1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Neler yaşandı/ yaşanıyor...

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve alemdar tarafından 6 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. alemdar
    Cesur

    alemdar Öyle bir geçer zaman ki! V.I.P

    Katılım:
    27 Haziran 2010
    Mesajlar:
    2.872
    Beğenileri:
    2.547
    Ödül Puanları:
    6.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    ATAMIZIN ŞEHRİNDEN
    Banka:
    3.952 ÇTL
    Ah ah... Bir tarafta yitik yaşamlar, bir tarafta asılsız ihtamlar, bir tarafta ekmek bulamayanlar, bir tarafta şifa arayanlar, bir tarafta şerefini satanlar, bir tarafta memleketi soyanlar, bir tarafta haksızlığa uğrayanlar, bir tarafta aile kurmaya çalışanlar, bir tarafta boşananlar, bir tarafta asker yolu bekleyenler, bir tarafta doğanlar, bir tarafta ölenler, v.s... Daha çok sıralanacak anlatılacak ve yazılacak şeyler var/ vardır... Tabi bu durum sadece ülkemizde değil, tüm dünyada tüm insanların yaşadığı/ yaşayabildiği şeyler. Elbet iyi şeyler de yaşanmıyor değil... Ama teraziye koyulduğunda o kadar ağır basıyor ki, kötülükler... Elbet iyiliklerde güzelliklerde br gün terazide ağır gelecek... Her söylenen doğrumu? Her söylenen yalanmı? Herkes bir şeyler söylüyor, elbet söyleyecek/ söyleyebilmeli... Düşüncelerimizi dile getirmek anlatmak yazmak elbet güzel, ama adbıyla... Kafalar o kadar karıştı/ karışacak ki, ne bileyim neye kafa yorulacak şaşa kalmış insanlık... Derler ya iyi diyelim iyi olalım. Elbet iyi diyelim iyi olalım da, birazda pratikte de iyi olsak ne kaybederiz. Hep lafta kalmasak... Kendi aramızda tartıştığımız sorun olarak gördüklerimizi birbirine dem vuracağına, üstlerimize dile getirsek/ getirebilsek ya. Gemisini kurtaran kaptan olmasa ya. Aman neme lazım demesek ya. Biraz da empati kurmayı öğrensek ya... Bazı durumlara göz yummak, yarınlarda aynı şeyi/ şeyleri yaşayabileceğinizi unutmaktır. Her insanın başına herşey gelebilir, iyi veya kötü. Bu bazen bizlerin elinde bazen değil. Denir ya, ölmüşle olmuşa çare yok. Evet yok. Ama yaşayana/ yaşayabilene çok çareler var. Birbirini sevmeyi saymayı öğrensek biraz daha ılımlı, merhametli olabilsek. Bazen yazmaktan, konuşmaktan, anlatmaktan başkası gelmiyor elden biliyorum. Ama gelmeli/ gelebilmeli... Herkes taşın altına koysun elini... Her ne konuda olursa olsun. Herkes kendi evinin önünü süpürsün (kapı arkasına değil) o vakit pırıl pırıl olur/ olacak her yer...Ne öfkemizi kontrol edebiliyoruz, ne sevincimizi adam gibi yaşıyoruz, yaşayabiliyoruz. Kime sorsam herkesin derdi birbirinden büyük. Kime sorsam herkesin keyfide öyle. Yardımlaşmanın yok olduğu bu zamanda hava atmak uğruna şampanyaları yerlere akıtanlar, bir giydiğini bir daha giymeyenler, görmezden geliyor el açan ekmeğe muhtaç yaşayanı/ yaşayanları. (Bir anımı anlatmadan geçemeyeceğim. Bir bayim vardı, duşkabin sattığım. Bir gün çek almaya gitmiştim mağazasına. Konumu gayet iyi olan bir kişiydi.(yaşıyor) İçecek bir şeyler ikram etmek istemişti elemanı, bir soda alayım dedim. Tabi o an kendi orada yok onu beklemekteyim. Elemanı abi soda değilde çay versem olmazmı dedi. Dedim yoksa önemli değil. Bir şey diyemedi. Lavabo ya gitmek istedim. Tesadüf bu ya lavaboya giderken, diğer elaman mağazanın diğer tarafında bulunan bayanlara servis etmek için içecekler hazırlıyordu. Hafif tebessümle bakakaldım. Sonrasında sırf merakımdan ya arkadaş dedim elamana biraz önce soda dedik sessiz kaldın. Ama görüyorum ki diğer tarafta bir kuş sütü eksik. Abi dedi çaydan başka bir şey ikram edersek cebimizden ödüyeceğimizi söyledi patron o yüzden biliyorsun bizlerde boğaz tokluğuna çalışıyoruz. Tabi onlar üst tabakadan ve bayan o yüzden serbest değilmi? Gittim bir koli içecek alıp mağazaya bıraktım. Ve selam söyleyin patronunuza diyerek ayrıldım.) Daha çok uzun mesele uzatıp sıkmak istemedim. Neler oluyor bize? Güya kanunlar, yasalar önünde herkes eşit, çifte standart yok. Yılllardan beri tüm dünyada maalesef hepsinin tersi var ve yaşanıyor. İnsanların satıldığı, Zenginin, fakiri kendine köle ettiği, Yaşlı ama zengin olanların gencecik kızları alma hakkını kendinde buldukları ne düzenler yaşanmış/ yaşanıyor. Kim bilir dünyanın kaç yerinde. Bizler sadece kendi yaşamımızdan sorumluyuz belki, ama bu demek değilki duyarsız olalım. Yeri geldimi herkes için yaşamayıda bilelim. Bilmiyorsak öğrenelim. Biraz daha saygı... Herkesin anlatacak, yazacak bir çok şeyi olduğunu biliyorum. Olmalıda zaten. Bilinenler, öğrenilenler, paylaşmadıkça bir hiçtir, değerleri yoktur. Ne mutlu paylaşana, ne mutlu paylaşabilene...
     

Sayfayı Paylaş