1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Namazla İlgili Soru ve Cevaplar

Konusu 'Namazlar' forumundadır ve LoSt_LoVe tarafından 19 Ocak 2009 başlatılmıştır.

  1. LoSt_LoVe

    LoSt_LoVe Forum Onuru

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    4.011
    Beğenileri:
    29
    Ödül Puanları:
    2.880
    Yer:
    En sevdiğimin yanından :=)
    Banka:
    119 ÇTL
    Adet halinde kılamadığı namazları sonradan kılmak mekruh olur mu?

    Bu namazların kaza edilmesi şüphesiz ki mekruhtur. (1)




    Ayna ve vitrin karşısında namaz kılınabilinir mi?

    Namaz esnasında mekruh sayılan birtakım hareketler vardır ki; bunlar her ne kadar namazı bozmasa da, namazın ruhu hükmünde olan masnevi haz ve zevkine gölge düşürür. Bunun için dikkat edilmesinde fayda vardır.

    Genel kaide; namazdaki huşua zarar veren, yani namaza duran insanın dikkatini dağıtan, kendisini bütünüyle namaza vermesine engel olan şeyler mekruh sınıfına girer. Namaza durulduğunda insanın karşısına gelen ayna ve vitrin gibi şeyler ve birtakım manzaralar dikkatimizi dağıtıp, bizi kendisiyle meşgul ediyorsa, namazdaki huşua zarar veriyorsa şüphesiz bu hal de mekruh sınıfına girer. Dikkatimizi dağıtmıyorsa mekruh sayılmaz. (2)





    Çocuk kusmuğu ile namaz kılınır mı?



    Sahih görüşe göre büyüğün ve küçüğün kusmuğu ister yemek olsun, isterse su, necistir. Temizlenmeden namaz kılınmaz. (1)




    Erkek namazdaki hanımını öpse namaz bozulur mu?



    Erkek, namaz kılan hanımını şehvetle veya şehvetsiz öpse veya tutsa, kadının namazı bozulur. Eğer bir hanım namaz kılan kocasını öpse, kocasında şehvet olmazsa namazı bozulmaz .(1)




    Erkekler Cuma Namazından çıkmadan kadınlar öğle namazı kılabilir mi?


    Kadınlar Cuma günleri diğer günlerdeki gibi öğle namazını kılarlar.

    Cuma cemaatini beklemelerine gerek yoktur. Ezan okunduktan sonra öğle namazını kılabilirler.

    Ancak hanımlar müsait iseler camide Cuma namazı da kılabilirler. (2)




    Ev İçinde Kadın Cemaat

    Cami ve mescidlerde toplanmış kadın cemaatine erkek imamın namaz kıldırmasında bir kerahet yoksa da ev içinde toplanmış bir cemaate bir erkeğin imamlık yapmasında kerahet vardır. Şayet imamdan başka bir erkek daha bulunur ve cemaate katılırsa veya imamın mahremi bulunan bir kadın yahut zevcesi bulunursa o takdirde ev içinde imamlık yapması mekruh olmaz.

    İmama uyacak bir tek kadın cemaat bulunsa imamın tam arkasında durur.

    Bir tek kadın ile, bir tek erkek imama uyacak olursa; erkek sağ tarafına, kadında arkasına durur. (8)




    Günah İşleyen Namaz Kılabilir mi?


    Namaz bir ibadettir günah işleyende namaz kılabilir, namaz kılmalıdır.




    Kadının İmamlığı Caiz mi?

    Kadınların namazda imamlık yapması, bir kadının hemcinsleri olan diğer kadınlara imamlığı ve kadın-erkek karışık cemaate veya sadece erkeklere imamlığı olarak iki kısma ayrılır.

    Kadının hemcinsleri olan diğer kadınlara imamlığı konusunda, Hz. Peygamber (s.a.)'in hanımlarından Ümmî Seleme ve Hz. Aişe' nin kadınlara imam olarak namaz kıldırdıklarına, bu durumda öne geçmeyip ilk safın ortasında durduklarına ait ilk devir hadis kaynaklarında bilgiler vardır. Kadınların günlük beş vakit namazda olduğu gibi, teravih namazında da diğer kadınlara imamlık yapmaları lslam fakihleri tarafından caiz görülmüştür .

