1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ne Zaman Kaybederiz?

Konusu 'Hikayeler / Efsaneler' forumundadır ve Joker7238 tarafından 4 Temmuz 2013 başlatılmıştır.

  1. Joker7238

    Joker7238 _Pure Love_

    Katılım:
    23 Haziran 2013
    Mesajlar:
    562
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    620
    Meslek:
    Eczacı Teknisyeni
    Yer:
    Batman
    Banka:
    16 ÇTL
    Eski zamanların birinde bir otlakta **** sürüsü yaşarmış. Yaşarmış yaşamalarına
    ama civardaki aslanlar bir türlü rahat bırakmazmış onları. Hemen her gün
    saldırırlarmış bu sürüye. Öküz dediğın öyle yabana atılır bir hayvan değil
    ki bir araya toplandılar mı kolayca defetmesini
    bilirlermiş o koca aslanları. Gerçi bir iki sıyırık alırlarmış ama yine de boyun
    eğmezlermiş aslanların zorbalığına. Gün geçtikçe aslanları almış bir kaygı.
    Ancak tavşan fare gibi küçük hayvancıklarla beslenir
    olmuşlar. Git gide güçten düşmüşler. Eee aslan bu hiç fareyle
    doyar mı?

    - 'Her halde bize bu otlağı terk etmek düşüyor' demiş
    aslanlardan birisi.
    - 'Evet' diye tasdik etmiş diğerleri.

    Nereye
    gideriz diye düşünürlerken 'bir dakika' diye bir ses duymuşlar gerilerden.
    Herkes dönüp bakmış sesin geldiği tarafa. Sürünün en çelimsiz ama kurnaz mı
    kurnaz bir ferdi olan Topal Aslan'mış söze atılan.

    - 'Hayır' demis 'hiç bir yere gitmiyoruz. Siz bana
    bırakın ben hallederim bu işi.'

    İnanmamış
    kimse ona ama haydi bir şans verelim ne çıkar diye düşünmüşler. O da almış
    yanına bir iki aslan gitmiş ****lerin yanına. Beyaz bayrak çekmeyi de unutmamış.
    Öküzlerin lideri olan Boz Öküz başta olmak üzere beş iri kıyım **** yaklaşmış
    onlara. Sormuşlar ne istediklerini. Topal aslan başlamış konuşmaya. Bir yandan
    da Boz Öküz'ün sivri ve kocaman boynuzlarına bakıp ürperiyormuş.

    -
    'Saygıdeğer **** efendiler' diye başlamış lafa. 'Bugün buraya sizden özür
    dilemek için geldik. Biliyorum sizleri çok defa incittik kimbilir
    kaçınızda şu pençemin izi vardır. Ama inanınız bunların hiç birini isteyerek
    yapmadık.Biliniz ki biz aslanlar barışçı bir milletiz. Hele ****lerle hiç bir
    alıp veremediğimiz olamaz. Ancak evet size defaatla saldırdık ama niye
    biliyor musunuz? Hep o sizin aranızdakı Sarı Öküz yüzünden. Onun rengi öyle
    sizinkiler gibi değil ki. Gözümüzü kamaştırıyor aklımızı
    başımızdan alıyor. Onu gördükmü ne kadar barışsever olduğumuzu unutup size
    saldırıyoruz ve sürünüze zarar veriyoruz. yoksa bizim
    sizinle hıç bir alıp veremediğimiz yok. Onun yüzünden hepiniz zarar
    görüyorsunuz. Bir türlü hayatınızdan emin rahat rahat otlayamıyorsunuz belki geceleri bile bizim kükrememiz sizin
    uykunuzu kaçırıyor. Bunların hepsi Sarı Öküzün suçu. Verin onu bize siz kurtulun biz de barış
    içinde yaşayalım' demiş.

    Boz Öküz diğer önde gelenlerle
    görüşmek üzere geri çekilmiş. Hepsi de sıcak bakmışlar bu teklife. Bir tek yaşlı
    Benekli Öküz olmaz demiş ama kimseye dinletememiş sesini. Zavallı Sarı Öküz
    kurban edilmiş aslanlara. Hepsi birden saldırmışlar zavallı ****ün üzerine. Bir
    ikisini fırlatmış üstünden ama bitkin düşmüş az sonra. Çırpınmış haykırmış yardım istemiş yalvarmış ama yokmuş onu işiten.
    Diğerleri üzülmüşler üzülmesine ama elden ne gelir ki. Bütün sürünün selameti
    için bir **** gerekliymiş bu.

    Gerçekten
    de günlerce sürüye hiç bir saldıran olmamıs. Huzur içinde geçer olmuş günleri.
    Ama aslan milleti bu ne kadar sabreder ki. Hele **** etinin tadını
    aldıktan sonra. Acıktık demişler Topal Aslana daha bir kaç hafta bile
    geçmemişken. O da yine almış yanına bir kaçını
    bir defa
    daha gitmiş Boz Öküz'ün yanına.

    - 'Selam' diye girmiş söze. ' Gördünüz
    ya biz aslanlar ne denli uysal milletiz. Doğru kararınız için sizi bir daha
    kutlamak isterim. Siz de huzur içindesiniz biz de. Ne mutlu. Yalnız
    buraya bunları söylemek için gelmedim. Büyük bir problemimiz var.'
    -
    'Nedir?' demiş Boz Öküz merakla..
    - 'Şu sizin Uzun Kuyruk' demiş Topal
    Aslan. Öyle uzun bir kuyruğu var ki nereden baksak görünüyor. O kuyruğunu
    salladıkça bizim de aklımız başımızda gidiyor. Gözümüz dönüyor sürüye saldırmamak içın kendimizi zor
    tutuyoruz. Halbuki siz öylemi ya hepiniz normal kuyruklusunuz. Bir onun
    suçu yüzünden korkarım hepiniz zarar göreceksiniz. Gelin verin onu bize bu
    mevzuyu burada kapatalım. Eskisi gibi barış ve sevgi içinde iki taraf da
    hayatını sürdürsün.'

    Boz Öküz yine istişare yapmış sürünün ulularıyla.
    Yine sadece Benekli Öküz ölmüş karşı çıkan. Hepsi de verelim gitsin demişler.
    İstişare daha da kısa sürmüş bu defa. Dışlamışlar Uzun Kuyruk'u sürüden. Saatler
    sürmüş zavallının çırpınışları ama sonunda o da yenik düşmüş aslanlara. Tekrar
    tekrar yinelenmiş bu olanlar. Her geçen gün daha da semirmiş
    aslanlar.
    Alabildiğince güçlenmişler. Öküzlerse her geçen gün daha da zayıflamışlar seyreldikçe seyrelmişler.

    Aslanlar
    küstahlastıkça küstahlaşıyorlarmış. Artık bir sebeb bile söyleme gereği
    duymuyorlarmış. 'Verin bize şu ****ü yoksa karışmayız' derlermiş sadece. Zavallı
    ****lerin hayır diyebilecek güçleri kalmamış. Hepsi birer birer can
    veriyorlarmış aslanların pençesinde. Boz Öküz de aralarında olmak üzere bir kaçı
    kalmış en sona. Ne oldu bize ne zaman kaybettik bu harbi aslanlara
    karşı oysa ne kadar da güçlüydük? diye sormuş biri
    Boz Öküz'e

    'Biz' demiş Boz Öküz gözleri nemli ve sesi pişmanlıkla

    titreyerek :
    - 'Sarı Öküzü verdiğimiz gün kaybettik bu harbi...'
     

Sayfayı Paylaş