1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Neşvan Mahmut

Konusu 'DeNeMeLeR' forumundadır ve Mastor tarafından 25 Mart 2012 başlatılmıştır.

  1. Mastor

    Mastor Sebatkâr

    Katılım:
    8 Mart 2012
    Mesajlar:
    118
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    0 ÇTL
    [​IMG]

    Adım, Mahmut.
    Doğduğum'dan beri buralıyım.
    Kasaba'da ki en dar sokağın ucunda baba yadigarı ' Altı taş üstü Çardak' ta kalırım. Hergün mutlak sallanırım. Kendi rakımı kendim yaparım. Şafak ile kalkar Deniz ana'ya önce teşekkür eder sonra da ağımı sallarım. Ağım'da ağdır hani o da yadigardır. Yakaladığım balıkları satmam soframa katarım. Artanını da heba etmem evelallah kedilere atarım.
    Kasaba'dan dışarı adımımı dahi atmadım ben 53 yıldır buradayım.

    Hiç evlenmedim sadece 1 kere sevdalandım. Onun da bir adı vardı Saliha'ydı.
    Ara ara aklıma düşer yanarım. Gözleri manalı bakardı. 2 Hane'yi dolduruyorlardı. Ailesi oldukça kalabalıktı. Topyekün şehir yoluna düştüler o günden beri yıkılmaya yüz tutmuş evlerinin önünden her geçişte az bi duraksarım. . .

    Her Perşembe mutlaka dağ yoluna doğru çıkarım. Anamı ile babamı ziyarete.
    Hallerini hatırlarını sorar çiçeklerini sularım. Üzerlerinde bir yabani ot dahi bırakmam hepsini yolarım. Cigaramı da önlerinde tüttürmem kasabaya yol alırken sararım. Cigaraya takılmamı hiç sevmezlerdi. Birde Rakıyı çekip çekip Serhoş olduğumu görselerdi Halime vah vah ! Anam oklavayı kaptığı gibi peşime düşerdi. Babam ise oralı olmaz bir kelam bile etmezdi uzun bir süre hiçmişim gibi hareket ederdi. En ağırıda bu olurdu heralde.

    Seni ben evin üst katında kullanmadığım eşyaların arasında buldum. Sedir'in yanında. Yerde ve tozluydun. Sayfaların saman kağıdı sarısın çizgisizsin ve yarın yok.

    İlk defa yazdım rahatladım. Şimdi seni defalarca okurum sevmezsem birkaç kelimeni değiştiririm haberin olsun.
    Beni artık tanıyorsun. Belli olmaz belki bir daha yazarım.
    Çok zamanımı aldın dostumu ılıttım ! Hadi hoşçakal artık. . .


    Neşvan Mahmut. 19 Haziran 1978

    Berat.
     
  2. Mastor

    Mastor Sebatkâr

    Katılım:
    8 Mart 2012
    Mesajlar:
    118
    Beğenileri:
    4
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    0 ÇTL
    [​IMG]

    Merhaba defter kardeş. Merak ettin mi beni. 10 gün oldu değilmi ? Ya oldu, bi 10 gün oldu bir kelam etmeyeli.
    Kızmadın, gücenmedin değilmi ?
    Senin için kalem aldım, tükenmez kalem. 2 uçlu ve üstten basmalı. 1 ucu kırmızı 1 ucu siyah yazıyor.
    Önemli yerleri kırmızı ile belirtiyor, başlık ve tarihleri kırmızı ile yazıyorum.
    Siyahsa kırmızı ile güzel bir ahenk oluşturuyor.
    Simsar Fevziden rica ettim. Kırmadı , " - başım gözüm üstüne. "
    Şehre indiği bir vakit almış, hemen getiriverdi. Hayır. Ne ücreti, teşekkür dahi kabul etmedi.

    -" Bu kolay kolay bitmez, tükenmez diyorlar bunun adına. Epey bir zaman yeter sana.
    Hayır duanı eksik etme üzerimden Mahmut amca, o yeter bana. " sonra el sallayarak uzaklaştı bir hızla.

    - Ama oğul dur bir saniye. . . Pekala hoşçakal.

    Hayda, şaşkın evlat. Benim duamın kabul gördüğü nerede yazar.
    Bu saf Fevzide benden medet umar. Bir hayır duası edeceğiz artık, o zaman beklemeliyim. Dua etmek için erken olsa gerek.
    Çocukken akşamı bekler, yatakta dua ederdim. Hiçbir istediğim olmadı ama bir kere dahi isyan etmedim.

    Bizim ikili hoca'dan sabah ezanını dinler, ardından duamı ederim Fevzi'ye.
    İkili hoca sabah ezanını ayrı bir güzellikte okur, komşu kasabalardan kuşlar bile gelir dinlemeye.
    Bir dal bulur her kuş kendine.
    Yanarda ikili hoca Allah aşkının nâr'ı ile, sabah ezanlarını bir başka okur. . .

    Zamanında atları severmiş, ikili lakabıda oradan gelir. . .

    Kağıt kardeş, yazamadım direkt. Uzattıkça uzattım dolandırdıkça dolandırdım sözleri. . .
    Bugün buraya, Nejdet geldi. Gerçi bilmiyorsun sen, kim Nejdet. ?
    Salihanın Ağabeyi gelir kendi. Benimde çocukluk arkadaşım. Kahveye varmış. Evdedir demişler, yanıma geldi.

    Hayırdır Neje ? Kötü hal yok ya...

    - Hayırdır Mahmut hayırdır. Bizim döküntüler için geldim. Satlığa çıkardık Ev ile Arsaları.
    Ahaliyede bir isteyen olursa diye irtibat adresi verdim.
    Sana uğrayan çok olur, yardımın dokunur bilirim. Bu kağıtta herşey yazar.
    Acele şehre dönmem lazım, nasılsın'a başka bir ara gelirim.
    Haa, çok içiyorsun Mahmut gözaltlarından belli. . .

    Neje gitti. . .

    Karşımda duran Neje, şehre giderken gözleri dolan, dakikalarca sarıldığım Neje değildi. . .
    Konuşması, saçı, bakışları değişmiş. 27 Yıllık Dostum Nejdet, tamamen değişmiş.
    Lacilerde ne yakışmış namussuza. . . Vay Anam vay. . .
    Bu şu demek Kağıt kardeş ;

    O kocaman 2 hanede kimseler olmasada, benim gözümde hayalleri hep evde kaldı. . .
    Yarın o evlere yeni birileri taşınacak, onların gelmesi ile benim hayallerimde beraberinde gidecek.
    Ya, işte öyle.
    Anlatabildim mi defter kardeş, hayallerde gidecek. . .

    Neşvan Mahmut. 30 Haziran 1978 Cuma.

    Berat.
     

Sayfayı Paylaş