1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Nihat BEHRAM

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve KıRMıZı tarafından 15 Ekim 2008 başlatılmıştır.

  1. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.187
    Beğenileri:
    4.785
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    387 ÇTL


    Yenilgi

    Ah susuşu o saf yüreğin
    ah, acısı acemi çocukluğun
    düş kırıklığı, coşkudaki bozgun

    Ah yenilginin yorgun kısrağı
    kendi içini kavuran kızgın ateş
    bekleyişe bağlanan umut, tasası haykırışın

    Ah, ardı ardına kenetlenen ölüm
    ah, hıncı sabırla bezeyen sır
    yazmadaki sırması ağlayışın, tırnaklara oturan kan

    Sanki delirmenin eşiğindeyim
    boş bomboş gözlerine gömülmüşüm bir köpeğin
    mısırların süt taneleri, kestanelerin
    bademlerin daha olgunlaşmamış
    suyla susuzluk arası kayganlığında
    aranıp duruyorum kendimi

    Ey yangınlarda patlamaya hazırlanan merak
    ey içimi ekşi sularla çalkalayan baş dönmesi
    ıssız ıpıssız boşluğu aysız gecenin
    ölümle yaşamak arasındaki şerit
    naneler, kekikler, ebegümeçleri
    ve şifalı bulutu kaynar kükürt deresinin
    çekiyor altımdan nemli döşeğimi

    Ah, yürekleri toprağa saplanan arkadaşlarım
    ah, oğlakların, tayların, buzağıların
    acı otlarla kararan damakları
    (akşamları barut kokusuyla dönsem de odama,
    sancısı: çaresiz seyrettiğim ölümün

    Ah, bir kere daha kederliyim
    ah, çılgın bir aşkın kollarında incelen bıçak
    seni öperek bilemeliyim

    Nihat Behram



     
  2. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.187
    Beğenileri:
    4.785
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    387 ÇTL
    Bebek Duası

    bebek seni ay korusun
    yeni doğmuş tay korusun
    rüzgar olsun sana serçelerin sürüsü
    yüreğine sokulmasın acıların birisi

    sevdaların kuyusunda ışıklanıp uyusun
    uyusun da yalım yalım öpüşlenip büyüsün
    büyüsün de sırım sırım yiğitlenip yürüsün

    bebek seni kelebek
    seni sevinçlerin irisi
    seni merak hareket
    gonca veren bereket
    umutların büyüsü
    muştuların sayısı
    seni azı dişleri
    kuzuların düşleri
    seni kırlar seni nar
    ceren ceylan şarkılar
    seni özlemlerin iyisi
    çiçek çiçek kaysılar

    filiz filiz uyutsun
    çağıl çağıl büyütsün
    sana ırmakların köpüğü
    sana kucak kucak yeşillik
    asmaların sürgünü
    yuvadaki üveyik
    ışık olsun yetişsin
    yetişsin de
    şu dünyanın karaları
    yaşamanın yaraları
    yangınların çıraları
    köşe bucak kaçışsın

    bebek sana nişan olsun coşkuların gelini
    koklayasın dileğince yıldızların gülünü
    dar gününde dağlar senin sıkı tutsun elini
    bebek seni hayat
    seni hayat korusun.




    Nihat Behram

     
  3. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    Ellerin Avucumda İki Ateş Damlası

