1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Nazar eden kalbim, kal ederken!

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 30 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL
    Artık sarıyordu
    terennüm ettiğim
    kederin salgısı yavaş yavaş...


    Her yanımda
    kalan boşlukları bir acıma
    duygusu taşımadan kuşatıyordu...


    Sanki
    çaresizdim, boş vermişliğin
    nedametiyle seyri halin takipçisi kesildim...


    Neden bu duyguları
    yaşamak zorunda kaldığımı
    her nedense düşünmek dahi istemiyordum...


    Bir can
    bu denli bizar oluyorsa,
    zorunda bırakılıyorsa duygusallığımı ağır basıyor...


    Yoksa
    ben işimi sağlam yapayımda
    kim yanlış yaparsa gözünün yaşına
    bakmam mı demeyi tercih etmeliydim...


    Avutulan,
    aldatılan özellikle bir maksada
    binaen fırsatın zemini olarak kullanılmak!


    Takiyyeler içinde
    hayatı konforunu artırmak!


    Bu uğurda
    bir engel tanımayı
    marifet telakki etmek!


    Sırf merakın t
    atmini için denemek istemek!


    Kişilik
    görünürlüğünde insanlık sıfatını
    taşıyarak bunu başardığına inanmak!


    Sevgiyi
    özümsemeden, sebebini bilmeden,
    nedeniyle hiç ilgilenmeden bakmak!


    Zannın
    karelerinde adımlayarak
    Ön kararın etkisiyle yaşamaya çalışmak!


    Hemen kızmak,
    hiddet için sebep aramak,
    şiddeti özgüven telakki etmek!


    Hayatı
    mahcup olmamak kaygısıyla
    idame etmeye çalışarak yaşamak!


    Kim ne deri
    önceleyerek ona göre
    konuşlanmak ve adam olmak için yarışmak!


    İnanmak!
    İnancın tahrip fitilleriyle tarumar
    edildiği bir zeminde bunu başarmaya çalışmak!


    İnananlar üzerinde
    oynanan oyunların farkına varamamak!


    Ferasetin
    iflası başarmak! İhlâsın sadece
    sözcülüğünde lafazan olmayı başarmak!


    Rahmetin
    sebebi hikmetinden
    bihaber olarak yaşamayı başarmak!


    Acıların
    ne kadar değerli olduğundan
    haz almadan uyumayı başarmak!


    Nimetin
    ehemmiyetinin,
    faziletinin tefekküründen
    mahrum kalmayı başarmak!


    Aşk için yarışmak!
    Anlamadan bakışmak!


    Ten
    kokusu sebebiyle kapışmak!


    Sonra kokuşmak!


    Saygıyı
    dışlayarak arsızlık
    ikliminde yaşamaya çalışmak!


    Nezaketin
    elzemliğini sadece merakın
    afakı için seferber ederek beğenilmek!


    Suçlamayı
    marifet telakki ederek
    sığ bir tahayyülün sefilliğinde ikamet etmek!


    Kılıcı, kını,
    kızı, edebi, erkeği, merdi
    tamamen maddi ölçüsüyle değerlendirmek!


    Kitabı kebiri
    sevap telakkisiyle okumak,
    anlamadan bakmak, anlamsız olmak!


    Kutlu geceleri
    kurtuluşun terakkisiyle
    her bir şeyi o güne hasrederek serilmek!


    Mesaj üstüne
    mesaj çekerek güya gönüllerin
    fethine bu maksatla birden erişmek!


    İtibar
    ölçüsünü deşifre etmeden,
    temayülün esintisinde ne aradığını bilmemek!


    Herkes
    nasıl olsa bir şekilde yaşıyor,
    bizde böyle yaşamalıyız diyecek kadar zillet!


    Hukuk devleti varsa,
    yönetim biçimi demokrasi ise,
    cumhuriyet sadece birilerin tekelinde ise


    Çözüm
    o kadar uzak diyarlarda
    seyredilen bir manzara telakkisidir!


    Neden
    her şey insan içinse,
    insanlar niye kararlarında ki tercihleri
    sebebiyle dışlanarak sıra dışı olmaya itilirler.


    Severken
    neden sevdiğini bilmeyen!
    Met ederken çıkarını düşünen!


    Kızarken
    hıncıyla hareket eden,
    Meylederken hislerini bilmeyen nasıl bir insandır?


    Bir nimeti yerken,
    bir yaratılmışı severken,
    Nebatat ile serinlerken sebebi bilmez isek


    Nedensiz zannedersek,
    asla düşünmeyi öncelemeden
    ömür tüketirsek ne bilmem ki ne demeli!


    Kâinatın
    ve her zerrenin sahibi olan
    Cenabı hak en yakınımız da iken,


    Bizim
    ne kadar uzaklarda kaldığımız tefekkür
    edilerek, bakışımızı ve manamızı netleştirmeliyiz.


    İşte aşk o zaman
    manasında yaşanacak bir hazdır.
    Sevda bu uğurda sarf edilen yüceliğin tezahürüdür.


    İnsanı insan yapan
    yaratılmış bulunduğu hilkatidir.
    Canı canan ile anlamlı kılan ona hasredilen sevgidir.





    Mustafa CİLASUN
     

Sayfayı Paylaş