1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Mutsuzluğa da var mısın ?

Konusu 'Aşk' forumundadır ve MeRciMeK tarafından 14 Temmuz 2010 başlatılmıştır.

  1. MeRciMeK
    Masum

    MeRciMeK V.I.P V.I.P

    Katılım:
    20 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    9.071
    Beğenileri:
    1.871
    Ödül Puanları:
    7.230
    Banka:
    427 ÇTL
    "Şimdi sen kalkıp gidiyorsun.Git.
    Gözlerin durur mu onlar da gidiyorlar. Gitsinler.
    Oysa ben senin gözlerinsiz edemem bilirsin"

    Gidince bitmiyor ki iş.. Gidince sevmek bitmiyor ki.. Belki asıl o zaman başlıyor..
    Yaşananları taşımak kolay.. Anılar zor.. Yok canım.. İlle de büyük anılara gerek yok, hatırlamak için.. Çamların altındaki buseler falan değil.. Öyle basit, öyle küçük şeyleri hatırlıyorsunuz ki. Hatırlatıyor ki onu..Bir gece yarısı eve gelmişiz. Dışarısı karlı.. Dışarısı buz gibi.. Apartman kapısından giriyoruz. Saniye sonra sıcacık yuvamızda olacağız. Kapımızın kilidine anahtarı sokmak yerine asansöre koşuyorum.. Çağrı düğmesine basmamı şaşkınlıkla izliyor.. Mana veremiyor.. "Şaşırdın mı" diyor..Bir zamanlar sekizinci katta oturmuştum. Soğuk gecelerde eve geldiğimde, üst katta duran asansörün gelmesini beklemek, asır gibi gelirdi bana.."Bizden sonra gelen olursa, o da çabuk kavuşsun evine" dedim, dönüp anahtarı deliğe sokarken.. Sarıldı boynuma.. "Alem adamsın" dedi yanağıma dudaklarını değdirirken..
    "Seni biraz da bunun için seviyorum.." Apartman kapısından her girişte.. Tam karşıda duran asansörün gene altıncı katta durduğunu gördüğümde..
    Yani her gece eve girerken.. Yanaklarımda o sıcak nefes dolaşıyor sanki..

    Sevmek hem de nasıl, hatırlamaktır!..
    Hatırlamak beklemeyi getirir ardından..
    Bitmiştir.. Bittiğini bilirsiniz.. Dönmeyeceğini de. Gözlerini alıp gitmiştir o.. Ama beklersiniz.. Kapının zilinin çalmasını beklersiniz.. Çalan telefonun ardından, cevap makinesinden onun sesini beklersiniz.. "Aloo.. Orda kimse var mı?." Orda kimse hep var.. Ama artık soran yoktur....ve de o kahrolası cep telefonu.. Eve gelirsiniz.. Mesaj işareti yanar ekranında. Sarı bir zarf.. "Ondan mı?.."
    O umut var ya.. O imkansıza dahi umutlanmak .. İnsanı ayakta tutan, yaşatan umut.. Sizi durmadan beklemeye mahkum eden umut..
    Lanet.. Bir reklam mesajıdır gelen.. Telefonu şömineye fırlatmak gelir içinizden.. Fırlatmazsınız.. Ertesi günü beklersiniz..
    Sevmek hem de nasıl, beklemektir..
    ..Ve beklenti acı getirir.. Günler, haftalar, aylar boyu beklemek acı getirir.. Hele boşu boşuna beklediğini bile bile bekledin mi, acı derinden vurur yüreğini..
    İnsan mutluyken herşeyi ve herkesi sever. Ya da sevdiğini sanır.. Mutluluk içinde sınanması mümkün değildir sevginin.. Ölçülmesi hele mümkün değildir.. Asıl mutsuzken, asıl yanında yokken, asıl bırakıp, gözlerini de alıp gitmişken anlarsınız ne kadar sevdiğinizi.. Acının yoğunluğu, sevginin ölçüsü olur..

    Sevmek hem de nasıl, acı çekmektir..
    Cemal Süreya'nın dizelerini Tilbe okuyordu kendime geldiğimde..

    "Kim istemez mutlu olmayı
    Mutsuzluğa da var mısın?"

    "Varım be" dedim.. "Varım.. Beni mi korkutacaksın.."
    Mutsuzluk olmasa, insan mutluluğu bilebilir miydi?.
    Sevmek hem de nasıl, mutsuz olmaktır!..
     
    ZeyNoO bunu beğendi.
  2. İLkİm*
    Avare

    İLkİm* MaviKuş ~ Özel üye

    Katılım:
    22 Kasım 2009
    Mesajlar:
    3.474
    Beğenileri:
    153
    Ödül Puanları:
    3.480
    Banka:
    136 ÇTL
    çok güzel.. arada okadar gizli sözcükler varki .. insan ister istemez kapılıp gidiyor okurken..
     

Sayfayı Paylaş