1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Mutluluk Oyunu

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve poLyanna tarafından 4 Mayıs 2009 başlatılmıştır.

  1. poLyanna

    poLyanna Katılımcı

    Katılım:
    3 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    126
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    İyiLer Diyarı :)
    Banka:
    5 ÇTL
    “Hayat yaşandığı kadar vardır.
    Gerisi ya hafızalardaki hatıra ya hayallerdeki ümittir.
    Hüsranı ise birtek yerde kabul ediyorum.
    Yaşamak varken yaşayamamış olmakta”

    Kimi duygular vardır. içten içe yakar, inceden inceye yırtar yüreğinizi…
    Kavuşursanız bu duyguya bilirsiniz ki gerçek bir gönül huzuru, gerçek bir sevinç yaşayacaksınızdır. içinizde yaşadığınız; ama sebebini bilmediğiniz o huzursuzluk, o yangın gidecektir bir anda. Mutluluktur işte bizleri, birçoklarımızı bu fırtınanın içine savuran belirsiz duygunun adı.

    Mutluluk nedir, nerededir, nasıl elde edilir? çok uzaklarda olduğu için mi yaşayamıyoruz, yoksa burnumuzun üstünde unuttuğumuz gözlük gibi etrafta aradığımız içinmi yaşayamıyoruz bu duyguyu? Bakın şöyle bir çevrenize. Herkes sosyal yaşam gereği çeşitli sosyal roller üstlenmiş. Bu roller içinde de herkes elindeki imkanlara göre bir yaşam sürüyor. Herkes bir şeylerle uğraşıyor. Herkes bir şekilde bir şeylere sahip. iyi arkadaşlar, geniş bir çevre, iyi bir aile, iyi bir iş, iyi evler, arabalar…

    istenilen yüksek standartta yaşantılar… Eğlenenler, gezenler, dolu dolu sohbetler edenler… çalışanlar, üretenler, tüketenler… inin o insanların derinine, girin içlerine ve çözmeye çalışın ruh hallerini. O zaman göreceksiniz ki herkeste bir arayış, herkeste bir tatmin olamama duygusu var. Bir şeylerin eksik olduğuna ya da yanlış gittiğine dair karmakarışık duygular içinde herkes.

    Evet bir şeyler gerçekten iyi gitmiyor. Ne kadar olumlu görünse de hayatımız, sahip olunanlar tatmin etmiyor, mutluluk için yetmiyor. Sorunca o her şeye sahip olanlara: "Mutlu musun?" diye. önce gözler kaçırılıyor, sonra boyun hafifçe yere bükülüyor ve derin bir nefes, derin bir sessizlik…
    Maalesef ki toplum mutluluğa muhtaç insanlarla dolu. Mutluluğu yaşayamıyor birçok kişi. Hep bir beklenti içinde, koşuşturmayla, bir şeyleri elde edebilmek için geçiriyoruz hayatımızı; ama bu süreçte hep bir şeyden yoksun kalıyoruz. "Mutlu bir yaşam."

    insan mutluluk için istediği şartları bulamayınca bulduğu şartlarda mutlu görünmeye çalışıyor bu durumda. Bu nedenle de herkes mutlu görünüyor; fakat herkes sadece mutlu görünüyor. Yaşam bir oyun ve insanlar oyun içinde oyun oynuyorlar birbirlerine. "Mutluluk oyunu" bunun adı. Mekanik gülüşler, yapmacık konuşmalar… Kıymetsiz arkadaşlıklar, iyi gün dostlukları… Gezip tozmalar, hoş sanılan yaşamlar ve eğlendiğini sanmalar… Kimse gerçekten içinden geçenleri, isteklerini vuramıyor açığa, yapamıyor kimse bunu. Kimse çıkaramıyor üzerine giydiği, bedenini acıtsa da giymek zorunda hissettiği elbiseyi. Mutluluk aslında çok yakınlarda, çok kolay ulaşılabilecek bir yerlerde bence. Kimi zaman her şeyden vazgeçme, sahip olunan her şeyi bir kenara atma, bambaşka yerlere kaçıp gitme duygusu kaplar içimizi. Defterden geçmişe ait bütün yaprakları koparmak ve hayatımızın geri kalan kısmını, ilk gününden itibaren en iyi şekilde yaşamak istemekteyizdir… Neden olmasın? Hayat bir satrançsa ve oyunun sonunda mutlu olabilmek varsa oyunu kazandıracak hamleleri yapmak gerekir. Dilerim ki, kucaklar dolusu mutluluklar sizinle olsun. içinizin güzelliği yüzünüze vursun mutluluğu arayan tüm kalplere!


    ALınTıdır
     

Sayfayı Paylaş