1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Necati İltaş Şiirleri

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve KıRMıZı tarafından 14 Ocak 2010 başlatılmıştır.

  1. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.183
    Beğenileri:
    4.780
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    377 ÇTL
    Karanlık

    Aydınlığa öfkedir karanlık,
    kinin ve ölümün rengidir.
    Kusar ve kutsar ölümü,
    yaşanılacak günlere karşı.
    Halbuki ölüm, nasıl olsa gelecek,
    önemli olan, aydınlıkta insan gibi yaşamak...

    Aşka düşmandır karanlık,
    bıçak gibi keser,
    gecenin aydınlığını.
    Zemheri olur, dondurur sevgiyi,
    biter sıcak yataklarda aşk...

    Korkuyla beslenir karanlık,
    korkar...korku salar...
    Çarmıha gerer aydınlığı
    Filistin askılarında,
    Manyetonun kablosunda büyür korku,
    kadın ve erkek uzuvlarında;
    canhıraş acıların replikleriyle dolu,
    işkence odalarında...

    Karanlık kindir,
    Sevdaya karşı;
    Gündüzün aydınlığını yırtar,
    Kanatır boydan boya sevgiyi,
    Kirli, keskin ve uzun tırnaklarıyla...

    Namussuzca kurulan tuzaklarda,
    Kahpe faklarında gizlidir,
    Karanlığın kirli ve onursuz eli.
    Mertliğe, dostluğa, sevgiye düşman,
    Yüzü kara, gözü kara, beyni kara...


     
  2. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.183
    Beğenileri:
    4.780
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    377 ÇTL
    Namert sofrası

    Hey Arkadaş!...
    Düşme..
    Ama düşersen;
    Görürsün, aşkın yalan yüzünü,
    Dostlukların ucuzluğunu,
    İhanetin binbir türünü,
    Yalnızlığı,
    Ve ne kadar hızlı yalnızlaştığını...

    Düşme!...
    Ama düşersen;
    Görürsün, arkadaş düşmanlığını,
    Dedikodu bataklığının çirkin yaratığını.
    Akılsızların, nasıl akıl verdiğini,
    Dürüstlüğün, sanki eksiklik olduğunu,
    Düşersen, görürsün,
    Sakın düşme!...

    Düştüğünde;
    Güneş ışığını senden alır mı?
    Soğuk seni dondurmağa çalışır mı?
    Rüzgar sende fırtına mı olur?
    Su tadını acılaştırır mı sende,
    Toprak seni almamazlık mı eder,
    Açmaz mı evin kapıları kilitlerini,
    Tavuk yumurtasını vermez mi sana,
    Sarısını mı alır senden yumurta,
    Kedin,köpeğin saldırır mı düştüğünde sana,
    Kanaryan terk mi eder seni?
    Atın, eşeğin çifte mi atar sana,
    Meyve tadını mı değiştirir sofranda,
    Kalem yazmaz mı elinde,
    Şarkılar, türküler küser mi sana,
    İhanet eder mi sazın telleri,
    Notalar düzen bozar mı düştüğün için,
    Şiirler düz yazıya mı dönüşür, dedikodu gibi...

    Hayır...Hayır...
    Bin kere hayır...

    Sadece dost bildiğin insancıklar,
    İnsan müsvedeleri,
    Ya da, insan rolü yapan "HİÇ"ler;
    Namert sorasında baş köşede oturanlar,
    Ve oturtanlar,
    İhanet tohumuyla doğanlar;
    İşte bunlar...
    Sadece bunlar.

    Hey arkadaş!...
    Düşme!
    Ama, bunları gör...


     
  3. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.183
    Beğenileri:
    4.780
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    377 ÇTL
    Mezopotamya

    Ben Mezopotamya !...
    Asyanın nazlı kızı.
    Bereketin, bolluğun ve sevdaların diyarı...
    Sevgi ve kin,
    Öfke ve hırs,
    Savaş ve barış bende anlamlandı.
    Bende vücut buldu ruh,
    Tarih benimle başladı...

