitaplara sarilmak, dostlarla konusmak, yaziya oturup sonu gelmeyen cumleler
    kurmak,
    camdan disari bakip puslu sarkilar mirildanmak....
    Böyle zamanlarda her sey birbirinin yerini alir
    cunku her sey bir o kadar anlamsizdir
    icimizdeki issizligi dolduramaz hicbir oyun
    para etmez kendimizi avutmak icin buldugumuz numaralar
    Bir aski yasatan ayrintilari nereye saklayacaginizi bilemezsiniz
    ciplak bir yara gibi sizlar paylastigimiz anlar,
    esyalar gozunuzun onunde durur birlikte yarattiginiz aliskanliklar
    korkarsiniz sozcuklerden, sessizlikten de; bakamazsiniz aynalara,
    cagrisimlarla odesemezsiniz

    disarda hayat dusmandir size
    iceride odalara sigamazken siz, kendiniz
    Bir ayriligin ilk gunleridir daha
    Her sey asili kalmistir bitkisel bir yalnizlikta

    Gun boyu hicbir sey yapmadan oturup
    kulak verdiginiz saat tiktaklari
    kaplar tekin olmayan gogunuzu
    gecici bir dinginlik, duzmece bir erinc
    Suyu bosalmis bir havuz, fisten cekilmis bir alet kadar tehlikesiz
    bakinip dururken duvarlara

    bos bir cuval gibi, calmayan bir org gibi, plastik bir cicek, unutulmus bir
    oyuncak, esik bir
    cerceve gibi, hani, unutsam esyanin gürültüsünü, nesnelerin dunyasinda
    kendime bir yer
    bulsam, dedigimiz zamanlar gibi
    kendimizin icinden yeni bir kendimiz cikarmaya zorlandigimiz anlar gibi
    yeni bir iklime, yeni bir kente, bir tutkunluk haline, bir trafik kazasina,
    basimiza gelmis bir
    felakete, iskenceye cekilmeye, ameliyata alinmaya
    kendimizi hazirlar gibi

    yani dayanmak ve katlanmak icin silkelerken butun benligimizi
    ama oyle sessiz baktigimiz duvarlar gibi olmaya calisirken,
    ve kazanmis gorunurken derinligimizi
    Ne zaman ki, yeniden canlanir bagislamasiz bellegimizde
    bir anin, yalnizca bir anin bütün bir hayati kapladigi anlar
    o tiktaklar kadar onemsiz kalir simdi
    hayatimiza verdigimiz bütün anlamlar

    denemeseniz de, bilirsiniz
    hic yakin olmamisinizdir intihara bu kadar

    Bana Zamandan soz ediyorlar
    Gelip size Zamandan soz ederler
    Yaralari nasil sardigindan, ya da her seye nasil iyi geldiginden. Zamanla
    ilgili butun
    atasozleri gundeme gelir yeniden. Hepsini bilirsiniz zaten, bir ise
    yaramadigini bildiginiz gibi.
    Dahasi onalar da bilirler. Ama yine de guc verir bazi sozler, sozcukler,
    oyle dusunurler.
    Bittigine kendini inandirmak, ayriligin gercegine katlanmak, sirtinizdaki
    hanceri cikartmak,
    yureginizin unuttugunuz yerleriyle yeniden karsilasmak kolay degildir elbet.
    Kolay degildir
    bunlarla bas etmek, ugruna icinizi oldurmek. Zaman alir.
    Zaman
    Alir sizden bunlarin yukunu
    O bosluk dolar elbet, yaralar kabuk baglar, sizilar diner, acilar dibe
    coker. Hayatta
    sevinilecek seyler yeniden fark edilir. Bir yerlerden bulunup yeni
    mutluluklar edinilir.
    O bosluk doldu sanirsiniz
    Oysa o boslugu dolduran eksilmenizdir

    gun gelir bir gun
    baska bir mevsim, baska bir takvim, baska bir iliskide
    o eski agri
    ansizin geri teper.
    Dilerim geri teper. Yoksa gercekten
    Bitmissinizdir.