    Bir kadının, erkeklere veya kadın-erkek karışık cemaate imamlık yapması ise, ilk hadis kaynaklarından Ahmed b. Hanbel' in Müsned' inde, Ebu Davud'un Sünen' in de, İbn Huzeyme' nin Sahih' inde, Beyhaki ' nin Sünen-i Kebir' inde, Hakim' in Müstedrek' inde ve muahhar pek çok kaynakta yer alan bir habere göre Hz. Peygamber (s.a.v.) istisnai olarak Ümmî Varaka isimli hafız-ı Kur'an bir sahabiyye hanımın kendi ev halkına imamlık yapmasına izin vermiştir. Ümmî Varaka' nın ev halkı ise, ölümünden sonra azad olmaları kaydıyla hür kıldığı biri erkek diğeri hanım iki köleden ibaretti. Bu rivayete dayanarak İmam Ahmed, Ebu Sevr, Müzeni, Taberi, Ibn Teymiyye gibi alimler, kadının zaruret halinde erkeklere de imamlık yapabileceğini söylemişlerdir.
    İmam-ı Azam Ebu Hanife, Şafii gibi müctehidler ile Cumhur-ı fukaha ise, kadının erkeklere imamlığını caiz görmemişlerdir. (6)


    Kadınlar başı açık namaz kılabilir mi?

    Bütün mezheplere göre, kadınların namazda başlarını örtmeleri gerekir. (3) Namazın sahih olması şartını yerine getirmiş olmak için başını örtmüş olmaya ihtiyaç kesindir. (4)

    Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz:
    "Allah ergenlik çağına ulaşan kadının başörtüsüz olarak kıldığı namazını kabul etmez." (5) buyurmuştur.



    Kadınlar Cuma Namazı ile yükümlü müdür?

    Cuma namazı farz-ı ayındir. Cuma namazı ancak cemaatle kılınır.
    Cuma namazının farziyyetiyle ilgili ayetin (Cum'a, 62/9) kadın ve erkekleri içeren umumi hükmü sünnetle tahsis edildiği için, cuma namazı ile sadece hür, mukim ve sağlıklı erkek Müslümanlar mükelleftir.

    Nitekim bir hadis-i şerifte,

    "Hürriyetine sahip olmayan köle, kadın, çocuk ve hasta müstesna olmak üzere, cemaatle cuma namazı kılmak, her müslüman üzerinde vacip bir haktır." (7) buyurulmuştur. Bu itibarla kadınlar cuma namazı ile yükümlü değildir. Cuma namazının kadınlara farz olmadığı konusunda icma vardır. Asr-ı saadetten beri hiçbir İslam müçtehit ve alimi bunun aksini söylememiş, bütün İslam ülkelerinde, her dönemde uygulama da böylece devam ede gelmiştir.

    Vakıa, cuma ve bayram namazları ile yükümlü olmadıkları halde kadınlar isterlerse bu namazlara katılabilirler. Bu takdirde, kendisine cuma namazı farz olmayan (mesela dinen misafir sayılan) bir kişinin cuma namazını kıldığında o günkü öğle namazını kılmasına gerek olmadığı gibi, cuma namazına katılan kadınların da ayrıca öğle namazını kılmaları gerekmez.

    Nitekim günümüzde beş vakit namazda ve özellikle teravihte olduğu gibi, gerek asr-ı saadette, gerek sonraki dönemlerde kadınlardan çok sayıda cuma ve bayram namazlarına katılanlar olmuştur. Ancak ne Hz. Peygamber (s.a.v) döneminde ne de müteakip asırlarda beş vakit namazla mükellef kadınların tamamının cuma ve bayram namazlarına katıldığı sabit değildir. Günümüzde de isteyen hanımların cami adabına uyarak camilerin kendilerine ayrılan bölümlerinde, cuma ve bayram namazı kılmalarında hiçbir sakınca yoktur.




    Kadının namazda farz olan tesettürü

    Kadının namazda farz olan tesettürü yüz, eller ve ayakları hariç vücudunun tamamı, hatta baştan sarkan saçlarınıda içine almaktadır. Avret olan uzuvlardan birinin dörtte biri, namaz içinde, üç tesbih miktarı açılsa namazın sıhhatine mani olur.(8)


    Bir kadın, elbise bulunduğu halde giymeyip, kimsenin bulunmadığı bir yerde ve karanlık bir odada çıplak olarak namaz kılsa, ittifak ile namaz sahih olmaz. (8)

    Altını gösteren elbise veya baş örtüsü ile kılınacak namaz caiz değildir. Baş ve vücudun örtülmesi demek, üzerine birşey koymak demek değil, altını göstermeyecek kalınlıkta dokunmuş bir kumaşla kapatılması demektir.


    Avret olarak kabul edilmiş uzuvlardan biri açık olduğu halde bir rukün eda edilecek olsa, namazın bozulacağı hususunda icma vardır.




    Kadınlı Erkekli Birlikte Namaz Kılınır mı?