    Özgürlük göbek adımdır,
    Dağlarımda ve ovalarımda,
    Zümrüt yeşilinde
    Ve güneşin sihirli renklerinde,
    Rüzgarın o karşı konulmaz,
    Muhteşem ritminde bir kısrak olur,
    Fıratla yarışır,
    Diclede dinginleşirim..
    Nemrutta kara kartalın kanatlarında
    Tanrılara meydan okurum...
    Eriduda Gılgameş olur,Enkiduyu ehlileştiririm,
    Hammurabi olur 282 ile düzen getiririm...
    Tanrıça İştar benimle aşık atamaz,
    Çünkü özgürlük ve sevdanın pınarı benim..
    Çünkü ben Mezopotamyayım
    Asyanın nazlı ve biricik kızı...

    Güneş;
    Önce
    Ve en güzel bende doğar.
    Yayılır çekinmeden,
    Çırılçıplak dolanır gün boyu
    Ovalarımda, dağlarımda...
    Kah bir kelebeğin kanadında,
    Kah yeni doğan bir kuzunun yanıbaşında,
    Bazen tohuma duran bir çiçeğin tomurcuğunda
    Bazen de İzlonun doruklarında akşamı getirir...
    Vedalaşırken batımda,
    Mor gecede ayın en güzel yüzüne emanet eder beni,
    Ertesi günde buluşmanın sevgi ve coşkusuyla...
    Çünkü ben Mezopotamyayım
    Güneşin ve ayın maşuku...

    İnsanlarım mert ve sevecen,
    Çünkü benim suyumu içtiler,
    Ekmeklerinde,sevgiyle büyüttüğüm başaklarım
    Ayranlarında, sütümle beslediğim,
    Mis kokulu otlarımın tadı var...
    Çünkü onlar benim çocuklarım,
    Ruhları bende bedenlendi...
    Özgür,mağrur ve sevgi dolu....

    En iyi bağbozumları bende olur,
    En iyi şarabı,en tatlı şırayı ben veririm
    Belki de bundandır,
    Benim topraklarımda aşk,
    Sevmek ve sevilmek,
    Şarap tadında olur...
    Bundan değilmi ki;
    Babil Kralı Nabukodonosor,
    Sevdası için Mardinden Şamranlarla
    Şıra akıttı yüzlerce mil aşağılara,
    Bundan değilmi ki,
    İskender Zınnara ;
    Prenses Fahriyye ve Ravza cennet bahçelere,
    Şad Buhari Mardine yerleşir..
    Timur,Kustus,Antonius ve daha nicesi,
    Bu sevdanın peşinde topraklarıma kan bulaştırdılar...
    İhanet ektiler topraklarıma;
    Kelepçe vurdular çocuklarımın gözyaşlarına...
    Dağlarımda ağaç bırakmadılar,çıplak kaldım,
    Utanırım..ele güne karşı,
    Utanırım.. aya, güneşe karşı
    Çünkü ben Mezopotamyayım,
    Asyanın nazlı ve özgür kızı...

    İbrahim bende doğdu,
    Sin Mabedinde aya ve yıldızlara yakarırken doğruyu buldu...
    Zarathustra, Mani ve Yezidiliğe ben ilham oldum,
    İlk Hıristiyanlara ben kucak açtım
    Lorna ve Anastisiupolis ile, İslamın yolunu ben açtım
    Dermetinanda Hacı Kemal,
    Kosarda Hoca İhsan ,Selman-i Pak ve niceleri İslam dediler;
    Moşe Bar Kifo, Hanna Dolabani;
    Hammarada, Deyrulzafaranda, Mor Mihailde Mesih demediler mi?
    Ekmeğim,suyum ve güneşim hepsine yetmedi mi?
    Yetmedi mi? Zeytinim incirim ve narım...

    Utanırım anamdan,kardeşlerimden,çocuklarımdan
    Utanırım güneşten,aydan ve rüzgardan...
    Utanırım,aç yatan bebelerden,dedelerden,
    Utanırım,el kapısında iş dilenen civanlardan,
    İçtiği suya pislik bulaşmış analardan,babalardan utanırım..
    Çünkü ben Mezopotamyayım
    Asyanın nazlı ve mağrur kızı...
     