    Çiçeğinde yeni yeni kamaşan zerdalisi ömrümün,
    gülüşümde çekirdeği sertleşmemiş ilk çağlam,
    kızım benim, nazım benim,
    gurbetelde sazım benim,
    yalazlanmış can tanem,
    körpe dalım bir tanem..
    Sisini gözlerimin, içimdeki dumanı
    seziverdin de sanki
    acılandın uykunda,
    sızlandın huysuzlandın..
    Dudakların kurumuş, ter içindesin yavrum!
    Kolsuz kanatsız kalmış
    geceden beri başucundayım..
    Çırpınarak anlamını arayan binlerce sözcük
    kabukları koparılmış yaralar gibi
    uğulduyor beynimde..
    itiraf etmeliyim ki yavrum
    çekip gitse de bir bir
    ekmeğe, özgürlüğe, insanlık ve hayata dair
    içimi dişleyen düşünceler,
    senin bir gülücüğün şimdi
    yaşamam için bana yeter.
    Geceden beri başucundayım..
    İşte, sabaha dayandı gün!
    Aşsız, işsiz, kuruşsuz
    bir ıssız bayırdayım.
    Bebeğim, canımın kıvırcığı,
    boranda fırtınada sürgün vermiş tomurcuk,
    üzüm tanem, nar tanem,
    acar yanım, bir tanem..
    Kim kime, dum duma bir tufandayız;
    günlerin ağzında kara bir gül
    dikenleri tenimize dayanmış;
    ürkütülmüş, sarılmış, acıyla sınanmışız..
    İnim inim uykunda nasıl da yalnız
    yanıyor yüzün yavrum,
    yüreciğin kaşlarında tütüyor,
    ellerin avcumda iki ateş damlası,
    tutuşmuş rüyaların, sesin duyulmaz,
    kendi kollarımızdan başka
    saranımız yok bizim..
    Yazım benim, güzüm benim,
    yemin olmuş sözüm benim;
    sana kuş bulmalıyım
    sana düş bulmalıyım
    gidip iş bulmalıyım..
    Koynunda çırpınırken böyle çaresiz
    kahrınla tanıştırdın bizi ey hayat
    zehrinle tanıştırdın;
    alışılmaz bildiğimiz nefrete alıştırdın!
    Onurumuz:
    senin için sakladığım tek servetim bu yavrum;
    süt olmaz, aş olmaz, iş olmaz onurumuz..
    sızım benim, gizim benim,
    gurbetelde izim benim;
    ateş almış taş altında kalmışız,
    gün olur hesabını sorarız elbet.
     
  4. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    Hapishanedeki Arkadaşıma

    Sevgili kardeşim:
    Belli ki
    gömleğinin yakasında kuruyan ter
    bu bahar
    tarlaların tozunu taşımayacak
    kasketinin gölgesini
    küçük üzümleri andıran gözlerini
    bir selvi yaprağı gibi korumayacak
    Sana
    tomurcuklu bir dal yollamıştım
    bir kaç kitap
    bir kilo portakal
    Ve
    "dostları özlemle kucaklamayı unutma" dizesini
    almadılar
    geçen yaz-hatırlarsın-
    ilk meyvasını veren bir fidandan
    ham zerdaliler toplayıp
    uzun yollar boyunca
    esaret ve zafer üstüne
    marşlar söylemiştik
    yaşadığın günlerin hesabını soranlara
    bildiğin marşları söylemeyi unutma
     
  5. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    Hesapsız Duygular

    Bil ki
    üzgün bırakıp ayrılırken
    caddeler
    kaldırım taşlarıyla örtülmüş uçurumlardır.
    Bilinçsizce mırıldanışta ansızın hatırlanan
    bir şarkı gibidir dönüşündeki haz
    Uzun uzun ağlamak için güdülen hasret
    bazen nelere değmez
    subaşından ürkütülmüş ceylanın
    sekerek kaçarken ırmağa saldığı kader
    sanki süzülüp kalbine gelir
    Yanıp sönen solgun
    ve kararsız ışıkları sehrin
    topraklarda ışıldasa da yıldızlar kadar
    gözlerimde yoğunlaşan anlamsız bakış
    takılıp gölgesine derinliklerin
    uzaklaşır.
    Oysa tayların körpecik kuyruğuna
    parlak yelesine bağlanan kurdela
    huylarını gizlice dizginlemek içindir
    Ve bilmediğim acılar
    yemişine kuşların konmadığı ağaçlar
    sarmaşıklar altında
    Seni birazdan ay batarken anacağım
    fakat unutma ki yaşamak
    sonsuz bir tadla onarıyor
    hırçın bir çocuğun ısırdığı elmayı
     
