1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Necmettin Topçu - Gözlerini seviyorum, evet..

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 21 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL




    İnce a’dan Şapkasını İsteyen Kadın: Fragaria Vesca

    En çok, bir denizin güvertesinde kırılırdı kalplerimiz Vesca
    seni orada ne zaman öpsem,
    mandalina kokardı şaraplar.
    her kaçısında adımların uzaklaşan bir atın nal sesleri gibi kızgın
    ve biraz daha paytak.
    sedef sertliğinde geçen soğuğun, incitirdi.
    incinirdi göğüm alabildiğine.
    incinirdi ishak.

    Gözlerini seviyorum, evet.
    ama ben senin en çok cinayet mahalline vuruldum.
    delilleri toplamak için eğilişine,
    yerdeki ayrılık izini silerken çıkardığın gözyaşı sesine,
    ben o tedirginliğe vuruldum.
    üzerimi örtmeleri için bilerek unuttuğun isimsiz aşk mektupları
    savrulurken çoktan uzaklaştığın sokaklarda
    ben en çok, kalbimin yerini biliyor olmana vuruldum.

    İnce a’dan şapkasını istemeye benzemiyor yağmurlar Vesca.
    daha kıvrımında sabahlayacağın yumuşak g’ler var.
    kan kokusu var daha balıkçı düğümü ellerimde.
    ustanın çırağına söylemediği üç sey gibiydin;
    öğrenilmemiş,
    paylaşılmamış,
    ikinci bir fikre yerleşmemiş.
    gittin!

    İsmini bilmediğim şehirlerden,
    ellerime kadar uzuyor şimdi boynundaki floş.
    mevsimler ormanda öpüşüyor.
    hayâl;
    biz de bir sokranın gölgesinde.
    eyyyy gülabdan!
    sen söyle;

    “Neden herseferinde bu kadar çok özleniyor giden? ”

    Oysa kimse kimsenin bir şeyi değil
    herkes hâlâ görünürde münvezi.
    saçların hep dağınık kalacak o şehirlerde Vesca.
    bir cesetin etine saplanmış halde gömüldü
    o çok sevdiğin firketen.

    İnan artık hiç sabah olmayacak
    takunya sesleriyle uyanacak mezarlarından ölüler.
    bir flânel üzerinde devlet tarafından isimsiz bir matbaada basılacak
    açık bırakılmış bir ev telefonu gibi hayata hep meşgul
    hayatı hep meşgul yaşayan gençliğimiz.

    Ellerini seviyorum Vesca,
    ama ben senin en çok yüreğimi söke söke gidişine vuruldum.
    bir hedef tahtası oldum,
    örümceklerin büyüyüp kader olduğu masallarda.
    her masalda bir sindirella var sandım çocuk gibi
    geri aldım şehirdeki tüm saatleri, tüm masalları.
    bir çift kunduraya vuruldum.
    seni benden başka bulabilecek bir prens yokken
    arabanı çeken atların ayağı kırıldı o gece.
    benim de kalbim.
    onlarla birlikte kör bir köşede vuruldum.

    Delikdeşik göğüm,
    sular yükseldi.
    boyum Vesca, adının son harfi kadar.
    yani bize kalan, bozbulanık bir ölüm.
    biraz terkedilmişlik meselesi.

    Tek farkımız,
    sen mezar taşımda “sebeptir” diye adını görünce,
    mezarlığın ortayerinde mutluluktan havaya uçan bir cephanelik / sağ.
    bense, firketeni kullanarak gizliden cennetin kapısını açmış
    başında sarı halkası, elinde liriyle kalpsiz bir adam / ölü.




    Necmettin Topçu
     

Sayfayı Paylaş