1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Mutluluk Gönülden Verebilmektir...

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve BIYIKLI tarafından 12 Aralık 2006 başlatılmıştır.

  1. BIYIKLI

    BIYIKLI V.I.P V.I.P

    Katılım:
    14 Haziran 2006
    Mesajlar:
    1.329
    Beğenileri:
    13
    Ödül Puanları:
    1.130
    Banka:
    16 ÇTL
    MUTLULUK GÖNÜLDEN VEREBİLMEKTİR...
    Vermekten hoşlanmıyorsan, sana verilmesini de engellersin.
    Verilmekten hoşlanmıyorsan vermeyi de bilemezsin.
    Ne vereyim, ne versinler diyorsan
    Sadece alıyorsun.

    Mutluluk içinde başlar, çünkü mutluluk içten, özden verebilme yetisini
    kazanmakla başlar. İnsanların çoğu neden mutsuz, en azından mutlu değil?
    Vermeden almayı ya da önce alıp sonra vermeyi düşündükleri için.

    Bir gezgin dağ bayır gezerken bir akarsuyun içinde değerli bir taş bulur.
    Ertesi gün yolda bir adamla karşılaşır. Adam çok açtır. Gezgin torbasındaki
    yiyeceği karşılaştığı bu kişiyle paylaştırır. Ama erzak çantasını açarken
    adamın gözü çantadaki değerli taşa ilişir. Gezginden bu değerli taşı
    kendisine vermesini ister. Gezgin hiç duraksamadan değerli taşı adama
    uzatır. Adam başına konan talih kuşundan memnun, aceleyle oradan uzaklaşır.
    Artık kendisine ömür boyu maddi güvence sağlayacak değerli taşın sahibidir.

    -Bir kaç gün sonra gezgin, arkasından koşarak kendisine yaklaşan adamı
    görür. Adam nefes nefese değerli taşı gezgine uzatır.

    ´Senden ayrıldıktan sonra uzun uzun düşündüm. Bu taşın ne kadar değerli
    olduğunu biliyorum .Ama onu sana geri vermek senden daha değerli bir şey
    almak istiyorum. Bu taşı bana rahatlıkla vermeni sağlayan o içindeki şey her
    ne ise ondan istiyorum´

    Sahip olduğun maddi şeyleri vermek, vermenin en kolay yoludur. Ama burada
    bile takılı kalan ne çok insan var. Gerçek vermek, kişinin kendinden,
    özünden vermesidir. Emerson´un dediği gibi:

    ´Yüzükler ve mücevherler armağan değildir. Gerçek armağanı veremediğin için
    dilenen özürdür. Gerçek armağan kendinden bir parçayı verebilmektir.´
    Vermeyi bilmedikleri sevgiyi, maddi olanaklarla telafi edebileceklerini
    düşünenler, sadece kendilerini aldatır, suçluluk duygusunu hafifletmeye
    çalışır.

    Dünyaya sahip olduğunun en iyisini ver, en iyi sana geri geleçektir.
    Kendinin en iyisini vermeye bugün başla.

    Sevdiklerine zamanını ver, dikkatini ver, ilgini ver, bilgini ver, pozitif
    bakış açını ver, onlara değer ver. Yüreğindeki armağanları ver, sevgini,
    anlayışını, neşeni, şefkatini ver, affediciliğini ver. Zihnindeki
    armağanları ver, rüyalarını, fikirlerini, yaratıcılığını, yeteneklerini sun
    dünyaya.

    Yüreğini sunduğunda kendini iyi hissedersin, kendine olan güvenin artar, en
    önemlisi kendine verdiğin sevgi ve değer artar. Ne verirsen kendine
    veriyorsun.

    Şunu daima hatırla:

    ´ Kendine sakladığın, kaybetmekten korktuğun her ne ise onu kaybedersin.
    Verdiklerin ise senindir.´
     
    cırcırböcee bunu beğendi.
  2. anıl

    anıl Katılımcı

    Katılım:
    8 Ekim 2006
    Mesajlar:
    196
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    1 ÇTL
    Bıyıklı döktürmüşsün yine.Eline sağlık.
     
  3. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    ´
    Çok anlamlı teşekkürler
     

Sayfayı Paylaş