  4. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.183
    Beğenileri:
    4.780
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    377 ÇTL
    Renkler

    Hayatın kendisidir renkler,
    aşkı, sevgiyi ve kini,
    Güzellik ve çirkinliği,
    bereket ve kıtlığı,
    coşku ve korkuyu,
    şehvet ve duyguyu,
    dostluk ve düşmanlığı anlatır.

    Başağın ekmek sarısını,
    Karın saf ve temiz beyazlığını,
    Doğanın yemyeşil dokusunu,
    Gülün o gizemli kırmızısını,
    Siyahın korku ve öfkesini,
    Mavinin türkü tadını,
    Rahat bırakın...

    Rahat bırakın renkleri,
    Özgürce gelişsin,
    Serpilsin kozalarında;
    Yerlerini alsın renk tayfında gönlünce,
    Dolaşsın gökkuşağı ile,
    Tüm gök ve yeryüzünde...



     
  5. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.183
    Beğenileri:
    4.780
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    377 ÇTL
    Çocuklar

    Çocuklar...Çocuklar,
    Yeryüzünün sevda gülleri.
    Yaşamı anlamlandıran güzeller,
    Sarısı, beyazı, siyahı ve esmeriyle,
    Dağda, ovada, adada, sokakta;
    İster aç, ister tok,
    İster oyuncaklı, ister oyuncaksız,
    İster evsiz,
    Ya da yurtsuz;
    Hepsi ...Ama hepsi,
    Özgür çiçekleridir, Sevgi Bahçesinin,
    Yalnız değilller,
    Yalnız olmadıklarını biliyorlar,
    Çünkü gülücükleri aynı, umutları aynı, sevdaları aynı...

    Zeytin gözlü, boncuk gözlü,
    Ne güzel gülüyorlar...
    Gülücükleri;
    Sevgi dolu, huzur dolu, umut dolu...
    Barış, kardeşlik ve aşk dolu,
    Umudun, hayallerin ve sevginin mimarları...

    Çocuklar...
    İpek sarısı,
    kömür siyahı,
    kıvır kıvır saçlarıyla,
    Yeryüzünün küçük ama zeki insanları...
    Yasaksız, yalansız ve savaşsız ,
    Eğitime değil, öğrenime koşanlar,
    Merak eden ve soran,
    Bakır tellerin değil, fiber optik,
    Abaküsün değil , sibernetiğin,
    klavyenin insanları...
    Bilgi çağının tomurcukları,
    Tek silahları; gülücükleri...

    Adları ne olursa olsun,
    Nerede oturuyor oldukları,
    Renkleri, cinsiyetleri önemli değil;
    Çünkü onlar aynı dili konuşur,
    Gamzelerinde aynı çiçek,
    Gözlerindeki ışık aynı;
    Yasaksız, yalansız, savaşsız,
    Sevgi dolu, aşk dolu, umut dolu...

    Bütün çocuklar kardeştir,
    Aynı kaderi paylaşır,
    Aynı acılara ağlar,
    aynı sevinçlere güler,
    Filler tepişirken ezilen onlar,
    Soygun düzenlerinde aç kalan ,
    Savaşlarda ölen,
    hastalıklarda en çok kırılan onlar.
    Belki de bundandır,
    Çocuklar,
    Kavgayı, savaşı sevmezler...
    Hamasi nutuklar onları etkilemez,
    Ama havada taklabaz bir güvercin,
    Evde sırnaşık bir kedi,
    Sokakta sevimli bir köpek,
    Gülücük yağdırır o küçücük yüzlerine,
    Sevgiyle parlatır gözlerini,
    siyahın, beyazın, sarının ve esmerin,
    Çünkü bütün çocuklar kardeştir...

    Kimisi sokakta,
    Kimisi sırça köşkte,
    Kiminin anasütünden başka lüksü olmasa bile,
    Gülücükleri ortak,
    Gözlerindeki ışık aynı ;
    Kelebekler gibi özgür,
    Yunuslar gibi duyarlı,
    Fırat gibi coşkulu ve yürekli...

    Çocuklar!..
    Ne olur hep öyle kalın...
    Kendinize benzeyin,
    Bize değil...

     

Sayfayı Paylaş