1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Neden ben..?

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve zevzek tarafından 19 Ekim 2009 başlatılmıştır.

  1. zevzek

    zevzek zevzek® Özel üye

    Katılım:
    21 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    518
    Beğenileri:
    10
    Ödül Puanları:
    630
    Yer:
    istanbul
    Banka:
    19 ÇTL
    1968’de Amerika açık,


    1975’de ise Wimbledon şampiyonu olan ilk siyahi tenisçi Arthur Ashe,


    1988 yılında kan nakli sırasında Aids’e yakalanır.

    Efsanevi tenis oyuncusu Ashe’e Dünyanın her köşesindekihayranlarından mektuplar yağar.

    Hayranlarından biri şöyle sorar;

    “Neden Tanrı böyle kötü bir hastalık için seni seçti?”

    Arthur Ashe hayranına şu cevabı yazar;

    “Tüm dünyada 50 milyon çocuk tenis oynamaya başlar.

    5 milyonu tenis oynamayı öğrenir.

    500.000’i profesyonel tenisi öğrenir.

    50.000’i yarışmalara girer.

    5.000’i büyük turnuvalara erişir.

    50’si Wimledon’a kadar gelir.

    4’ü yarı finale, 2’si finale kalır.

    Elimde şampiyonluk kupasını tutarken Tanrı’ya ‘neden ben’ diye hiç sormadım.

    Ve bugün sancı çekerken ‘neden ben’ diye sormalı mıyım?”

    Bu hikâyeyi bilenler olduğu kadar bilmeyenlerde vardır.

    Çok sevdiğim bir yakınımın akciğer kanseri olduğunu öğrendiğimde çok üzüldüm.

    Ne yazık ki bu gibi durumlarda yapacak hiçbir şeyi olmuyor insanın.

    Babamı da kanserden kaybettiğimde, “neden” diye sorduğumu hatırlıyorum.

    Babam ölüm döşeğinde bile son derece vakur durarak ve bu hastalığın “yaşaması gereken son deneyim” olduğunu söyleyerek bana bir kez daha hayat dersi vermişti.

    Bu hikâyeyi duyduğumda belki de bu yüzden çok etkilendim ama bu hikâye sadece hastalıklar için değil, başımıza gelen her şey için hatırlamamız gereken bir anektot.

    Başarılarımızda ve başımıza iyi şeyler geldiğinde gerçekten de “bu neden benim başıma geldi” diye sormayız hiç birimiz.

    O zaman acı çektiğimizde “neden ben” diye sormalı mıyız?

    Yasemin PULAT
     
  2. Safir
    No Mood

    Safir Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.205
    Beğenileri:
    264
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    151 ÇTL
    Başarılarımızın kendimize ait olduğunu zannettiğimiz, başımıza gelen kötü şeylerinse bizden kaynaklı olmadığını düşündüğümüz bir yanılsama içindeyiz. Halbuki hayat dediğimiz iyisi ve kötüsüyle bir sınavdan ibaret. Sorular bildiğiiz yerlerden çıktığı kadar bilmediğimiz yerlerden de çıkacak. Zor durumlarda mızıkçılık, hiçbir şey kazandırmıyor.
     
  3. jeriko

    jeriko Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Kasım 2008
    Mesajlar:
    5.268
    Beğenileri:
    49
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    657
    Yer:
    Anadolu (bu kadar ayrıntı iyi)
    Banka:
    314 ÇTL
    Çok güzel ibretlik bir yazı.Teşekkürler paylaşım için.
     

Sayfayı Paylaş