    Kadınlar ile erkekler karışık şekilde birlikte saf olup namaz kılması ve hele hele kadınların başı açık namaz kılması dinen kesinlikle uygun değildir, caiz değildir. Fitne ve İslam’ı yozlaştırma girişimidir. İslâm böyle bir şeyi kesinlikle kabul etmez... (9)

    İslam’ın başından başlayarak günümüze kadar gelen uygulamalarda bu gibi konularda bir karışıklık ve anlaşmazlık söz konusu olmamış, şahısların yorumuna da bırakılmamıştır. İlgili fıkıh kitaplarının hükümlerine bir göz attığımızda bu konuların açık seçik tespitlerinin yapıldığını görmek mümkündür.

    Hanımlar Resulullah’ın (sav) zamanında hem vakit namazlarını hem de cuma namazlarını mescitte kendilerine mahsus yerlerde başları kapalı olarak kılmışlardır. Hatta bir ara Mescid-i Saadet’e girip çıkan hanımların izdihama sebep olacak kadar çoğalmaları üzerine Efendimiz (sas) Hazretleri, hanımların erkeklerle sıkışmayacak şekilde izdihamsız girip çıkacağı özel bir kapı dahi tahsis etmiştir. Bu sebeple de hanımların camiye alınmadıkları, cuma namazlarından mahrum bırakıldıkları şeklindeki iddiaları doğru bulmak mümkün değildir. Nitekim fıkıh kitaplarında hanımların cuma kılmaları konusundaki hükümlerini şöyle bir üslupla ifade etmek mümkündür:

    Camide aradaki mevcut mesafeyi kaldırıp erkekler arasında omuz omuza sürtünerek yeni bir cemaat örneği meydana getirmeye çalışmak ise sonuçları itibarıyla caiz olmayan ve omuz omuza olduğu iki yanındaki erkekle, arkasındaki erkeğin namazının bozulmasına sebep olan bir davranıştır. (4)




    Kaza Namazı Olan Nafile Namazı Kılabilir mi?


    Şafii mezhebine göre, kazası olan kimsenin nafile namazı kılması haram olarak kabul edilmektedir.
    Hanefi mezhebine göre durum farklı bulunmaktadır.


    Şöyle ki:


    Kazası olan kimsenin, geçmiş namazlarını kaza etmesi, nafile kılmakla meşgul olmasından evla ve efdal bulunmaktadır. Bu hükmün istisnaları vardır. Beş vakit namazın evvelindeki veya sonundaki namazlar ile duhâ, tesbih, tehiyyetü'l-mescid ve evvabin namazları gibi hakkında teşvik edici hadis-i şerifler bulunan nafileler müstesna tutulmuştur.



    Namazda adet gören kadın ne yapar?



    İster, ilk adet olsun, isterse düzgün adeti olsun, kanın ilk görüldüğü andan itibaren namazı terkeder, çünkü namaz kendiliğinden bozulur.


    Eğer bu namaz farz ise, sonra kaza etmek gerekmez. Şayet nafile ise sonradan kaza etmek vacip olur. Zira farz olan namaz, zaten vaciptir, başlamakla vacip olmaz. Fakat nafile bir namaza başlamakla o namaz, kılana vacip olur.



    Namazda düşen takkeyi iki el ile almak namazı bozar mı?




    Bir el ile alıp koymalıdır.




    Namaz vaktinde adetli kadın ne yapar?


    Adet olan kadın namaz vakitlerinde abdest alıp evinin namaza ayırdığı köşesinde namaz kılacak kadar bir müddet oturup, tesbih ve kelime-i tehvit ile meşgul olması müstehaptır. Böylece uzun zaman ayrı kalacağı namaza karşı usanç duymamış olur.

    Menhelu'l-Varidin'de o kadına hayatında en güzel kıldığı namazın sevabı verilir denilmektedir.
     
  2. LoSt_LoVe

    LoSt_LoVe Forum Onuru

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    4.011
    Beğenileri:
    29
    Ödül Puanları:
    2.880
    Yer:
    En sevdiğimin yanından :=)
    Banka:
    119 ÇTL
    Kaynaklar:

    1) Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN
    2) Aileye Özel Fetvalar, Mehmed Paksu
    3) Setr-i Avret, Mehmet Talü, Milli Gazete, 30 Ocak 2006
    4) Erkekler arasında başı açık cuma kılan kadınlar konusu!.., Ahmed Şahin, Zaman Gazetesi, 01.02.2006
    5) Ebû Dâvud, Salat:85, No:641, 1/229; Tirmizi, Salat:160, No:377, 1/388; İbn-i Mâce, Tahâret:132, No:655, 1/215
    6) Din İşleri Yüksek Kurulu Kararları, Diyanet İşleri Başkanlığı, 23.06.2002
    7) Ebu Davad, Salat, 168, Hadis No:1O67; Beyhekı, III, 172
    8) Günümüz Meselelerine Açıklamalı Fetvalar, Mehmed Emre, Eskişehir, Balıkersir-Bilecik Eski Müftüsü
    9) Kadınların Başı Açık İbadet Etmesi, Mehmet Talü, Milli Gazete, 28-29 Ocak 2006
    10) Ramazan Ayvallı
     
