1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

nasrettin hoca fıkraları ingilizce

Konusu 'Pratik İngilizce - Practical English' forumundadır ve Paradoks ~ tarafından 7 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. Paradoks ~

    Paradoks ~ ... Elif ...

    Katılım:
    6 Eylül 2011
    Mesajlar:
    4.006
    Beğenileri:
    71
    Ödül Puanları:
    2.980
    Meslek:
    Yazılım mühendisi
    Yer:
    Konya
    Banka:
    114 ÇTL
    ingilizce nasrettin hoca fıkraları,
    nasrettin hoca fıkraları ingilizcesi,
    nasrettin hoca fıkraları ingilizce ve türkçesi

    Nasreddin Hodja buys some books about the Holy Koran and its interpretation; and rudiments of Islam. He puts them in a large bag. He takes the bag onto his back and rides his donkey to the village.

    The people who see Hodja on the way ask: Oh, Hodja! Why did you take the bag onto your back?

    Hodja answers: what can I do The poor animal always tolerates me. Anyway, it is carrying me, and so I don?t want it to carry the bag as well.?

    Advice: In fact, the load the donkey carries is the same in both situations. First we Should think over the events carefully, and then we should, give a reaction.

    Gönlüm Razı Olmadı


    Nasreddin Hoca, kasabadan Kur'an-ı kerim, tefsir ve ilmihal gibi bazı kitaplar almış. Bir çuvala yerleştirmiş. Çuvalı sırtına almış, eşeğine binmiş köyüne doğru gidiyor.
    Yolda Hoca'yı görenler :
    - Bre Hoca, çuvalı niye kendi sırtına aldın ?? diye sormuşlar.
    - Ne yaparsın demiş Hoca, zavallı hayvan zaten benim bütün kahrımı çekiyor. Kendi bindiğim yetmiyormuş gibi çuvalı da ona taşıtmağa gönlüm
    razı olmadı.?

    Öğüt: Aslında her iki halde de eşeğin taşıdığı yük aynı. Olaylara yeteri kadar dikkatli ve inceleyici bir gözle bakmalı sonra tepkimizi ortaya koymalıyız. Çuvalın içindekilerin üzerine oturulabilir mi?
     
  2. Paradoks ~

    Paradoks ~ ... Elif ...

    Katılım:
    6 Eylül 2011
    Mesajlar:
    4.006
    Beğenileri:
    71
    Ödül Puanları:
    2.980
    Meslek:
    Yazılım mühendisi
    Yer:
    Konya
    Banka:
    114 ÇTL
    Mum Will Cry! - Ana Ağlayacak

    One of Hodja?s sons is a potter in a nearby village. One day he says:

    ?Dad, I spent all my money on these pots. If it is sunny and they all dry in time, I?ll be rich. But if it rains, my mum will cry (it is an idiom in Turkish which means to be in distress h to be in a great difficulty)

    Then Hodja calls on his elder son who lives in another village. His son says:

    ?Dad, I spent all my fortune on this farm. If it rains in time, I?ll become rich. But there is drought, my mum will cry.?
    Hodja returns home bored. His wife says:

    ?What happened, Effendi? Why are you sulky today??
    ?That is not important. You think of your own case. It doesn?t matter whether it rains or not; one of our sons mother will cry in any case.

    Advice:
    We should take the necessary precautions beforehand in order to avoid the possible negative effects of coincidences. If one secret of success is ?working hard?, the other secret is ?taking the necessary precautions in time.?


    Birinin anası ağlayacak


    Hoca'nın oğullarından biri yakın köylerin birinde çömlekçilik yapıyormuş. Bir gün Hoca yanınagidince :
    - ? Baba, bütün paramı şu çömleklere yatırdım?demiş. ? Hava güneşli olurda zamanında hepsikurursa zengin olacağım. Ama yağışlı olursa anam ağlayacak!?
    Hoca oradan ayrılıp başka bir köyde oturanbüyük oğluna uğramış.
    Oğlu :
    - ? Baba, varım yoğum şu tarlada, zamanında rahmet yağarsa zengin oldum gitti. Kuraklık olursa anam ağlayacak? demiş.
    Hoca eve canı sıkkın dönmüş.
    Karısı :
    - ?Hayrola efendi, yüzün neden asık? demiş.
    - ?Benimki bir şey değil? demiş Hoca, ?asıl Sen kendi halini düşün. Yağmur yağsa da yağmasa da bizim oğlanlardan birinin anası ağlayacak?.

    Öğüt : İşlerimizde gerekli tedbirleri önceden almağa, tesadüflerin etkilerinden olumsuz etkilenmemeğe dikkat edebilmeliyiz. Başarının bir sırrı çok çalışmaksa diğer bir sırrı da işimizin gerektirdiği tedbirleri zamanında almaktadır.
     
  3. Paradoks ~

    Paradoks ~ ... Elif ...

    Katılım:
    6 Eylül 2011
    Mesajlar:
    4.006
    Beğenileri:
    71
    Ödül Puanları:
    2.980
    Meslek:
    Yazılım mühendisi
    Yer:
    Konya
    Banka:
    114 ÇTL
    Cat And The Liver


    Nasreddin Hodja
    After the Hodja got the recipe for liver from his friend, he bought again some liver and because he liked it very much, he wanted to eat it often.
    But everytime when he brought livers he couldn't eat it, because his wife said that the cat took the liver and fled away.
    One day the Hodja became angry and said:
    ?Woman, I brought liver! Where is it??
    ?Oh?, said his wife. ?The silly cat took it and fled away.?
    At the same time the cat was in the room. The Hodja caught it, brought a steelyard and weighted the cat. Then he said:
    ?That is exactly two kilos. And the liver which I brought was also two kilos. Now tell me: If that is the liver where is my cat, if that is the cat, then I want my liver
     
  4. Paradoks ~

    Paradoks ~ ... Elif ...

    Katılım:
    6 Eylül 2011
    Mesajlar:
    4.006
    Beğenileri:
    71
    Ödül Puanları:
    2.980
    Meslek:
    Yazılım mühendisi
    Yer:
    Konya
    Banka:
    114 ÇTL
    Türkçesi

    Hoca Akşehir gölünün kıyısına gitti. Yanında getirdiği bir çanaktan göle kaşık kaşık yoğurt mayası döküp karıştırıyordu. Oradan geçen biri ne yaptığını sordu. Hoca "Gölü mayalıyorum" dedi. "Aman Hoca, sen şaşırdın mı? Göl maya tutar mı hiç?" Hoca "Tutmaz bilirim, ama ya birde tutarsa......Düşün oğul, ya tutarsa" diye cevapladı adamı.
     

Sayfayı Paylaş