1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Nasıl sual edip, hicranıyla bedelleşmeliyim!

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 22 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL
    Suskun olmayı hal edinen bir seferdeyim
    Ne dertliyim ve ne de bir kederin demiyle eğleşmekteyim, ey hak demeliyim
    Nefesin bir gayesi olmalı hesap etmeliyim, an ve zamanı şehretmeye erişmeliyim
    Her kazanın ahıyla feryat etmeden, sabrı ve kanaati ruhumla terennüm etmeliyim


    Ne sazendeyim, ne derviş olmayı beceririm
    Her nasılsa bir ahenksizlik içindeyim, talim ve terbiyeye elhak ihtiyaçlıyım
    Neden bu kadar huysuz ve arsızım, edebi kalbimde hissetmeye pek çok muhtacım
    Peki, niçin hadiseler karşısında kayıtsızım, hiç umursamayan, sarsılmayan acıyım


    Her nedense dağlara, nehirlere imreniyorum
    Gitmiş oldukları sılaya bakıyorum, hiçbir kaygı ve nedameti bulamıyorum
    Asırlara sâri suskunluklarına şaşıyorum, ne kadar sabır, kanaat varmış anlıyorum
    Neden melallerine vakıf olamıyorum demek ki gönül kapım kapalı aşkı anıyorum


    Suya hasret kalan kimdir, hangi nefestir
    Kulağıma gelen ahenksiz sesler kimindir, o sessiz çığlıklar hangi vadidedir
    Dertlenmeyi bilmeyen bir kalp yoksa sadece yürek midir, ruhun yetisi idrak midir
    Düşündükçe sancılarım artıyor, ne hal kalıyor ve ne de takatten bir haber, vaktidir


    Resim karelerini sessizce nazar ediyordum
    Karışık görüyordum, net bir şekilde fark edemiyordum, demek ki diyordum
    Göçüp giden zamana, bir ömrü hoyratça yaşadığım hevesin ahına ne söylüyordum
    Kendi kendimi suçluyordum, güya akıl ve fikir sahibi olduğumu ifade ediyordum


    Neden hiç düş görmüyordum, ölüyor muydum
    Bu kadar bahanesiz bir uykunun serkeşliğinden niçin hiç kurtulmuyordum
    Bir bakıma ölüyordum, hesabı ruhunda hissetmeyen nefsi arsızlık sergiliyordum
    Peki, kalbim için niçin niye gütmüyordum, aşkın firkatini halimde hissetmiyordum



    Mustafa CİLASUN
     

Sayfayı Paylaş