    Zamanla yerlesir yasadiklarin, yeniden konumlanir, cogalir anlamlari, onemi
    kavranir. Bir
    zamanlar anlamadan yasadigin sey, cok sonra degerini kazanir. Yoklugu derin
    ve surekli
    bir sizi halini alir.
    Oysa yapacak hicbir sey kalmamistir artik
    Mutluluk gecip gitmistir yaninizdan
    Her seye iyi gelen zaman sizi kanatir

    olmus saadeti karsilastir yasayan mutsuzlukla
    gunlerin dokumunu yap
    benim senden, senin benden habersiz alip verdiklerini
    kim bilebilir ikimizden baska?
    sozcuklerin ve sessizliklerin yeri iyi ayarlanmis
    bir iliskiyi, duygularin birligini, bir aski beraberlik haline getiren
    kendiligindenligi
    yani gunlerimiz aydinlikken kacirdigimiz her seyi
    bir dusun
    emek ve askla guzellestirilmis bir dunya
    simdi agir agir batiyor ve yokluga karisiyor orada
    olmus saadeti karsilastir yasayan mutsuzlukla
    Bunlar da bir ise yaramadiysa
    Demek yangindan kurtarilacak hicbir sey kalmamis aramizda

    Bu siire basladigimda nerde,
    simdi nerdeyim?
    solgun yollardan gectim. Bakisimli mevsimlerden
    ikindi yagmurlarini bekleyen
    yaz sonu huzunlerinden
    gun gunden puslu pencerelere benzeyen gozlerim
    gecti her cagin bitki ortusunden
    oysa simdi icimin yikanmis tasligindan
    bakarken dunyaya
    yanginlarla bayindir kentler gibiyim:
    cicek adlarini ezberlemekten geldim
    eski sarkilari, sarhoslarin ve suclularin
    unuttuklarini hatirlamaktan
    uzun uzak yollari tarif etmekten
    haydutluktan ve melankoliden
    giderken ya da donerken atlanan esiklerden
    Duyarligin gece mekteplerinden geldim
    Butunlemeli cocuklyarla gecti
    gencligimin ruzgara verdigim yillari
    dokummalarin ve icdokmelerin vaktinden geldim.

    Bu siire basladigimda nerde,
    simdi nerdeyim?
    yaram vardi. bir de sozcukler
    sonra vaat edilmis topraklar gibi
    sayfalar ve gunler
    isik istiyordu yalnizligim
    Kotulukler imparatorlugunda bir tek siir yazmayi biliyordum
    ilerledikce...Kaybolup gittin bu siirin derinliklerinde
    Ask ve Aci usul usul eriyen bir kandil gibi sondu
    daha siir bitmeden. Karardi dizeler.
    Ask...Bitti. Soldu siir.
    Buyuk bir saskinlik kaldi o firtinali gunlerden

    Daha once de baska siirlerde konaklamistim
    Agir sinavlar vermistim degisen ruh iklimlerinde
    Ask yalniz bir operadir, biliyordum: Operada bir gece
    uyudum, hic uyanmadim.
    barbarlarin seyrettigi tarapezlerden gectim
    her adimda boynumdan bir fular dusuyordu
    el kadar gokyuzu mendil kadar ufuk
    birlikte cikalan yollarin yazgisidir:
    eksiliyorduk
    mataramda tuzlu suyla, oteller kentinden geldim
    her otelde biraz eksilip, biraz artarak
    yani cogalarak
    tahvil ve senetlerini intiharlarla degistirenlerin
    birahaneler ve bankalar uzerine kurulu hayatlarinda
    agir ve aci tanikliklardan
    gecerek geldim. Terli ve kirliydim.
    Sonra timarhanelerde timar edilen ruhum
    maskeler ve cicekler biriktiriyordu
    linc edilerek oldurulenlerin hayat hikayelerini de...
    korsan yazilari, kara siirleri, gizli kitaplari
    ve acik hayatlari seviyordu.
    Buraya gelirken
    uzun uzak yollar icin her menzilde at degistirdim
    atlarla birlikte terledim yollari ve geceleri
    odunc almadim hic kimseden hicbir seyi
    ciplak ve sahici yasayip ciplak ve sahici olmek icin
    panayir yerleri...panayir yerleri...
    olu kelebekler...olu kelebekler...
    sonra dunyanin butun sinemalarinda butun filmleri seyrettim.
    adim onlarin adinin yanina yazilmasin diye
    aci cekecek yerlerimi yok etmeden
    aciyla bas etmeyi ogrendim.
    Yoksa bu kadar konusabilir miydim?

