1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Musa Öz Şiirleri

Konusu 'ŞAİRLER / YAZARLAR' forumundadır ve musaoz tarafından 21 Ekim 2008 başlatılmıştır.

  1. musaoz

    musaoz Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2008
    Mesajlar:
    22
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    20
    Banka:
    0 ÇTL
    ARKA BAHÇE

    Evin gölgesidir arka bahçe
    Bir yatak odasının
    Usulca taşan sıcağı

    Çocuğun dokunuşu
    Annenin durgunluğudur arka bahçe
    Dudakta öpücük izi
    Bir yaradır kuşun kanadında
    Elmaya düşen ala
    Çatlayan yüreği narın

    Seksek için yollara
    Çizilen şekillerdir arka bahçe
    Bir gelinin ilk gecede
    Yere düşen duvağı

    Dul bir kadının
    En tenha yeridir arka bahçe
    İşveli ve içli sözleri
    Ya da yanlış yorumlanan
    Pembe gülüşü

    Asker mektuplarının
    Okunduğu yerdir arka bahçe
    Ve üzgün bir sevdanın
    O solgun haresi

    Şairin haremidir arka bahçe

    Musa Öz
     
  2. musaoz

    musaoz Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2008
    Mesajlar:
    22
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    20
    Banka:
    0 ÇTL
    ELA

    Çocuğun gelince süt dişleri
    Büyür annenin sevinci
    Su içlerinde çakıl tanesi
    Ve mayhoş bir ağartı uçlarında
    Eladır bu
    Çiy damlası tırnakları
    Diş goncasında acı bir kamaşma
    Gülerken ağlaması

    Deli kız kaptırır gönlünü
    Aydede uçurur geceler boyunca
    Ve durulur da pembeleri
    Avuçlanmış bir su yalnızca
    Yürüse sokaklarda denize baksa
    Sözler, kokular
    Boyuna ince bir düşünce
    Eladır bu

    Şair yüreği açar dikenleriyle
    Konmasa da yorgun kuşlar
    Bir kızdır koklayan
    Tırnakları kanar, incelir düşleri
    Eladır bu
    Ah şair çocuk
    Köpük toplar kızların koynundan
    Sürer gökyüzüne güz günleri

    Şu utangaç gökyüzü
    Uçsa bulutlarla, kuşlarla konsa
    Derelerin gümüş rengi
    Çoğalır bir damla gözyaşıyla
    Kadınlar ki solgun öykülerde
    Kol kanattır çocuklara
    Türküler, kederli aşk şiirleri
    Eladır bu

    Musa Öz
     
  3. musaoz

    musaoz Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2008
    Mesajlar:
    22
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    20
    Banka:
    0 ÇTL
    ÇOCUK

    Masamız bir yaz ayı. Sandalye
    Gölgesi ağacın
    Su damlacıkları düş kırıntılarıdır
    Kuşların düşürdüğü

    Senin yürüyüşünde
    Yorgun bir yazmanın endamı
    Sesin ki taçyaprağı
    Ya da uçarı bir pembe
    Soluğun terli, öfken terli. Sonra
    Kilim yere serilir
    Isınır taşlar suyun içinde
    Kuyuların kumu çoğalır
    Derin uykusuna dalar ay
    Ya sonra
    Sonrası bu işte

    Kirinden pasından arınır dünya
    Renk gelir dizlerime

    Gölgeler ki içidir evrenin
    Döker de seslerini
    Kaybolur gider sokak içlerinde
    Çocuk
    Sıkıca kavrayıp resimli ipini
    Gökyüzünü uçurur

    Bereketli bir tarlanın işmarısın
    İşveler içinde


    Musa Öz
     
  4. musaoz

    musaoz Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2008
    Mesajlar:
    22
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    20
    Banka:
    0 ÇTL
    DEĞİŞİM

    Okunaklı yol şarkılarına çalıştık
    Değişimdi ilk hecemiz

    Deniz ki yorgun tavrıyla
    O göksel kabuklarını
    Yoğun bir çabayla kum üzerine
    Değiştirir boyuna
    Ve yaşlı balıkçı ömrünü
    Kız ise kızlık zarını
    Ovalar dağlara değişir. Dağlar
    Çalışkan bulutlara

    Sözün bekareti çocuğun dişiyle

    Bir de gün saplanır güne
    Gibi devrilir usulca. Ay
    Bir entari düğmesi. Yıldızlar
    Ah yıldızlar ise düşünce…
    Balıkçı ile deniz, fikrini
    Dağlar akbabayı değiştirir
    Ve sırmalı kız geceleri
    Gül kokusuna çalışır da
    Bir ip kopar dantelinden ipince
    Ağzında
    Kırmızı erik çekirdeği

    Okul şarkısıydık biz dokunaklı


    Musa Öz
     
  5. musaoz

    musaoz Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2008
    Mesajlar:
    22
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    20
    Banka:
    0 ÇTL
    ŞARKI

