Müsait Olunca Beni Severmisin? - Okunası Bir Yazı

YoRuMSuZ

Biz işimize bakalım...
Katılım
7 Hzr 2006
Mesajlar
37,473
Beğeniler
8,997
Takım
GALATASARAY
#1
Mailime gelen yazılardan biri. Sonuna kadar okumanızı öneririm.



Müsait Olunca Beni Severmisin?


İçeri girer girmez neşeyle bağırdı:
- Anne biliyor musun bugün yuvada ne oldu?
- Görmüyor musun? Telefonla konuşuyorum.
Herkesin sevdiği şey birbirine benzemiyordu. Annesi telefonu, babası arabayı seviyordu.

Herşey erteleniyordu, telefon ve araba söz konusu olduğunda... Bir de eve misafir gelecek oldu mu kendisine hiç yer kalmıyordu. Nerelere gitseydi? Annesi kapattı telefonu.

Mutfaktan tencere sesleri geliyordu. Koşarak yanına gitti:

- Sana yardım edeyim mi ? dedi en sevimli halini takınarak. Annesi manalı manalı baktı:

-Hayırdır? Bir yaramazlık mı var? Bak bir de seninle uğrasmayayım. Çok yorgunum zaten.

Yorgunluk nasıl birşeydi ? Bazen elinde oyuncağıyla uykuya daldığında anneannesi oyuncağı yavaşça elinden alır :

-Nasıl yorulmuş yavrucak. Uykunun gülkokulu kolları sarsın se ni
diyerek alnına bir öpücük konduruverirdi.

Yorgunluk gül kokulu bir uykuya dalmaksa eğer, neden annesi kendisiyle
böyle kızgın kızgın konuşuyordu.

- Anneciğim yorulduğun zaman gül kokulu uykulara dalarsın. Anneannem öyle söylüyor.

- Uykuya dalayım da gül kokuları kusur kalsın.Yorgunluktan ölüyorum.

Bu kelimeden nefret ediyordu.'Yorgunum, yorgun olduğumdan, böyle yorgunken'....

- Anneciğim sen yorulma, diye...

- Yemekte konuşuruz çocuğum.Bankada işler yetişmedi. Baban gelene kadar bunları bitirmem lazım. Hadi sen oyna biraz.

Hani siz yoruluyorsunuz ya... Eeee.... Bende oynamaktan yoruluyorum.Ne yapayım bilmem?

Yapılmaması gerekenleri biliyordu da büyükler, yapılması gerekenleri hiç bilmiyorlardı. Işıklar söndü birden. Annesi öfkeyle söylenmeye başladı.

- Mum da yok ! diye diye karıştırdı dolapları elyordamıyla.

Çocuk sırtüstü yatıp, anneannesi nin köyünü düşündü.Gaz lambasının ışığında deli ta vşan masalını anlatışını.

Deli tavsanın duvardaki aksini getirdi gözlerinin önüne. Anneannesi gibi iki ellerini birleştirip işaret parmaklarını yukarı kaldırarak tavşan kafası yaptı.

''Bak deli tavşan'' diyerek parmaklarını oynattı. Yoldan geçen arabaların farları duvardaki tavşana yol açtı.Tavşan alabildiğine hür dolaştı sağda solda. Otlarla kuşlarla konuştu. Sonra yorgun düştü .Duvardaki görüntü minik avuçların açılmasıyla kayboldu. Kolu yavaşça kanepeden aşağı sarktı.Sonra ışıklar geldi.

Kadın çocuğun hiç konuşmadığını akıl etti.Birden kanepeye koştu. Küçücük dizlerini karnına doğru çekerek uykuya dalmıştı.

Masanın üstündeki dosyalara baktı iğrenerek.Dindirilmez bir pişmanlık doldurdu içini.

Uyandırmaktan korka korka küçük alnına bir öpücük kondurdu.

Çocuk sanki bir ipucu bekliyormuşcasına aralanan gözleriyle mırıldandı;
- İşin bitince beni sever misin anne? dedi.