    ipek yollarinda kuzey yildizi
    askin kuzey yildizi
    sanirsin durdugun yerde
    ya da yol ustundedir
    oysa cocukluktan kalma gokyuzunde hileli zar
    olu yanardaglar, olu yildizlar
    ve toy yasin bilmedigi hesap: isik hizi

    askin bir yolu vardir
    her yasta baska türlü gecilen
    askin bir yolu vardir
    her yasta biraz gecikilen
    gokyuzunde yalniz bir yildiz arar gözler
    gözlerim
    askin kuzey yildizidir bu
    yazlari daha iyi gorulen
    Ben, oteki, bir digeri ona dogru ilerler
    ilerlerim
    zamanla anlarsin bu bir yanilsama
    olu sairlerin imgelerinden kalma
    Sen de degilsin. O da degil
    Kuzey yildizi daha uzakta
    yeniden yollara duserler
    duserim
    bir siir yasatir her seyi yasamin anlami soldugunda
    ben yoluma devam ederim. Bitmemis bir siirin ortasinda
    Darmadaginik imgeler, sozcukler ve kafiyeler
    yasamsa yerli yerinde
    yerli yerinde her sey


    simdi her sey doludizgin ve cogul
    simdi her sey kesintisiz ve surekli bir devrim gibi
    simdi her sey yeniden
    yuregim, o eski ask kalesi
    yepyeni bir mazi yaratti sozcuklerin gucunden

    Donup ardima bakiyorum
    Yoksun sen
    Ey Sanat! Her seyi Hayata donusturen


    Murathan MUNGAN
     
  2. TeBeSSüm

    TeBeSSüm Pamuk Prenses ツ Özel üye

    Katılım:
    19 Eylül 2006
    Mesajlar:
    2.223
    Beğenileri:
    1.217
    Ödül Puanları:
    4.830
    Cinsiyet:
    Bayan
    Banka:
    728 ÇTL
    Daha az seviyorum seni..
    Giderek daha az..
    Unutur gibi seviyorum..
    Azala azala..
    Aramızdaki uzaklığın karanlığında..

    Geceler kısalıp..gündüzler uzuyor öyle olunca..
    Daha az seviyorum seni..
    Kendini iyileştiren bir yara gibi..
    Daha az..
    Ve zamanla..

    Sen geceyi tutuyorsun..ben nöbetini..
    Uzak dağ kışlalarında..
    Görmüyoruz birbirimizi..
    Usul usul sis iniyor..
    Kopmuş yollara..
    Işığı hafif..uykusu ağır koğuşlarda üzerini örtüyorum senin..
    Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda..
    Sevgilim sevgilim
    Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
    Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da..

    Artık daha az seviyorum seni..
    Unutur gibi..ölür gibi daha az..
    Yeniden ödetiyorum kendime
    Onca aşkın öğretemediğini..
    Kolay değildi..
    Yalnızca sevgilimi değil..evladımı da kaybettim ben..
    Kaç acı birden imtihan etti beni..
    Bir tek gece vardır insanın hayatında..
    Ömür boyu sürer nöbeti..
    Bu da öyleydi..
    İyi ol..
    Sağ ol..
    Uzak ol..
    Ama bir daha görme beni..

    Murathan Mungan​
     
  3. anıl

    anıl Katılımcı

    Katılım:
    8 Ekim 2006
    Mesajlar:
    196
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    1 ÇTL
    çok etkileyici, içten bir anlatımla yazılmış.
    Teşekkürler Heidi.
     
  4. kelebek

    kelebek -ütopik- V.I.P

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.680
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    4.730
    Banka:
    573 ÇTL

    [​IMG]

    Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum..
    Ne tuhaf,
    Vaktim olmazdı.
    Yalnızlığı bunca bilirken kendimi hiç yalnız sanmazdım.
    Çevremde hep birileri vardı, ben hep birilerinin yanındaydım.
    Günler belirsiz bir gelecek için neredeyse kendiliğinden hazırlanırdı,
    Aramızda habersiz gidip gelen gündelik armağanlarla
    Kendi kendini taşıyan bir ırmağın akıntısında hayat bizi kendi sahillerimize ulaştırırdı ..
    Bazı evlerden taşınırdık, bazı insanlar girip çıkardı hayatımıza,
    Bazı mektuplar alırdık, bazı sözler, çiçek selamları..
    Sonraları bazı tanıdıklarımızın ölümleriyle de karşılaştık,
    Elde olmayan nedenlerle
    Ssudaki halkalar gibi genişleyen;
    Küçük alınganlıklardan büyük dargınlıklara..
    Vazgeçişler, unutuşlar, kayıplar
    Birbirimizi çok sevdik hep yıllarla azala azala..