    Yaz annemin mevsimi
    İlkyaz kız kardeşimin. Babamın ise
    Sonbahar
    Ah yorgun babam
    Rüzgarlı tepeler gibi konuşan

    Mevsimler için böyle güzel
    Şarkılar söyleriz

    Bir vakit ki kadınlar
    Gün dönünce güz aylarında
    Koyulaşan sütler gibi güleç
    Ve yoğundurlar
    Öyle derin ve manalı

    Kadınlar için de söyleriz
    Bu şarkıları

    Bahanedir suların buharlaşıp
    Bulutların yoğunlaştığı
    Gökyüzünü yıkar aslında yağmur
    Yeryüzü de
    Faydalanır bu halden

    Mor şarkılar söyleriz gökyüzüne
    Arada işte böyle

    Musa Öz
     
  6. kelebek

    kelebek -ütopik- V.I.P

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.680
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    4.730
    Banka:
    573 ÇTL
    Bu güzel şiirlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkürler
     
  7. musaoz

    musaoz Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2008
    Mesajlar:
    22
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    20
    Banka:
    0 ÇTL
    BİR ANA

    I
    Dudaklar yansa da dereler soğudu

    II
    Şarkılar söylüyor tarlakuşu
    Geçerken hüzünlü gül sandıkları
    Üşüyor anaların gözyaşıyla
    Güleç göller, utangaç gökyüzü
    Ve reçine kokuyor üzümler
    Taneleri iri yar gülümsemesi

    Güzdür şimdi anıları okşayan

    III
    Uçarken mavi gönül kelebeği
    Evlendi, çoğalsın diye çocuklar
    Ve bitti sevda, savruldu goncası
    Ölü güller taşıyor koynunda
    Ellerinde boş bir kuş yuvası

    Güzel olsun diye meyveleri
    Yaşlanan frenkincirleri, boz alıçlar
    Gibi soldu her gebe kalışında
    Ah hangi üzgün cephede şimdi
    Uykusuz geceleri, can yongası

    IV
    Bir Yemen türküsü güz bahçesinde

    V
    Ve o bitmeyen kalp ağrısı


    Musa Öz
     
  8. musaoz

    musaoz Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2008
    Mesajlar:
    22
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    20
    Banka:
    0 ÇTL
    Ben teşekkür ederim sevgili kardeşim...
     
  9. musaoz

    musaoz Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2008
    Mesajlar:
    22
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    20
    Banka:
    0 ÇTL
    YAZ

    Yazın bittiğini nerden mi biliyorum
    Susuverdi ağustos böcekleri
    Kemençelerini, şarkılarını
    Vurup sırtlarına çekip gittiler

    Nereden mi biliyorum yazın bittiğini
    Arıkuşları daha bir kilim renginde
    Taşa, toprağa
    Daha bir yakın uçuyorlar

    Yazın bittiğini nerden mi biliyorum
    Bir beyaza çalışıyorum ben
    Gurbete ve ölüme gidiyorum akşamüzeri
    Bir giz ile bütünleşiyorum
    Oturup yazacağım bunları bir güz

    Havada yeleğimin terli resimleri

    Nerden mi biliyorum yazın bittiğini
    Şu kızın göğüsleri
    Uçmaya hazırlanan yaz sonu havası
    Ergenliğini alıp götürüyor rüzgar

    Sızıyor edası turuncu yollardan

    Yazın bittiğini kimse bilmiyor


    Musa Öz
     
  10. musaoz

    musaoz Üye

    Katılım:
    21 Ekim 2008
    Mesajlar:
    22
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    20
    Banka:
    0 ÇTL
    ELMANIN KOKUSU

    Duyulmuyor dudağın derine yansıması
    El ele duruşun yoğunluğu
    Ve her yerde aynı ekmeğin kokusu
    Elmanın ve öpüşmenin de
    Ergenliğin tendeki esrimesi

    Duyulmuyor kalbin dolaylı yorumları
    Diz dize tutuşmanın Türkçesi
    Savaşın acısı aynı her yerde
    Bir çocuğun bilincimizi kamaştıran bakışı
    Ah, aynı yoksulluğun sözcükleri

    Duyulmuyor tenin tene ince sorusu
    Terin tere sıvanan gülümsemesi
    Kış ortasında bir ateşi
    Ortasına alan insanların aynı devinimleri
    Üzümü tane tane yemenin ustalığı
    Ve aynı güle yürümenin edası

    Duyulmuyor düşlerin uzun yolculuğu
    İmgenin imgeye takılan halleri
    Her yerde aynı sözün örgütlenişi
    Ve ezgileri usulca savurmanın coşkusu
    Ah, aynı taşın taş ile öpüşmesi

    Aynı her yerde çocuğun duruşu


    Musa Öz
     

Sayfayı Paylaş