1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Necati Şaşmaz'ın Nefret Ettiği Kelime!

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve Papatya tarafından 28 Ekim 2012 başlatılmıştır.

  1. Papatya
    Meşgul

    Papatya Sözlerimi Geri Alamam.* Süper Moderatör

    Katılım:
    6 Ağustos 2012
    Mesajlar:
    16.311
    Beğenileri:
    5.869
    Ödül Puanları:
    10.980
    Yer:
    Seattle.
    Banka:
    5.580 ÇTL


    Türkiye'nin fenomen dizisi 'Kurtlar Vadisi', 10 yılı devirdi. Türkiye'nin sosyopolitik gündemini ekrana taşıyan dizi ilk günkü heyecanından hiçbir şey kaybetmeden Atv'de yoluna devam ediyor.

    Peki, diziyi ilk günkü heyecanında tutan, popülerliğini yitirmemesine sebep olan sırlar neler? Yeni Aktüel'den Arda Uskan, en az dizi kadar fenomen olan kahraman 'Polat Alemdar'ı canlandıran Necati Şaşmaz'la bu soruların cevaplarını konuştu...

    Bu işe başlarken dizinin böyle bir fenomene dönüşeceğini düşünüyor muydun?

    Düşünüyordum desem yalan olur. Kaliteli bir dizi olacağının, çok iyi yerlere geleceğinin farkındaydım ama 10 yıl bir fenomen olarak devam edeceği aklıma gelmezdi.

    İNTERAKTİF BİR DİZİ

    Üstelik bir de senin ilk deneyimindi oyunculukta...

    Pek birdenbire olmadı aslında. İlk günlerde biraz sessiz ilerledi. O dönem ben başrol olarak tanınan bir yüz değildim ama giderek bu bir avantaja dönüştü. Seyircinin kahramanı kendiyle özdeşleştirmesi daha kolay oldu. Bir de dizi çok alışık olduğumuz güçlü sesler tarafından seslendirildi.

    Bir dizinin 10 yıldır bir numara olmasını nasıl açıklıyorsun?

    Sanırım interaktif bir tarafı var 'Kurtlar Vadisi'nin; seyircisiyle özdeşleşmiş artık. İnsanların sadece çok yakın arkadaşları ile paylaşabilecekleri siyasi ya da günlük düşüncelerinin birçoğunu biz orada açık yüreklilikle söyledik. Bu durum, izleyiciye "İşte benim düşüncem, benim sözüm bu" dedirtti...

    Peki Elazığ'daki çocukluğu nasıl geçti Necati'nin? Yine böyle ağır bir abi miydin?

    Yok, çok haşarı bir çocuktum. İşin garibi fotoğraf çektirmekten hiç hoşlanmazdım. Önce Anadolu'daki her kenti tek tek dolaştım. Sıra dışı bir kararla, okumaktansa gezmeyi tercih ettim... Sonra Avrupa'ya çıktım. Baktılar ki; benden istedikleri adam çıkmıyor, "Hiç olmazsa git Amerika'ya, belki okursun, belki çalışırsın" diye düşünmüş olmalı ailem. Benim de hoşuma gitti; Amerika'da yedi yıl kaldım.

    Sıkıştığın zamanlarda hala babana gidermişsin...

    Tabii, bu rol teklif edildiğinde de gittim. Dizideki 'Ömer Baba' gibidir benim babam. Atacağım her adımda ona danıştım ve faydasını gördüm. Gençliğimde, asilik günlerimde de çok mantıklı cevaplar aldım. Benim anlayabileceğim şekilde anlatıyordu tabii. Söylediklerini algılar ve hayatıma yansıtırdım.

    Peki, bu 'artistlik' işine ne dedi?

    Bana o zamanlar 'artist' deseydin, kavga ederdik... Osman Sınav bana rolü vereceği zaman, sormuş çevreme; "Oyuncu moyuncu de ama sakın artist kelimesini kullanma" demişler. Babam da, "Sevebileceğini düşündüğün bir şeyse yap, yoksa uzak dur" demişti... İçimde varmış demek ki. Bilinmezi aşmak isterim hep. Mesela, Amerika'ya giderken tek kelime İngilizce bilmiyordum.

    ELAZIĞ'DA ÜNLÜYDÜM

    Hayatında hiçbir şey değişmeyecekti, sadece bu işi yapmayacaktın...

