1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Nebiha Muradi - İnat Bu Ya / Umutluyum..

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 9 Temmuz 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL






    gün ortası
    alaca baskısı ağır hayatın
    turnalar çoktan gitmiş
    aklımda kocaman bir ağrı
    yarısı anne, yarısı çocuk

    I. (iç benimle yol hikâyesi)

    evvel zamanlar sığındığım yüzlerden eksiliyorum
    koşuyor -bir belgeselde- ceylân tepelerin ardında
    dönüp bakmıyor
    aklım kalıyor onda
    öyle hızla
    öyle hızla alıyor ki yol
    tozlu heyulasında kayboluyor ömrüm de
    "keşke ben olsam onun yerinde" diyorum
    "ben olsam"

    içimde bir sürü ben
    "vakit yok" diyorlar
    "doldur mataranı
    kaçacağız bu kahrolası ucubelikten"
    ne çok seviniyorum
    vaha olacak bir bedevinin ayak izleri
    belki sineceğiz hurma gölgesine
    belki dolacağız kum fırtınasıyla yerin dibine
    bulamayacaklar belki beni bir daha ağlarken annemin eteğinde

    II. (kötülüğe bakış)

    her iz bir başka izin üstünden atlayıp geçiyor
    her yalan öncesini örtüyor
    her iftira sahibinin ağzının sularını yıkıyor
    ve muhatabının canı daha çok acıyor

    boşa akıyor iyilik boş kurnalar misali
    anında kayboluyor sonra
    kötülük öylece kalıyor, girmiyor çıktığı yere

    III. (bir rüya)

    yine sahnede aynı kare
    simsiyah bir karga dolanmış beline kadının
    aklına dolanmış yarasa duruşlar
    gözleri baykuş bakışıyla şehlâ
    atıyor okunu, kayboluyor
    zehirliyor değdiği yeri
    sonra sırıtıyor ustaca mizansen bu ya
    hanidir alışmış
    habire çalıyor ustalıkla maya üstüne maya
    yorulmuyor, usanmıyor da haspa
    "bu defa uslanır belki" demek lüks
    bekleme onda bir nedamet, ya da utanç dolu bir his

    alıyor sonra aklımı sorgular sorgular
    diyorum "yola gelmez pişkin, bırak ilâhi adaletin kollarına
    çekil kenara
    ohh biz böyle iyiyiz"

    n a s ı l s a
    her kötü kendi kötülüğünde boğulur bir gün
    çok beklemeyeceğiz, belki bugün-belki yarın, ama mutlak bir gün...

    IV. (inatla)

    e l b e t
    bu kuraklık serinleyecek
    bu çöl vaha ile dolacak
    ve bir ceylân olacağım ben
    seke seke dolaşırken belki vurulacağım
    annem öpecek yaralı alnımdan
    biliyorum
    şimdikinden daha onurlu, daha naif, daha saf bir kalabalıkta uyanacağım...


    (more pure, more naive, more honoured)




    n e . m

    Nebiha Muradi
     

Sayfayı Paylaş