    Şimdi ne zaman yalnız kaldığımı düşünsem,
    Yalnız olmadığımı kanıtlamak istiyorum kendime
    Eskiden iki albüme sığdırdığım hayatım,
    Şimdi sığmıyor eksilenlerle çoğalmış fotograflara.
    Telefonun başına geçiyorum,
    Alt alta dizilmiş onca ad arasında seken ömür parçası..
    Gün ölüyor meşgul numaralarla.
    Şimdi ne zaman yalnız olduğumu düşünsem,
    Şimdi ne kadar yalnız...
    Yalnız olduğumu anlamam için beni hiç yalnız bırakmadınız.

    Ben ne zaman yalnız kaldım, bilmiyorum
    ..........
    ..........

    Murathan Mungan
     
  5. SeVDaM78

    SeVDaM78 Üyecik

    Katılım:
    17 Mart 2007
    Mesajlar:
    3
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    20
    Banka:
    0 ÇTL
    Gercekten cok güzel.
    Ellerinize Saglik
     
  6. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    976 ÇTL
    Waw cok güzel bir yazi Tesekkür

    Aklima gelmis iken söyleyim Sen hic yanliz kalmadin herdayim yanindayiz Kelebek
     
  7. Celal28-

    Celal28- Forum Gururu

    Katılım:
    10 Şubat 2007
    Mesajlar:
    2.622
    Beğenileri:
    8
    Ödül Puanları:
    1.880
    Meslek:
    Bilgisayar Teknik Elemanı Ek Olarak Fotoğrafçılık
    Yer:
    FINDIKCI:)
    Banka:
    2 ÇTL
    ellerine sağlık paylaşım için her zaman yanındayız sen ve senin gibi iyi insanlar asla ve asla yanlız kalamazlar vede kalmayacakalar:(
     
  8. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    bir uzak sabah denizidir gittiğin kapı
    ellerinde rüzgârın taşınmaz çamurları var
    köpürmüş soylarımı toplarken çürüyen yanlarımdan
    inan batmış şehirler gibi onarılmaz anılar
    gözlerinde unuttuğum o eski aciz miras
    almaya gelsem soluğumda dalgın yosun kokusu
    biliyorum artık hiçbir gemi beni taşımaz
    ve yeniden büyür içimde mağrur bir zakkum gibi
    terkedilmek korkusu


    susarsın bir silâhsızlanma akşamı
    susarsın dudaklarında ıslıklar kanar
    öpülmez dudakların ıslık yarası
    mavzerdir dokunmalarım kirvem bilirsin
    öpemem, öpersem tekmil bir aşiret tragedyası


    hüznünü ver bana yeter, gizli hüznünü

    kolları bağlı hüzün olsun dört yanım
    ırağına vurma beni kirvem, ağlarım, delirirsin
    sonra derler haklıdır sevdası
    geç olur ki artık onarmaz rakılar
    geç olur bir yaraya rakının dağılması


    sen denize sırtını dönen uykusuz dağlı
    gemiler nerde (ki çoğu hüviyetidir melankolinin)
    nerde aykırı mavzerler (onlara sığdıramazsın ki öfkelerini)
    barut esmeri tenine sevdalarımı sürdüğüm
    nasıl taşıdın bunca yıl delirmiş saçlarında
    o eski şark yelini
    biliyorum dokunsam parmaklarım kırılır
    dokunmasam eşkîya uykusuzluğu çetin silâhlar gibi
    zorundadır
    hem ortadoğudayız hem viyana kapılarında
    kuşe bir gravürde dağılıyor kimlikler değerler özsu; katil
    hep başkası çıkıyor kara piyasada kapalı iktisat
    her yıl geriye çalışıyor infilaka kadar körlük
    infilaka kadar kötülük
    herkes birbirine düşman olursa sistem mümkün oluyor ve
    buna, hayat işte, deniyor
    şairler biliyor sonuna geliyoruz büyük duvara
    herkes bir manşet bulmalı parçalandığı fragmanlara
    bugünlerden bir gün çıkacaksak eğer, çıkılacaksa,
    gömdüğümüz şeyler olmalı bugünlere, bir gün başka gözler
    bugünleri yeniden okuduğunda bizi görsünler diye, birkaç
    manşetlik kaba cephane
    ne yalnızca siper ne barikatta verdiğimiz ölüler
    şiir gizimizi herkesin gözleri önünde kaçırır geleceğe
    kolay kirlenmeyecek mecralar deltalara vurur akıntısı
    çıkarız çıkmalıyız acemi şiirler büyür başkalarının okuduğu
    olduğu yerde
    bizi de oldurur derin teorisiyle
    tekin olmayan şiirlerin kotuma altına aldığı yarınlar
    saklar kendi çocuklarını da
    eski ve kara bir şarkı yineler kendini başkalarının
    kaderlerinde:
    "kendini ele verdiğin yerde
    başkasına ihanet etmiş olursun
    yapma n'olursun!
    bizi almazken bizim kurduğumuz şehirler
    biz söyleriz başkalarına kalır kelimeler
    varsın olsun sen gene de
    yapma n'olursun!"


