1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Mutluluk Hangisi ? - Yeni Öğretim Yılı

Konusu 'Öğretmenler Odası' forumundadır ve YoRuMSuZ tarafından 28 Eylül 2006 başlatılmıştır.

  1. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.416
    Beğenileri:
    7.327
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.722 ÇTL
    Yolum alışveriş merkezlerinden birine düştü bugün. Alışveriş niyetinde değildim. Sadece vakit öldürmek için geziniyordum. Bayram havası yaşanıyordu sanki içeride. Giyim reyonu mavi önlükler, beyaz yakalıklar ile bezenmişti. Kırtasiye bölümünde ise ayrı bir coşku vardı sanki. Her renkten, her desenden defterler, kalemler, silgiler, kalemlikler… Hepsi de yaşamımda bir zamanlar yer almış, benim için değeri olan nesneler.

    Çocuklar babalarının, annelerinin ellerini tutmuşlar, alışveriş telaşındalar. Bana bir zamanlar babamla yaptığımız alışverişleri hatırlattı bu manzara. Tek farkla ki biz alışverişleri küçük bir kırtasiye de yapardık. Şimdiki çocuklar ise süpermarketlerde. Bizim alabileceğimiz pek seçenek olmazdı şimdiki çocuklar ise seçmekte zorlanıyorlar. Ama şu dikkatimi çekti tercihler pek değişmemiş. Biz küçüklüğümüzde voltran desenli defter kabları alırken, şimdiki erkek çocuklar pokemonlusunu tercih ediyor. Kızlar ise herzamanki gibi barbie desenlisini ve tabiki pembeli olanlarını tercih ediyorlar. Lakin bizim o zaman aldığımız zevki alabiliyorlar mı işte bundan şüpheliyim doğrusu.

    Kulakları çınlasın bir resim-iş hocamız vardı orta okulda. Resim-iş derslerinde öyle ilginç malzemeler isterdi ki resim-iş dersi biz öğrenciler için kabus halini almıştı. Verdiği malzemeler için memleketteki her bir kırtasiyeyi gezerdik. Fakat bulmak ne mümkün. Bulunabilmesi için malzemeyi satacak olan kırtasiyecinin malzeme ismini bilmesi gerekiyordu. Yazık genelde kırtasiyeceler malzemelerin isimlerini ilk defa bizden duyarlardı. Bizden açıklama beklerler, “kelin ilacı olsa başına sürer hesabı ” malzemenin ne olduğunu biz de bilmediğimiz için bir kördüğüm içerisinde bulurduk kendimizi. Nasıl olmasın ki. Malzeme yok=dersten düşük not+hocadan sopa. Arada bulduğumuz olurdu. İşte o zaman dünyalar bizim olurdu. Sahrada su bulmuş gibi bilinçsiz bir şekilde ihtiyacımızdan fazlasını alırdık, nasıl olsa bir dahaki sefere lazım olur diye. Bir dahaki sefer asla olmazdı. Hocadaki hayal gücü sağolsun 3 yıl boyunca her hafta başka bir konu bulmayı başardı. Sadece 2 hafta pastel boya ile çalıştık benim ise 32 renkli Monami pastel boya setim vardı sadece 2 bilemedim 3 hafta çalışılan. Pastel sonrası suluboya denemesi yaptık. Eee tabi boyasız olur mu?. Peki fırçaya ne demeli? Bilmem ne markanın bilmem kaç numaralı bilmem ne fırçası. Profesyonel ressamlar bile eminimki kullanmamışlardır. Sonuç fırça yok. Şimdi ise sadece bu iş için açılmış olan kırtasiyeler mevcut.

    Bugün düşünüyorum. Aradığını bulabilen ve eskiye göre daha kolay elde edebilen, fakat elde ettikleri ile bir türlü mutlu olamayan, hep daha fazlasını isteyen şimdiki çocuklar mı daha şanslı, yoksa sokaklarda misket oynayabilen, telden kendi arabalarını yapan, bir elma şekeri ile bile yüzü gülebilen istediklerini çok zor elde eden fakat elde ettikleri ile mutlu olabilen ve küçük şeyler ile yetinmesini bilen biz eskiler mi?

    ******************************​

    Ülkemizin yorgun savaşçıları, yeni Eğitim- Öğretim Yılı başlarken; sizin de çileli günleriniz başlıyor demektir...Bunca yoksulluğa, bunca haksızlığa, bunca kadrolaşmaya karşın, Türk Ulusu' na ve size emanet edilen çocuklarımıza karşı sorumluluk bilinci ile , sorumsuzların- sorumsuzluklarının üstesinden gelmek çabanızı yılmadan- yıkılmadan sürdürüyor; yarınlarımızı bugünün karanlıklarından ayırıp- aydınlatarak doğru bildiğiniz yolda ilerliyorsunuz...Yüce Deha Atatürk' ün en büyük Başöğretmen olduğu ülkemizde; Atatürk Öğretmenlerinin sessiz -sessiz ağladıklarını; çocuklarına dönerek"Gözüme kum kaçtı!" dediklerini biliyoruz... Ek iş yapan ve tanıdık- bildik lerini gördüklerinde; emaneten bıraktılar, bekliyoruz demek zorunda kalan öğretmenlerimizin utandıklarını da biliyoruz..

    Ama biz bir şeyi daha çok iyi biliyoruz:ÖĞRETMENLERİMİZE REVA GÖRÜLEN BU HAKSIZLIKLARI YAPANLARIN BİR GÜN SEDEFSİZ KALINTILAR OLARAK ANILACAKLARINI ...

    Yolunuz çilesiz olsun sevgili öğretmenlerimiz...Siz asla utanmamalısınız; utanacakları bu yüce ulus çok iyi biliyor...Utanmazlığı meslek edinmişlerin dönen çarklarında siz küçülmüyor, her gün dünden daha öte büyüyorsunuz.
    [Alıntı]​
     
  2. kelebek

    kelebek -ütopik- V.I.P

    Katılım:
    9 Haziran 2006
    Mesajlar:
    8.680
    Beğenileri:
    132
    Ödül Puanları:
    4.730
    Banka:
    573 ÇTL
    Ellerine sağlık canım çok güzel bir yazı
     

Sayfayı Paylaş