1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Neden Beddua Etmemeliyiz?

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve Safir tarafından 24 Nisan 2009 başlatılmıştır.

  1. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Dünya binlerce senedir içindeki canlıları sürekli doldurup boşaltarak ilerleyen büyük bir ulaşım aracı gibi. Milyarlarca insan ve onların sıra dışı hikâyeleri, acıları ve sevinçleri ile yaşanıp ortadan kaybolup gidiyor mu? Hayır. Dinimizin bize öğrettiği en önemli şey, bu dünyada yaptığımız her şeyin hafaza melekleri tarafından amel defterimize sürekli kaydedilmekte olduğudur.

    Kısacık dünya hayatımızı ve yaşadıklarımızı, alelacele gerçekleştirdiğimiz bir market alışverişine benzetebiliriz. Her tarafta kameralar doludur. Her yapılan hareket kumanda odasından izlenmektedir. Her ürünün üzerindeki özel barkot eğer o ürün ücreti ödenmeden dışarı çıkarılmaya çalışılırsa kapıda sahibini fena halde mahcup edebilmektedir.

    Herkes özellikle büyük şehirlerde mutlaka karşılaşmıştır. Çıkıştaki özel elektronik kapıdan çıkan sinir bozucu sesi market güvenlik elemanlarının rahatsız edici, telaşlı koşuşturmaları izler ve hedefteki müşteri kibarca kenara alınır. "Hay Allah, çocuk koymuş!" ifadeleri çoğu kez haklı olsa da o an yaşanan "yer yarılsa da içine girsem" duygusu sahibini haftalarca meşgul edecek kötülüktedir. İşte bunun gibi, son nefesimizde Cenab-ı Hakk'ın varlığı ve birliğine olan şehadetimizi yaptıktan sonra esas dünyaya geçiş yapacağız. Milyarlar, trilyonlarla sene ile bile ifade edilemeyecek olan "ebedi" hayat için 60-80 senelik bu dünya hayatı gerçekten de "iki taşın arasında yapılmış bir alışverişten" farklı değil mi? Efendimiz de zaten dünya hayatının mealen "bir kervanın ağacın altında yaptığı kısa dinlenme kadar" olduğunu ifade ediyor.

    MELEKLER KAYDEDİYOR

    Kur'an'ın ifadesiyle insanın biri sağ tarafında, biri sol tarafında oturmuş iki kaydedici melek (hafaza melekleri) onun yaptıklarını alıp kaydetmektedir. (Kâf Suresi, 17) Hemen bir sonraki ayette ise "İnsan hiçbir söz söylemez ki onun yanında yaptıklarını gözetleyen ve kaydeden hazır bir melek bulunmasın" denmektedir. Günah işlerkenki umursamazlığımızı kırmak için Kur'an bizi şöyle uyarıyor: "Siz günahları işlerken kulaklarınızın, gözlerinizin ve derilerinizin, aleyhinize şahitlik etmesinden sakınmıyordunuz. Yaptıklarınızın çoğunu Allah'ın bilmediğini sanıyordunuz." (Fussilet Suresi, 22)

    Peki, ahirette bu pişmanlık duygusunu yaşamamak için neler yapmamız gerekiyor? Tek çare elimizden geldiğince Allah'ın huzurunda olduğumuzu unutmamak, eğer bir günah işlemişsek hemen samimi olarak tövbe etmektir. Bir tatlı sözün, bir sadakanın, her vakit için alacağımız taze abdestin küçük günahları sileceğini unutmamalıyız.

    KUSURLARI ÖRTÜN!

    Herkesin yaptığı iyiliği ve kötülüğü yanında hazır bulacağı günde kişi, kötülükleri ile kendisi arasında uzak bir mesafe bulunmasını ister. Çünkü kişi, tüm gizli-açık günahlarıyla orada zor durumda kalacaktır. Ama burada mü'min kardeşlerinin şahsi günahlarını araştırmayan hatta bir şekilde bu günaha şahit olsa bile onu örtmeye çalışanlar, o gün orada mahcup edilmeyeceklerdir. Nitekim Cenab-ı Hakk'ın Settar (örtücü) isminin manası bize bunu öğütlemektedir.

