1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Müsade Özdemir - Ölüler Gömülmeli..

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 13 Eylül 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL





    sen kerpiç duvarlarla çevrili dar odalarda
    alçak pencereli toprak damlarda büyüdün
    sen ırmak ve göl kıyılarıyla kol-kola
    sümbüllerin mavisine batmış çayırlarda yürüdün

    sen ne vakit çürüdün

    ah ciğerim
    nereden alıştın böyle başını soğuk taşlara koymaya
    sen nereden tanıştın bu kara kışla

    kaç asırlıktır aktarılan bu dam
    ve altında yudum yudum içtiğin gam, kaç asırlık
    tufanların kıyımında kırık bir dal gibi duruyorsun
    zaman hangi gülüşte, hangi düşte aldı gitti seni
    uzaklara bak
    tarihi olmayan mezar taşlarına
    bak esnemeyen toprağa

    geziniyor üstünde sonbaharın elleri

    ah ciğerim, durma öyle boynu bükük şakayık gibi
    saflığındandır dilindeki bu yara
    kendi yerine koyduğundandır
    kim hilesiz -kim çıplak
    herkes kendi kuytusunda bir başkadır

    sallanıp durma sanrının sarkacında
    açılır küflü sandık
    açılır küflü sandık çıkar yedi başlı ejderha
    üstünde sığırcık sürüsüdür alaz
    tutunma kanadına

    çivisi çıkmış insanlığın sarkıyor kara yüzlü duvarlarda
    dokunma
    dokunma bir hayat varmışçasına
    yokla saçlarının dibinden geçen korkuları

    çatlar toprak, susarken zaman çatlar toprak
    dökülür yüreğinin en ücra köşeleri
    susar, susar da yanıtsızlaşır
    ve salt acı
    gittikçe koyulaşır

    sen böyle ağladıkça ve dudakların kanadıkça sınırsız
    yaralılar gibi
    can verirken kanayan yaralardan yaşamın akıp gittiği
    yüzün silme tabut, silme kefen, silme buz
    göstermez hayatı hiçbir ayna
    aynalar tuzbuz

    yalancıların-aşksızların ve arsızların kımıldadığı şu boş dünyada
    inancın ve güvencin bozkırında esrik bir hava
    dolar çatıların kiremitlerin altına
    düşmez saçlarına gün ışığı

    binlerce kelebek havalanırken aklında
    kara bir nara
    asılı kalır yürek duvarına
    gör bak hayat nasıl da birden bire boşalır

    tetiği düştüğünde sessizliğin
    hangi merhem akar gözlerine
    soğuk tenine hangi
    ölüler gömülmeli ah ciğerim
    bütün dertleriyle eriyip toprağın derinine
    ölüler gömülmeli..



    Müsade Özdemir..
     

Sayfayı Paylaş