    yarım bırakılmış bir fragman gibi,
    parçalanmışlığın sunduğu acemilikler gibi
    mükemmel olmaktan özellikle kaçınmış şiirler gibi
    söylenebilecek binlerce sözden yalnızca birkaçı gibi
    kirletilmiş kayıtsızlığın her vahşeti mümkün kıldığı bir
    dünyada
    hayatımızın başına çekin kendi manşetinizi

    1991-1994 Ludwigshafen-İstanbul


    Murathan Mungan
     
  9. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Anlat bana her şeyini!
    Acılarını,sevinçlerini
    ve içinde kalan her şeyini!
    İstersen önce,
    Acılarından bahset bana...
    Bahset ki
    Ortağın olayım bir dost gibi.
    Belki nasıl davranmam gerektiğini söylerim sana,
    Belki de ağlarız birlikte
    sessiz ve derinden...
    Belki de sana sıkıca sarılırım
    sözcüklerin bittiği her yerde.
    Tıpkı bir sevgili gibi,
    Uzanırım koynuna
    ve sıcaklığımla eritirim dertlerini.
    İstersen sevinçlerinden de bahset
    Bahset ki;
    Anlayayım acıların seni yıkmadığını
    Nasıl direndiğini ve nasıl yok ettiğini...
    İstersen aşklarından da bahset bana...
    Bahset ki;
    Birlikte analım tüm anıları.
    Yeter ki anlat bana her şeyini!
    Arzularını,hislerini
    Ve tüm tutkularını...
    Birde seni anlat bana.
    Anlat ki... anlayayım içindeki beni
    Anlayayım ki... anlatayım seni nasıl sevdiğimi.


    Murathan Mungan
     
  10. kelebek

    kelebek -ütopik- V.I.P

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.680
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    4.730
    Banka:
    573 ÇTL

    [​IMG]

    GECE NÖBETİ-MURATHAN MUNGAN

    Daha az seviyorum seni..
    Giderek daha az..
    Unutur gibi seviyorum..
    Azala azala..
    Aramızdaki uzaklığın karanlığında..

    Geceler kısalıp..gündüzler uzuyor öyle olunca..
    Daha az seviyorum seni..
    Kendini iyileştiren bir yara gibi..
    Daha az..
    Ve zamanla..

    Sen geceyi tutuyorsun..ben nöbetini..
    Uzak dağ kışlalarında..
    Görmüyoruz birbirimizi..
    Usul usul sis iniyor..
    Kopmuş yollara..
    Işığı hafif..uykusu ağır koğuşlarda
    üzerini örtüyorum senin..
    Bir çığ gibi büyüyorsun rüyalarımda..
    Sevgilim sevgilim
    Yıldızları daha büyüktür bazı gecelerin
    Nöbet kadar yalnızken öğreneceksin bunu da..

    [​IMG]

    Artık daha az seviyorum seni..
    Unutur gibi..ölür gibi daha az..
    Yeniden ödetiyorum kendime
    Onca aşkın öğretemediğini..
    Kolay değildi..
    Yalnızca sevgilimi değil..evladımı da kaybettim ben..
    Kaç acı birden imtihan etti beni..
    Bir tek gece vardır insanın hayatında..
    Ömür boyu sürer nöbeti..
    Bu da öyleydi..
    İyi ol..
    Sağ ol..
    Uzak ol..
    Ama bir daha görme beni..
     

Sayfayı Paylaş