  6. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    Manastır Kuşçusu

    zor bir nakış gibi işliyorum
    liseyi ve aşkı
    hüzünden bir kanaviçeye
    Üveyikler ibibikler arıyorum
    kandillerle gece çullukları
    bana bir salgını çağrıştıran bıldırcınlar
    lise öğretmenlerinin dolduğu odalardan
    sarı asmalar ürküyor koştuğumda
    kim bilir kuşların öldüğünü
    rüzgar geçerken selviler arasından
    sepetime diken gülleri toplayıp
    annemin güzelliğine üzgün
    kuşlar vurduğumu benim
    çağlalar çaldığımı
    kim bilir hala nasıl süslüyor beni
    o yusufçuk sesleri
    şimdi kumruların angutların kaçıştığı
    çocukların mavi serçeler topladığı
    aile albümünden bir yüreği
    hızla soyunuyorum
    hızla soyunuyorum karanlık koynumdan
    liseli kitaplarımı
     
  7. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    Sürgün

    Uyandırın anamı
    Söyleyin gidiyorum
    Yolumu gözlemesin
    Dönemem belki geri
    Arkadaşlarım duysun
    Kardeşim bunu bilsin
    Söyleyin gidiyorum
    Dönemem belki geri
    Babama haber salın
    Çiçekler onda kalsın
    Sulasın günaşırı
    Dönemem belki geri
    Korulara söyleyin
    Dağlara asmalara
    Baygın çocukluğumun
    Çınladığı kırlara
    Söyleyin gidiyorum
    Dönemem belki geri
    Gelsinler anılarım
    Uğurlasınlar beni
    Sadece sevdiğime
    Söylemeyin duymasın
    O kadar körpe ki kalbi
    Bilmiyor yitirmeyi
    Söylemeyin bu akşam
    Sevdiğim ağlamasın
     
  8. dderya
    Ayyaş

    dderya kOkOşŞ Süper Moderatör

    Katılım:
    29 Temmuz 2013
    Mesajlar:
    11.330
    Beğenileri:
    7.518
    Ödül Puanları:
    11.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Öğrenci
    Yer:
    izmir :)
    Banka:
    91 ÇTL
    Üç Dağa Ağıt

    Açlığın
    çıplaklığın acısı mı genişliyor
    dalları
    meyvaya çağıran rüzgâr mı
    Dalgın bir kuşun ötüşünden
    sevdiğinin kalbine düşen âşık mı
    yağmuru emen toprak mı derinleşiyor
    Yas mı tutmalıyım onurlu ölüme
    halkın gözlerini dolduran çizgilere
    umudu mu çağırmalıyım
    Ah gidiyor işte gidiyor göz göre göre
    sıcak titreyişi varlığını hayata adamışların
    gidiyor
    öfkenin haykırışları
    yasalarıyla gidiyor kahredişin
    zulmün ve iğrençliğin buyruklarıyla gidiyor
    toprağa düşen bakımsız yapraklar gibi değil
    azarlanmış çocukların kederiyle değil
    doğuşun ve sevmenin feryadıyla gidiyor
    ölümü donatan arkadaşlarım
    Ah gidiyor işte gidiyor göz göre göre
    durutarak gündüzleri geceleri
    durutarak adanmışlığı, mertliği, yüceliği
    damıtıp sevdalarına
    neferi toprağa aşılamaya gidiyor arkadaşlarım
    Bulutlar da hafif mi kar taneleri kadar
    özgürlüğün borcu mu ödeniyor
    yaralar mı açılıyor yoksulluğa
    ezilmişliğin isyanı mı sesleniyor
    Ah gidiyor işte gidiyor göz göre göre
    birer rüzgâr uğultusu bırakarak yanan ateşe
     

Sayfayı Paylaş