Kadın, sevilmek için randevu alan çocuğuna bakarak sabaha kadar ağladı.



Lütfen sevgimizi yarınlara ertelemeyelim. Hayat telaşına kaptırıp kendimizi, sevdiklerimizi ihmal etmeyelim.Unutmayalım ki yaşamın en guzel yanı sevgidir.

Unutmayalım ki yarın kimseye vaat edilmemiştir.

Sevgilerle kalın....
 
Katılım
19 Eyl 2008
Mesajlar
481
Beğeniler
2
Yaş
25
Şehir
SiNoP
#3
çok güzell...bazı şeyler yüzünden sevdiklerimizi unutuyoruz...

sevdiklerimize seni seviyorum demek için geç kalmayalım..sevdiklerimizi ertelemeyelimmm...

bazen hiç ölmeyecekmişiz gibi herşeyi sonraya bırakıyoruz....
 

zeka küpü

Katılımcı
Katılım
18 Eyl 2008
Mesajlar
170
Beğeniler
7
Şehir
eReĞL!
#4
çok güzell...bazı şeyler yüzünden sevdiklerimizi unutuyoruz...

sevdiklerimize seni seviyorum demek için geç kalmayalım..sevdiklerimizi ertelemeyelimmm...

bazen hiç ölmeyecekmişiz gibi herşeyi sonraya bırakıyoruz....

elimizde fırsat varken seni seviyorum demek.. nedendir bilmem ölenlerin arkasından yas tutarlar ya, aslında kendileri için ağlarlar çünkü ölmeden önce kıymetini bilememiştir gereken değeri verememiştir sevdiğine ve belki de ona sevdiğini hiç söylememiştir.. dünya malından önce dünyada kazandığımız maneviyatların kıymetini bilmek dileğiyle..
biliyoruz ki bu dünyadan ahirete göç ettiğimiz zaman bizi yüksek mertebeye getirenler dünya malı değil, dünyada kazandığımız maneviyatlardır.Öldüğümüz zaman bile hesaba çekilmeden önce '... nasıl bilirdiniz?' diye ilk yakınlara sorulur..bu da en güzel cevaptır bence.
 
Katılım
7 Mys 2008
Mesajlar
1,570
Beğeniler
22
Şehir
meLekLerin arasından:)
#5
Lütfen sevgimizi yarınlara ertelemeyelim. Sevgi ertelenmez..hele ki çocuklardan..

.Onlar sevgiyle büyür…ana sütüyle,ana- baba sevgisiyle..

Unutmayalım ki yarın kimseye vaadedilmemiştir.

Lütfen bu kez utanın..üzülün..tiksinin kendinizden..eksik bıraktığımız tomurcuklar için.

Kalmayın eksik yanlarınızla..tamam olun bütünleşin..onları severek.

ben utandım..


alıntı


Çok güzel bi yazı her okuduğumda kendime bi ders daha çıkarıyorum bi kez daha okuma şansı verdiğin için teşekkür ederim abi
 

Hazangülü

Forum Onuru
Katılım
7 Hzr 2006
Mesajlar
10,280
Beğeniler
127
#10
Bu yazinin baba ile ogul arasinda daha farkli bir bicimde yazilmis olani da mevcut forumda ama bu sekil yazilari okurken gözlerim hep dolar :(( Benim büyük oglum 15 yasinda mesala deriz büyüdü o artik onun ufaklar kadar ilgi beklemiyor cunku o herseyi biliyor anliyor deriz bu sekil dusunmek ne kadar yanlis oldugunu ben büyük oglumda ögrendim ve fark ettim ki Hala gelir yanima kendini 2.3 yasindaki bir ufak cocuk gibi sevmemi yada oksamami ona saka yapmami ister insan 1 de olsa 100 de olsa herzaman sevilmeye ihtiyac duyar sevmenin sevilmenin asla yasi yoktur :((
 

Benzer konular

Top