1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ne Güzel Cahildik..

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve TeBeSSüm tarafından 15 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. TeBeSSüm

    TeBeSSüm Pamuk Prenses ツ Özel üye

    Katılım:
    19 Eylül 2006
    Mesajlar:
    2.233
    Beğenileri:
    1.235
    Ödül Puanları:
    4.830
    Cinsiyet:
    Bayan
    Banka:
    836 ÇTL
    [​IMG]


    Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı.
    Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç!
    Murat Başaran'ın bu muhteşem yazısını eski cahillikleri özleyenler için

    Dışarıda kar...
    Ama kuzine içten içe öyle yanıyor ki.
    Kuzinenin üzerinde demir maşa...

    Maşanın üzerinde de ekmek dilimleri.
    Aydınlık bir kış sabahı ve kızarmış ekmek kokusu...
    Sucuk lükstü. Yumurta lezzetli.
    Ekmek her zaman ekmek gibi...

    Bir kez olsun kümesten yumurta almamış,
    bir kez olsun o kızarmış ekmeğin kokusunu duymamış ve fakat alışveriş merkezlerinin restoran katlarında, boğucu bir gürültü ve havasızlık içinde hamburger keyfine fit olmuş çocuklar ve gençler için ben ne kadar yaşlıyım...

    Dışarıda kar...
    İçeride kanaat...
    İçeride huzur...
    Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı.
    Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç!
    Portakal kabuklarını sobanın üzerine dizer,
    kokusuna râm olurduk.
    Kestane közlemek büsbütün bir gecenin akıllara seza mutluluğuydu.
    Sonra illa ki, büyüklerin anlattığı hikâyeler, hatıralar...

    Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkma
    dizilerin ve filmlerin açtığı hasarlar yerine,
    geniş ve besleyici bir masal dünyası...

    Lezzet bir tarafa, kokuya da hasret
    kalacağımız kimin aklına gelirdi?
    Ekmeklerimiz el değerek üretilirdi,
    sağlıklıydı, lezzetliydi ve mis gibi kokardı.
    Çay da kokardı... Domates de...
    Bütün bu nefasete, küçücük bir bakkal dükkânının zenginliği yetiyordu.

    Dışarıda kar...
    İçeride huzur...
    Zam endişesi, doğal gazın kesilme korkusu,
    yolda kalma telaşı, rejim tehlikesi...
    Kimin umurunda...

    Ne güzel cahildik.
    Mutluluğun resmini çiziyorduk..
    Bir açıklama ekle
    Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı.
    Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç!
    Murat Başaran'ın bu muhteşem yazısını eski cahillikleri özleyenler için

    Dışarıda kar...
    Ama kuzine içten içe öyle yanıyor ki.
    Kuzinenin üzerinde demir maşa...

    Maşanın üzerinde de ekmek dilimleri.
    Aydınlık bir kış sabahı ve kızarmış ekmek kokusu...
    Sucuk lükstü. Yumurta lezzetli.
    Ekmek her zaman ekmek gibi...

    Bir kez olsun kümesten yumurta almamış,
    bir kez olsun o kızarmış ekmeğin kokusunu duymamış ve fakat alışveriş merkezlerinin restoran katlarında, boğucu bir gürültü ve havasızlık içinde hamburger keyfine fit olmuş çocuklar ve gençler için ben ne kadar yaşlıyım...

    Dışarıda kar...
    İçeride kanaat...
    İçeride huzur...
    Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı.
    Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç!
    Portakal kabuklarını sobanın üzerine dizer,
    kokusuna râm olurduk.
    Kestane közlemek büsbütün bir gecenin akıllara seza mutluluğuydu.
    Sonra illa ki, büyüklerin anlattığı hikâyeler, hatıralar...

    Birçoğu arızalı ve tedaviye muhtaç beyinlerden çıkma
    dizilerin ve filmlerin açtığı hasarlar yerine,
    geniş ve besleyici bir masal dünyası...

    Lezzet bir tarafa, kokuya da hasret
    kalacağımız kimin aklına gelirdi?
    Ekmeklerimiz el değerek üretilirdi,
    sağlıklıydı, lezzetliydi ve mis gibi kokardı.
    Çay da kokardı... Domates de...
    Bütün bu nefasete, küçücük bir bakkal dükkânının zenginliği yetiyordu.

    Dışarıda kar...
    İçeride huzur...
    Zam endişesi, doğal gazın kesilme korkusu,
    yolda kalma telaşı, rejim tehlikesi...
    Kimin umurunda...

    Ne güzel cahildik.
    Mutluluğun resmini çiziyorduk..
     
  2. YoRuMSuZ
    Avare

    YoRuMSuZ Biz işimize bakalım!

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    24.430
    Beğenileri:
    7.358
    Ödül Puanları:
    11.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Banka:
    8.820 ÇTL
    Küçük şeylerle nasılda mutlu olurduk.
     
  3. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.093
    Beğenileri:
    4.417
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    811 ÇTL
    Dışarıda kar...
    İçeride kanaat...
    İçeride huzur...
    Televizyon yoktu. Gazete de her zaman olmazdı.
    Öyle güzel cahildik ki, keyfimiz bozulmazdı hiç!
    Portakal kabuklarını sobanın üzerine dizer,
    kokusuna râm olurduk.
    Kestane közlemek büsbütün bir gecenin akıllara seza mutluluğuydu.
    Sonra illa ki, büyüklerin anlattığı hikâyeler, hatıralar...

    Cahil kalmak isterdim :)@TeBeSSüm canım teşekkür ediyorum çok güzel şöyle mazide gezindiren bir şiirdi eline sağlık.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 26 Ocak 2014
  4. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    daha önce okumuştum,cahil olmamak üzücü demiştim...hala aynı şeyi söylüyorum :)
     

Sayfayı Paylaş