1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ne Çıkar Ateşböceği Sansalar Bizi

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve BeReNN tarafından 27 Haziran 2011 başlatılmıştır.

  1. BeReNN
    Uykumvar

    BeReNN Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    30 Nisan 2011
    Mesajlar:
    8.855
    Beğenileri:
    254
    Ödül Puanları:
    5.330
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    Istanbul, Turkey
    Banka:
    289 ÇTL
    Düşünüyorum da,sanırım en büyük korkumuz olduğumuz gibi görünmek.
    Yumuşacık kalbimizin fark edilmesi,naif yönlerimizin keşfedilmesi,
    Cesaretsizligimizin anlaşılması,korkularımızın paylaşılması sanki zarar göreceğimizin en büyük işareti.
    Kabuklarımızın altında kendimizi saklamakta ne kadar da ustayız.
    Ve ne kadar güçlü korunuyoruz, kalkanlarımızın ardında.
    Hissedilmeden, el değmeden, sevgimizi göstermeden.
    İstiridyeler, deniz minareleri, midyeler.
    Kirpiler ve kaplumbağalar gibi.
    Sahi koruyor mu bizi bu çatlamamış sert kabuk?
    Kimse incitemiyor mu duygularımızı, inançlarımızı, benliğimizi?
    Yoksa zarar mı veriyor bu ürkeklik, bu kabuk bize.?
    Hissettiklerimizi gölgeliyor, yansıtmıyor mu gerçek kimliğimizi?
    Duygularımızı bastırıyor, el ele tutuşmamızı engelliyor mu?
    Eğer bir yıldız gibi ışıl ışılsam ve bir yıldız kadar parlak.
    Ne çıkar ateşböceği sansalar beni?

    Belki en hoyrat yürek bile ateşböceğinin o uçucu, masum, sevimli çocuksuluğuna
    el kaldırmaya kıyamaz?
    Anlaşılacağım ve bir ayna gibi yansıyacağım karşımdakine.
    O da çözülecek belki.
    Samimi ve güvenliksiz, silahsız biriyle göz göze gelince.
    Oysa bir görebilsek bunu.
    Kalmadı böyle insanlar demesek.
    Güven duygusuna bu kadar muhtaç olmasak.
    Kırılmaktan korkmasak.
    İncinsek, yaralansak.
    Ne olur bir darbe daha alsak.
    Yeniden açsak kendimizi, atabilsek o kabuğu.
    Denesek. Risk alsak. Yanılsak. Fark etmez.

    Tekrar, tekrar bıkmadan denesek.
    Ve kucaklaşsak yeniden.
    Tıpkı eskisi gibi.
    Ne olduğunu anlayamadığımız o onbeş yıldan öncesi gibi.
    O zaman fark edeceğiz.
    Ne kadar özlediğimizi birbirimizi.
    Neler biriktirdiğimizi,kaybolan değerlerimizi ne kadar özlediğimizi.
    Beraber geldik beraber gidiyoruz oysa.
    Vakit az, paylaşmak, sarılmak için.
    Yaşadığımız coğrafya zor, sartları ağır.
    Yüreği daha fazla küstürmemek lazım.
    Sırtımızda ağır küfeler, her gün katlanan.
    Ve koşullar bir türlü düzelmeyen.
    Sevgiye çok ihtiyacımız var.
    Ufukta kara bir kış görünüyor.
    Ancak birbirimize sokulursak atlatırız o günleri.
    Kırın o sert, o ağır kabuklarınızı.
    Kurtulun bu yükten.
    Korumuyor o kabuklar, aksine zarar veriyor bize.
    Yalnızlığa mahkum ediyor bizleri.
    Hem hepimiz bir yıldızız.
    Ne çıkar ateşböceği sansalar bizi.

    Rabindranath Tagore
     

Sayfayı Paylaş