    Daha öncesinden tanınmadığımı varsayarsak evet ama ben Elazığ'da oldukça tanınan bir insanım. Kendi çevremde çok küçük çaplı da olsa bir şöhretim var.

    Aile içinde mi?

    Benimki geniş bir aile. Elazığ'da bilinen bir ailenin oğlu olarak arkamdan "Başaramadı" denmesini hiç istemiyordum. "Acaba burada anlatılacakların bir parçası olabilir miyim?" diye düşündüm başta çünkü kalem kardeşimin elindeydi. Anlatılanlar benim de doğru olduğuna inandığım şeyler. Bu işin parçası olmaktan mutluluk duyacaktım zaten. Tabii ki demin söylediğin şöhret meselesi de mutlaka vardır ama bunları da göz ardı etmemek lazım.

    AMACIM ŞÖHRET OLMAK DEĞİLDİ

    Oyunculuğu neden sevebileceğini düşündün?

    Bu işe girmemin sebebi şöhret olmaktan çok, bunu başarabilmek, kendimi aşabilmek duygusuydu. İnsan küçük bir hatayla da şöhreti yakalayabilir. İki gün sonra kalkan diziler de var. Böyle bir riskimiz de vardı.

    11 EYLÜL YÜZÜNDEN TÜRKİYE'YE DÖNDÜM

    Amerika'da ne yaptın?

    Çalıştım ve okudum.

    Ne okudun?

    Turizm... Orada çalışırken gerçekten şok yaşadım; gençlik yıllarımın serseriliğine, o günlerin alışkanlıklarına veda etmek zorunda kaldım. Sonrasında Miami'de bir otel açmayı düşündüm.

    OTEL AÇACAKTIM

    Oteli nasıl açacaktın?

    Ailenden destek aldın mı? Amerika'dayken ailemden destek almadım. Mortgage diye bir sistem var orada; o sistemle 90 yıllık borç alarak yapıyorsun. Kendi yağı ile kavrulacak, küçük bir otel düşünmüştüm. Bunları planlayarak Türkiye'ye veda etmeye geldim. Kesin dönüş değil, kesin gidiş yani ama dönüş günüm tam 11 Eylül'e rastladı.

    11 Eylül senin de kaderini değiştirdi yani...

    Kesin kalış yapmak zorunda kaldım! Bir daha dönemedim...

    Peki, ailen bunca yıl seni finanse edecek kadar zengin miydi?

    Varlıklıydık... Biz hayatımızda yok dememeyi öğrenerek yaşayan bir aileydik ama öyle Türkiye'nin ilk 30 ailesi arasında filan değildik...

    DELİLİK BOYUTUNDA BİR AŞK YAŞAMADIM

    "Bir röportajında ben hiç aşık olmam" demişsin...

    Hayır, öyle bir şey demedim... Bazen röportajlarda yanlış anlaşılıyor ve yanlış yazılıyor. Ben ilahi aşkla dolu olan birinin, mecazi aşka meylinin az olabileceğini söyledim. Zaten tasavvufi bir görüştür. Bunları konuşurken aradan belki bazı cümleler duyulmamış olabilir. O yüzden o sözler benimmiş gibi yazıldı. Orada anlatmak istediğim şuydu; aşk çok zor bir şeydir, 'zehirli sarmaşık' derler, 'demirden leblebi' derler. Ben sıkıntıları anlattım; "Sevmedim, sevmem de" demedim. O delilik boyutunda olan aşkı yaşamadığımı anlattım.

    ANLATACAKLARIMIZIN OYUNCU MAŞASIYIM

    10 yıldır aynı rolü oynamaktan sıkılmadın mı?

    Eğer oyunculuktan gelmiş olsaydım, aynı karakteri oynamaktan sıkılabilirdim çünkü oyunculuktan yetişmiş kişiler idealist bir bakış açısıyla değişik roller oynamak ister. Bense "Bizim anlatacaklarımız var, ben bu anlatacaklarımız içinde bir oyuncu maşasıyım" diye baktım olaya. Sıkılmadım derken, 10 yıldır hayatımla işimin neredeyse iç içe girmiş olmasından bunaldığım zamanlar oldu. Ben Polat'ın içindeki dönüşümlerini yaşatmaya çalıştım ve bunları kendi hayatıma oturtarak kendimi avuttum. Şimdi dizide birlikte çalıştığımız arkadaşlar, "Nice 10 yıllara" diyorlar ama herhalde bundan sonraki dizide ben ancak 'İhtiyarlar Heyeti'nde olabilirim.

