1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Nezaket...

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve alemdar tarafından 7 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. alemdar
    Cesur

    alemdar Öyle bir geçer zaman ki! V.I.P

    Katılım:
    27 Haziran 2010
    Mesajlar:
    2.867
    Beğenileri:
    2.544
    Ödül Puanları:
    6.330
    Cinsiyet:
    Bay
    Yer:
    ATAMIZIN ŞEHRİNDEN
    Banka:
    3.934 ÇTL
    Her ne kadar, nezaket desek te bazen insan nezaket sınırlarını fazlasıyla zorluyor / zorlatıyorlar. Yaşamın hangi alanı olursa olsun, hangi inançta, hangi sosyal yapıda olsun, öncelikle insan, insandır. İnsana önce yaradılışdan ötürü, hürmet ve saygı göstermek gerek. Tabiki, bazen değmeyenler çıkıyor ve çıkacakta bunun sonu yok. Tüm görüşlere saygı duymak lazım e tabi duyulmak ta... Kantarın topuzu kaçıyor arada. O topuzu kaçırmamak gerek mazallah... Durumları taraf olarak değil de, gerçekleriyle yorumlamak, tartışmak. Ya da somutlaşmasını beklemek. Eğri yada doğru bir karar mutlaka verilecektir, hangi konu olursa olsun. Hiç bir şey sonuçsuz kalmaz. Sonuçları kendi işimize gelmese de. Her şey de şahsımıza has olacak değil...Çok kızsak ta, üzülsek te bu böyle. Maalesef beş parmağın beşide bir olmuyor. Herkesten aynı hoş görüyüde bekleyemeyiz. Bırakalım kim ne istiyorsa onu yaşasın, onu söylesin, onu dinlesin, onu tutsun... Desteklemediğimiz bir düşünce yapısıda olsa, inanmadığım bir durumda olsa, bu demek değil ki, o durumu kabul edeceğiz. Dinleriz, doğruysa alkışlarız, değilse de. Kendi doğrularıyla başbaşa bırakırız.(Doğrusunu söyleriz kabul ederse) Dikta etmek başka, güzel güzel anlatmak, paylaşmak başka. Ha görüşlerini beğenmediğimizi de aşağalamak yanlış tabi.(Kendisi aşağalamadıktan sonra). Konuşmayı bildiğimiz gibi, dinlemeyide bilsek, bir çok sorun hal olur aslında. En azından hal olma yoluna girer. Bizler sadece güncel yaşantıda, temel ihtiyaçlarımız için alışveriş yapmıyoruz. Fikir alışverişide yapıyoruz. Bir durum, bir konu, bir olay hakkında da istişare de yapıyoruz / yapmalıyız. Bu demek değil ki benim dediğim doğru, senin dediğin doğru. Önemli olan beraberce doruları bulabilmek, paylaşabilmek. Uslubu bozmadan, yermeden... Sakinliğimizi koruduğumuz sürece kendimiz de üzülmeyiz, karşımızdaki kişiyide üzmeyiz. Boş yere gerginlik yaratmamak lazım. Biraz sabırlı biraz hoşgörülü olmamız lazım. Hani hep deniyor ve diyoruz ya empati kurmak gerek. Evet biraz empati kuralım. Sevabıyla, günahıyla herkes kendi bildiğini yaşıyor. Bu demek değil ki, doğrular değişir. Doğrular tektir. Ha eş anlamları da var olduğundan bazen kafalar karışabilir, anlamakta güçlük çekilebilir. Doğruları istesek te istemesek te değiştiremeyiz. Mesala nasıl ki havaya, suya herkesin ihtiyacı var ve bu durum asla değişmez. Bazı durumlar da böyledir. Öyle işimize geldiği gibi değil doğru olduğunu bildiğimiz şeyleri yaşayabilmek en güzeli. Yaşanan maddi manevi zorluklar yeteri kadar bireyleri yoruyor ve bu yorgunluklar üzerine bir durumu tartışmak fazlasıyla şiddete kadar varabiliyor. Oysa bu durumu bile bile hiç bir şeyin üzerine bilinçsizce gitmemeliyiz. Herşeyi kişi kendi bilecek değil elbet, bir bilene sormak lazım denir ya aynen öyle.Neyimiz eksilir sanki birbirimize bilmediklerimizi sorsak, paylaşsak, kompleks yapmadan. Sen ne bilirsin en çok ben yaşadım ben bilirim mantığından biraz uzak kalsak. Elbet tecrübeler yaşadıkça elde edilir. Ama bazende yaşanmışlığın ötesinde bilgi ve deneyim gerekir. Çok yaşamak çok bilmek, az yaşamak az bilmek anlamı taşımamalı. Elbette herkesin tecrübe ettiği, becerikli ,bilgili olduğu çok sayıda durumlar var / vardır. Ağır bedeller ödeyerek te elde edilir, bedeller ödemeden de tecrübeler... Herkes alim, bilgin, filozof, dahi v.s. olacak diye birşey mi var. Tabiki hayır. Herkesi olduğu gibi kabullenmek en büyük erdemlerdendir. Ha nedir, bildiklerini, yaşadıklarını, yeri geldi yaşantını kimle istersen onunla paylaşırsın. Ama toplumu ilgilendireni tüm insanlık adına önemli sayılan / sayılabilecek değerleride bilgimiz dahilinde paylaşmalı. Eleştirilere açık olmalıyız. Herkes aynı görüşü paylaşacak diye bir şey yok, illa takdir edileceğiz diye bir şey yok. Sadece kendi doğrularımızı (doğru olduğuna inandığımız doğrular) paylaşıyoruz, kişilere dikta edeyim, herkes beni beğensin beni dinlesin, benim yanımda olsun diye bir şey yok zaten. Ne olursa olsun, tüm herşeyi, ama herşeyi, sonuna kadar dinlemeden, görmeden, bilmeden asla ve asla rastgele orumlamıyalım ve peşin hüküm vermiyelim. Unutmayalım ki, bir konu hakkında görüş dile getirmek, tartışmak başka, aşağılamak ve sindirmek başka... İnsanların birbirlerini her ne konuda olursa olsun dinlemeleri, her ne konu olrsa olsun bildiklerini söyledikleri, medeni bir şekilde tartıştığı ve sonuca ulaştığı (her zaman sonuca ulaşılamaz) bir dünya dileğiyle. Sen ve şen kalın. EMİ...
     
  2. Çağlayağmur
    Hoşgörülü

    Çağlayağmur ... Süper Moderatör

    Katılım:
    15 Aralık 2010
    Mesajlar:
    15.093
    Beğenileri:
    4.417
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Yer:
    Ankara
    Banka:
    811 ÇTL
    İnsanı insan olarak kabul etmek gerekli öncelikle. O odur bu budur zihniyetine girmeden. Mutlakki karşıt fikirler olacaktır o zaman bu kişiler bizim için öçünün dışına çıkmalı. Empatiyle yaklaşıp anlamaya çalışmalı yok oda olmadı ise kişiyi kendi düşüncesiyle bırakmalı. alemdar tesekkürler güzel anlatmışsın emegine sağlık emi.
     

Sayfayı Paylaş