  3. LoSt_LoVe

    LoSt_LoVe Forum Onuru

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    4.011
    Beğenileri:
    29
    Ödül Puanları:
    2.880
    Yer:
    En sevdiğimin yanından :=)
    Banka:
    119 ÇTL
    Namaz Kılınmasının Mekruh Olduğu Vakitler

    Bazı vakitler vardır ki, o vakitlerde farz, vacip ve nafile hiçnbir namaz kılınmaz. Bazı vakitler vardır ki, onlarda yalnız nafile kılınmaz.

    Hiçbir namaz caiz olmayan vakitler üçtür:

    Güneş doğarken (Ortalama 45 dakika geçinceye kadar.)
    Güneş ortada (zeval) iken Herşeyin gölgesi titreşip, yeinde kaldığı zaman.
    Güneş batarken. Akşama doğru güneşin sararıp, gözlerin ferini almayacak uruma geldiğinde. Ancak o günün kılınmayan ikindi namazı bu vakitte kerahetle kılınır.
    Nafile ve benzeri namazların mekruh olduğu vakitler:
    Sabah namazının vakti girdikten sonra, sabah namazının sünnetinden başka nafile namaz kılınmaz
    Sabah namazını kıldıktan sonra güneş doğuncaya kadar
    İkindi namazını kıldıktan sonra
    Akşam namazının farzından önce
    Evinde de olsa bayram namazından önce
    Bayram namazından sonra mescitte nafile namaz kılmak mekruhtur, evde kılınabilinir.
    Hac zamanı Arafat ve Müzdelife'de birlikte kılınan namazların arasında, öğle ve akşamın sünnetleri dahil hiçbir nafile namaz kılınmaz.
    Farz için vakit pek dar kaldığı zaman
    Cuma günü hatip hutbeye çıktığı zaman
    Abdesti sıkışmış durumda iken
    Sevdiği bir yemek ortada kalbini meşgul edecek bir durum mevcut iken
    Cuma günü namaz için kamet getirilirken, güneş tutulması ve yağmur isteme hutbesi okunurken.





    Kaynak: Büyük Kadın İlmihali, Rauf PEHLİVAN
     
  4. LoSt_LoVe

    LoSt_LoVe Forum Onuru

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    4.011
    Beğenileri:
    29
    Ödül Puanları:
    2.880
    Yer:
    En sevdiğimin yanından :=)
    Banka:
    119 ÇTL
    Kutuplarda Namaz Vakitleri




    Bu konuda iki görüş vardır.


    a. Vakit, namazın bir şartı olduğu gibi, farz olmasının da sebebidir. Bu yüzden bir yerde, namaz vakitlerinden bir veya ikisi gerçekleşmezse, o vakitlere ait namazlar, o yer halkına farz olmamış olur.

    Meselâ, bazı yerlerde, yılın bir mevsiminde daha akşam namazının vakti çıkmadan sabahın ikinci fecri doğarak sabah namazının vakti girmektedir. Artık bu gibi yerlerde yatsı namazı düşmüş olur. Bu konuda, abdest organlarından bir veya ikisini kaybeden kimsenin bu organları yıkama yükümlülüğünün düşmesine kıyas yapılarak namazın da düşeceğine fetva verilmiştir.

    b. Araştırmacı bazı fakihlere göre, bu gibi yerlerdeki müslümanlar da beş vakit namazla yükümlüdürler. Bulundukları yerde bu namazlardan herhangi birinin vakti gerçekleşmezse, o namazı kaza olarak kılarlar veya o beldeye en yakın olup, beş vakit namazların vakitleri tam olarak gerçekleşen beldenin vakitlerine göre, takdir ederek namazları edaya çalışırlar. Her ne kadar vakit, namazın bir şartı ve bir sebebi ise de, namazın asıl sebebi Allah'ın emri oluşudur. Bu yüzden bütün müslümanlar, bu beş vakit namazı kılmakla yükümlüdürler.

    İmam Şâfiî'nin görüşü de bu şekilde olup, ihtiyata uygun olan da budur.

    Güneşin uzun süre doğmadığı veya batmadığı kutup bölgeleri ve yakınlarında da yukarıdaki esaslara göre amel edilir. Bu gibi yerlerde yaşayan müslümanların, oruç ve zekâtları konusunda da bu şekilde bir takdir uygun düşer.






    Kaynak: Şamil İslam Ansiklopedisi

     

Sayfayı Paylaş