1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz
Notu Gizle
Yaklaşık 6 ay içinde forumda köklü değişimlerin olacağı bir sürümle karşınızda olacağız. Sistemi test etmek için aşağıdaki adresi kullanabilirsiniz.

http://www.degisim-sanat.com/_xf2/
Notu Gizle
Merhaba Ziyaretçi.

"KIRMIZI" konulu resimler için anketimiz açıldı. İlgili konuya BURADAN ulaşabilirsiniz.

Sizi de ankete katılmaya davet ediyoruz...

Nihat Behram - Ellerin Avucumda İki Ateş Damlası

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve Hazangülü tarafından 3 Mart 2007 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    121
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    995 ÇTL
    ELLERİN AVUCUMDA İKİ ATEŞ DAMLASI

    Çiçeğinde yeni yeni kamaşan zerdalisi ömrümün,
    gülüşümde çekirdeği sertleşmemiş ilk çağlam.
    kızım benim, nazım benim,
    gurbet elde sazım benim,
    yalazlanmış can tanem,
    körpe dalım, bir tanem.

    Sisini, gözlerimin içimdeki dumanı
    seziverdin de sanki;
    acılandın uykunda,
    sızlandın huysuzlandın...
    Dudakların kurumuş, ter içindesin yavrum!
    Kolsuz kanatsız kalmış
    geceden beri başucundayım.
    Çırpınarak anlamını arayan binlerce sözcük,
    kabukları koparılmış yaralar gibi
    uğulduyor beynimde.

    İtiraf etmeliyim ki, yavrum,
    çekip gitse de bir bir
    ekmeğe, özgürlüğe, insanlık ve hayata dair
    içimi dişleyen düşünceler,
    senin bir gülücüğün şimdi
    yaşamam için bana yeter.
    Geceden beri başucundayım..
    İşte, sabaha dayandı gün!
    Aşsız, işsiz, kuruşsuz
    bir ıssız bayırdayım.

    Bebeğim, canımın kıvırcığı,
    boranda, fırtınada sürgün vermiş tomurcuk.
    Üzüm tanem, nar tanem,
    acar yanım, bir tanem..
    Kim kime, dum duma bir tufandayız;
    günlerin ağzında kara bir gül
    dikenleri tenimize dayanmış.
    Ürkütülmüş, sarılmış, acıyla sınanmışız..

    İnim inim uykunda nasıl da yalnız
    yanıyor yüzün yavrum,
    yüreciğin kaşlarında tütüyor,
    ellerin avcumda iki ateş damlası.
    Tutuşmuş rüyaların, sesin duyulmaz,
    kendi kollarımızdan başka
    saranımız yok bizim.

    Yazım benim, güzüm benim,
    yemin olmuş sözüm benim.
    Sana kuş bulmalıyım,
    sana düş bulmalıyım,
    gidip iş bulmalıyım...

    Koynunda çırpınırken böyle çaresiz
    kahrınla tanıştırdın bizi ey hayat
    zehrinle tanıştırdın.
    Alışılmaz bildiğimiz nefrete alıştırdın!
    Onurumuz...
    Senin için sakladığım tek servetim bu yavrum.
    Süt olmaz, aş olmaz, iş olmaz onurumuz.
    Sızım benim, gizim benim,
    gurbetelde izim benim.
    Ateş almış taş altında kalmışız,
    gün olur hesabını sorarız elbet.


    Nihat BEHRAM
     

Sayfayı Paylaş