1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Neden sual etmek geliyor, geçmişin izleri silinmiyor!

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 22 Temmuz 2011 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Erkek
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL
    Neden sual etmek geliyor, geçmişin izleri silinmiyor!













    Gel
    Ne sen sormuş ol
    Ne de ben anlatayım bu kederimi

    Sen
    Geleceğin umud-u şevki
    Yüreklerin hasreti sürurun adresisin

    Nesiller
    Hoyratça harcanıyorlar
    Nefisler ne desise kuruyor, kandırıyor

    Tüketim
    Ve keyfiyet açıkça şırınga ediliyor
    İrade zafiyeti hal ekseni elan öteleniyor

    Alafranga
    Asırlardır zihinlere tetikleniyor
    Adamlık alt kültür olarak şimdi anlatılıyor

    Örfü
    Hassasiyet ve cehalet adına
    Milli haslet hamaset namına damgası yiyor

    Millet
    İlletler içinde nimet umut ediyor
    Millet içinde ayrışan bereket duasına çıkıyor

    Folklor
    Hangi dansın güdümünde eriyor
    Göbek atmak sıradan maharet telakki ediliyor

    O kızlar ki
    Ar ve edepleriyle ancak nurlar
    Edep yok olunca kepazeliği nasıl soluyacaklar

    Alkışlar
    Gelen gidene tempo tutarlar
    Zaten bir duruşun sahibi olsalar işlerini yaparlar

    Geceden
    Sabaha denk densiz eğlenceler
    Kim kimin derdinde haram bahane olunca ne derler

    Millet
    Artık bizarlığı kader sanınca
    Kanaat içinde efkârını soluyunca umutlar hazanlaşır

    Patronlar
    Bir tıraş olmak için yatlarıyla
    Yunan adalarını tercih edince, madur edilen hayıflanır

    Ahmet
    Mehmet, Recep, Tuğçe
    Asgari ücrete mahkûm olup yaşayacak, köleliği başlar

    Vatan
    Toprağını kanıyla koruyanlar
    Kansız, mecalsiz artık kâğıt toplayanlar, ne mahzundur

    Pet şişelerden
    Atılan her şeyden umuda
    Koşuyor, efradı için canla direniyorlar, kim onu anlıyor

    Palazlananlar
    Sabahın körüne denk yarıştalar
    Viski kadehleriyle, kandırılmış flörtleriyle ne rezaletteler

    Aşkın
    Sevginin içine ettiler, arlanmazlar
    Soysuzca nefeslenip gasp ettiler, adamlıktan uzaklaşanlar

    Şekliyet için
    Tekebbürün iflahı için ne dediler
    Nesli zalimce yokluk içinde çökerttiler, hiç önemdemediler

    Yetmedi
    Devletin hazinesizi kemirdiler
    Vatandaşı düşman misali hakir gördüler, yalanla avuttular

    Varislerini
    Sermayenin her çeşidini
    Renklendirip, unvanlarla piyasa edindiler, öteyi sual etmezler

    Devlet
    Kendi içinde millet olmaktan
    Patronların solukları altında kalmayı yeğledi evet ,garip değil mi

    Yıllarca
    Milletin efradının acısını kim dinledi
    Asırlarca inin inim inleterek bilmem ki neden sefilliğe terk edildi

    Hakları
    Ellerinden bilakis çalındı, inancı alındı
    Dört duvar arasında cürümler kim için sıralandı, nefesler anladı mı

    Zindan
    Adamlığa müptela kaldı, can adandı
    Namlu mermiler içinde hiçbir zaman ısınmadı, hakikat adına aklandı




    Mustafa CİLASUN
     

Sayfayı Paylaş