    'VADİ'DE 10 YILDA NELER YAŞANDI?

    İlk bölümü 15 Ocak 2003'te yayınlanan 'Kurtlar Vadisi', ilk günkü heyecanıyla yoluna devam ediyor. Yeni Aktüel, 'Vadi'nin 10 yılını mercek altına aldı

    KURTLAR VADİSİ

    SEZON 1

    Ali Candan karakteri, devletin kendisine verdiği yeni görevden dolayı estetik ameliyat olur ve yüzünü değiştirir. Ailesine ve sevdiği kadın Elif'e öldüğü söylenir. Ali yüzü değiştikten sonra Polat Alemdar olarak mafyanın içine sızar. Onu yetiştiren kişi ise Aslan Akbey'dir.

    SEZON 2

    Polat'ın görev icabı da olsa yakınlık kurduğu Çakır'la dostluğu ilerler. Diğer taraftan da Elif'e yakın olmaya, ailesini uzaktan da olsa korumaya çalışır. Aslan Akbey planın kusursuz işlemesi için Polat'ı gölge gibi takip etmeye devam eder. Çakır'ın kardeşi, kumarhane baskınında ölür.

    SEZON 3

    Aslan Akbey'in ölümünden sonra Kurtlar Vadisi'nde dengeler değişmeye başlar. Polat, Aslan Bey'in kendisine verdiği görevin altında yatan nedenleri araştırır. Konsey'de dengeler değişmeye başlar. Aslan Akbey öldürüldükten sonra Polat Alemdar, kendi geçmişiyle ilgili bilgilere ulaşmaya çalışır. Mehmet Karahanlı'nın Polat Alemdar'ın kendi oğlu olduğuna dair şüpheleri netleşir.

    SEZON 4

    Polat Alemdar, Mehmet Karahanlı'nın kasasında bulduğu Kriptex'in sırrını çözmeye çalışır. Dizi, dördüncü sezonuyla ekranlara veda eder. Polat Alemdar ve arkadaşları, görevlerini yerine getirip mafyayı bitirir. Konseyin Halo dışındaki tüm üyeleri öldürülür. Finale Andy Garcia ve Sharon Stone konuk olur.

    KURTLAR VADİSİ PUSU

    SEZON 1

    2005 yılında Kurtlar Vadisi Pusu ismiyle ekrana dönen dizi, iş adamı Çağrı Toros'a yapılan suikastla başlar. Polat, suikastın arkasında, açıklananlardan başka nedenler olduğuna inanır.

    SEZON 2

    Yeni sezon, Polat ve adamlarının ofislerinde patlayan bombanın ardından hayatta kalma mücadeleleriyle başlar. Polat, Alper sayesinde Abdülhey'in kendisine ihanet ettiğini öğrenir.

    SEZON 3

    İskender Büyük ve Polat Alemdar savaşı büyüyerek devam eder. İskender'in arkasındaki güçlerin kimler olduğu da bu sezonda belli olmaya başlar.

    SEZON 4

    Polat Alemdar ve İskender Büyük arasında ipler iyice gerilir. Polat, CIA yöneticisi Aaron Feller'le de mücadele etmeye başlar. Abdülhey, uğradığı işkencenin ardından İskender'in ajanı olur.

    SEZON 5

    Polat Alemdar, eşini ve çocuğunu kaybettikten sonra yüzünü değiştirmeye karar verir. Gladio, örgüte desteğini artırırken, Polat örgütle mücadeleye girer. İhtiyarlar, Polat'ı görevden alır.

    SEZON 6

    Türkiye'ye dönen Pusat, babasının da namını kullanarak Vadi'ye iner. Polat, Aron Feller'i çekiçle öldürür. İzzet, Polat'ın oğlunu kaçırır. Polat çocuğunu bulduğunda artık çok geçtir. Oğlunu kendi elleriyle toprağa verir.

    SEZON 7

    Halen devam eden sezon, Memati'nin düğününde vurulmasıyla başladı. Polat'ın kollarında can veren Memati, 10'uncu yılında diziye veda etti.

     

Sayfayı Paylaş