    "Her kim bir Müslüman kardeşinin ayıp ve kusurlarını, kimsenin görmediği ve görmesini istemediği şeylerini örterse, Allah da kıyamet gününde onun ayıplarını örter. Her kim müslüman kardeşinin meydana çıkmasını istemediği bir şeyini ortaya çıkarır ve dile getirirse; Allah da onun ayıplarını, kimsenin bilmesini istemediği hallerini meydana çıkarır. Bu suretle kendi evi içinde de olsa onu rezil eder. Müslüman kardeşinin ayıplarını örten, bir ölüyü diriltmiş gibidir." (Müslim, Birr, 58) hadisi de bize bu hakikati anlatmaktadır.

    Dilini bedduaya değil hayır duaya alıştır

    İnsan çoğu kez değerlendirmelerinde dikkatli olamıyor. Hatta yanlış değerlendirmelere girebiliyor. Mesela, bir topluluğun günahlar içinde yüzmesi onlara karşı kötü niyet beslemeyi ve bedduâ etmeyi gerektirmez. Bir mü'min hoşlanmadığı bir manzarayla karşılaştığı zaman onu hayır yolunda değerlendirmelidir.

    Büyük gönül adamı Kerhli Maruf; bir gün, talebeleriyle Dicle kenarında oturmuş sohbet ediyordu... Uzaktan bir kayığın gelmekte olduğu görüldü. Kadınlı erkekli bir grup içmekte, saz çalmakta ve şarkı söylemekteydiler. Bu manzara karşısında bir talebe, Maruf'tan rica etti: "Bunlar için beddua buyurun, bir daha böyle kötü harekette bulunmasınlar". Maruf-u Kerhi Hazretleri, ellerini huşû ile kaldırdı: "Yâ Rabbi! Sen bu kullarını dünyada sevindirdiğin gibi ahirette de sevindir."

    Talebeler şaşkın bir şekilde birbirlerine bakarken birisi cesaret edip sordu: "Efendim, ettiğiniz beddua değil, en güzel duâ. Nasıl oluyor bu? "Kerhli Maruf şu cevabı verdi: "Eğer Hak, bunları affedip cennetine alırsa size ne ziyan gelir?" Evet, insan ağzını bedduaya değil hayır duaya alıştırmalı. Mümin, hayırlı olmalı, hayır söylemeli, hayır yolunda olmalı.


    Alıntı
     
  2. Gizemli Cadi

    Gizemli Cadi Forum Gururu

    Katılım:
    17 Mart 2009
    Mesajlar:
    2.531
    Beğenileri:
    24
    Ödül Puanları:
    1.880
    Meslek:
    Öğretmen diyolar bana sıradışı olsamda
    Yer:
    Cadilar FAN Klüp
    Banka:
    7 ÇTL
    Kötü düşünce ya da sözün bir gün insanın kendisine döneceğine inanıyorum..iYİLİĞİN de aynı şekilde..Bir de çocuk yetitiriken bu konuyla karşılaşmanız olası onu da şu yöntemle çözmüş bulunuyorum..Sevap yazan melek tükenmez kalemle deftere yazdığını günah yazan meleklerin kurşun kalemle yazdığını en kısa sürede doğru yolu bulursa onu silineceğini ve tükenmez kalemle sevaplar bölümüne yazacağını anlattığınızda çok işe yaradığını gördüm..En azından benim çocuğum da..
     
  3. hayelgözlüm

    hayelgözlüm Katılımcı

    Katılım:
    24 Nisan 2009
    Mesajlar:
    220
    Beğenileri:
    8
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    1 ÇTL
    benim en büyük korkularımdan biri beddua almak ve beddua etmektir.bunu hepimiz bilirizki egenin de dediği gibi iyilikte kötülükte mutlaka sahibine döner.zamanla çok kızdığım çok kırıldığım hatta belkide o anda nefret ediyorum dediğim insanlar olmuştur.her ne kadar kinci biri olmasamda bi kızgınlık anında içimden geçtiği olmuştur ama o anlarda bile beddua etmem hep allaha havale ederdim ama gecenlerde bı yazı okumuştum ordada allaha havale etmenin bile kötü olduğundan bahsediyordu şu anda hatırlamıyorum tam olarak ne olduğunu ama bulursam konuyu sizlerle paylaşacam.mümkün olduğunca beddua etmeyelim kötülüğe bile iyilikle karşılık verelim.ha bu dünyada karşılığını alamassak bile öbür dünyada ahirette emin olunki karşılığını alacaz.bu dünya yalan olduğu kadar çok da acı.paylaşımın çok güzeldi arkadaşım seninde emeğine sağlık.
     
Benzer Konular:
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş