1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Nikahı Caiz Olmayanlar

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve Suskun tarafından 1 Şubat 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Nikahı Caiz Olmayanlar

    Yirmibes kadını nikâh etmek harâmdır. Bunlara (Mahrem) kimseler denir. Bunlardan onsekizi ebedî mahremdir. Bunların yedisi (Zî-rahm-i mahrem)dir. Yanî kan ile olan, nesebden, soydan akrabâdır:

    Anası ile, ananın, babanın anaları ile, kızı ve oglunun ve kızının kızları ile, kız kardesi ile, kız kardesinin kızları ile, erkek kardesinin kızları ile, hala ve teyze ile evlenmek, ebediyyen, ölünciye kadar harâmdır. Demek ki, bir kadın, babası ile, oglu ile, kardesi ile, amcası ile, dayısı ile ve kardeslerinin ogulları ile hiçbir zemân evlenemez. Bu yedi kisi, soydan olmayıp, süt ile veyâ zinâ ile olursa, evlenmeleri yine ebedî harâm olur.

    Yalnız oglunun süt kardesi olan kız ile ve erkek kardesin süt annesi ile evlenebilir. Hanbelîde, her yasda içen, süt kardes olur. Diger üç mezheb imâmı “rahmetullahi teâlâ aleyhim ecma’în”, ikibuçuk yasından yukarı iken içince, süt kardes olmazlar dedi.


    Nikâh sebebi ile sonradan akrabâ olan dört kadınla da evlenmek ebedî, sonsuz harâmdır. Bir adam, nikâhlandıgı veyâ zinâ etdigi kızın anası ile ve anasının, babasının anaları ile hiç evlenemez. Nikâhladıgı kadın ile vaty olunca, bunun baska erkekden olan kızı ile hiç evlenemez. Babasının ve öz oglunun nikâhladıgı kadın ile, ya’nî üvey anası ve gelini ile hiç evlenemez. Çocuklarının gelinleri ile de evlenemez.

    Bir kadın, üvey babası ile, üvey oglu ile, kayınpederi ve dâmâdı ile hiç evlenemez.

    (Âhıret kardesi) ve (Âhıret anası) ile ve (Tarîkat kardesi) ile evlenmek câizdir. Bunlar, kendi kardesi, kendi anası gibi degildir. Bunların baslarını, saçlarını, görmesi, sohbet etmeleri, bir odada yalnız kalmaları, uzak yola gitmeleri, harâmdır. Hiçbir tarîkatde halâl degildir. Halâl diyen kâfir olur, zındık olur.
    Yedi kadın dahâ vardır ki, bunlarla muvakkat olarak evlenemez. Aradaki sebeb kalkınca, evlenmesi halâl olur. Bunlardan besi, nikâh sebebi ile harâmdır. Bir adam, nikâhladıgı kadının kız kardesleri ile görüsemez ve evlenemez. Nikâhladıgı kadın ölürse veyâ bosarsa, bunun kız kardesi ile, sonra evlenebilir. Bu kızlara adamın baldızları denir. Bu adama kızların enistesi denir. Bu adamın erkek kardesleri, bu nikâhlı kızın kayın birâderleri olurlar. Bu kız da, bunların yengesi olur. Bir kadın, enistelerinden ve kayın birâderlerinden herhangi birisi ile bir odada yalnız kalamaz, bunlarla sefere, meselâ hacca gidemez. Yanî enistesi ve kayın birâderleri bu kadının mahrem akrabaları degildir.
    Bir kadın nikâhında iken, bu kadının halası veyâ teyzesini veyâ kardeslerinin kızını da nikâhlamak harâmdır. Bunlar, süt ile olunca da harâmdır. Hanefî, Mâlikî ve Hanbelî mezheblerinde, vaty sebebi ile nikâh etmesi harâm olanlar, zinâ sebebi ile de harâm olurlar. Sâfi’î mezhebinde ise, zinâ sebebi ile harâm olmazlar. Zinâ etdigi kadını, kendisi veyâ baskaları nikâh ile alabilirler. Amca kızı, dayı kızı, hala kızı ve teyze kızı ve yenge, ya’nî kardes zevcesi (Zî-rahm-i mahrem) degildir. Yanî bu bes kadın, yabancı demekdir. Bunların açık yerlerine bakmak, bası kolu açık iken konusmak, halvet etmek harâmdır. (Halvet), bir evde ikisi yalnız kalmak demekdir.

    Kâfir kadınları ile ve baskasının câriyesi ile de halvet yapmak harâmdır. Bu bes kadın yabancı oldugundan, bunlarla evlenmek câizdir. Harâm degildir. Fekat, bunlardan ilk dördü ile evlenmek tenzîhen mekrûhdur.
    (Kimyâ-i se’âdet)de diyor ki, (Nikâh olunacak kadında bulunması sünnet olan sekiz sıfatdan sekizincisi, kadının yakın akrabâdan olmamasıdır. Hadîs-i serîfde, (Bunların çocukları zaîf, hastalıklı olur) buyuruldu.) Türkçe (Mürsid-ül-müteehhilîn) kitâbında da bunun gibi yazılıdır. Bu dört kadının kızları ile evlenmek, mekrûh degildir. Hazret-i Alî “radıyallahü anh”, amcasının kızını almadı. Amcasının oglunun kızını aldı. Mekrûh olmadı.
    Evlenmesi muvakkat harâm olan yedi kadından altıncısı, müsrik kadındır. Müsrik, kitâbsız kâfir demekdir. Hıristiyanlar, resmlere, heykellere tazîm ediyorlar, secde ediyorlar, yalvarıyorlar. Bunların bir kısmı, ellerindeki bozuk Incîllere, Tanrının Îsâya gönderdigi kitâbdır diyorlar. Îsâ, Tanrının resûlüdür. Onu çok seviyor. Her istedigini yaratıyor. Babanın oglunu çok sevdigi için, Tanrıya baba, Îsâya ogul diyorlar. Kendilerine sefâ’at etmesi için, Îsâya yalvarıyorlar. Bunlara (Ehl-i kitâb) denir. Bunlar müsrik degildir. Hıristiyanların ikinci kısmı, Îsâda ülûhiyyet sıfatları vardır. Babası gibi, her diledigini yaratır. Ebedî, ezelî olarak diridir diyorlar. Böyle inanarak yalvarmaga, ibâdet etmek, tapınmak denir. Böyle inanmaga (Sirk) denir. Böyle inanana (Müsrik) denir. Böyle ibâdet olunan resmler, heykeller, haçlar putdur.
    Komünistler ve masonlar, mürted, budist, berehmen ve mülhidler müsrikdir. Müsrik, müslimân veyâ kitâblı kâfir olursa, bununla evlenmek câiz olur. Bir müslimân erkek ve kız, evlenecegi kimsenin müslimân olup olmadıgını arasdırıp anlaması lâzımdır.
    Müslimân erkegin kitâblı kâfiri, yanî (müsrik) olmıyan, hıristiyan ve yehûdî kadını ve bid’at ehli, mezhebsiz kadını, müsrik olmamıs ise, nikâhlaması câiz ise de, zimmî ile evlenmek tenzîhen, harbî ile tahrîmen mekrûhdur. Müslimân kadın ile evli olanın da, bunları nikâhlaması câizdir. Müslimân kızın ise, müslimân olmıyan erkekle evlenmesi câiz degildir. Evlenmege karâr verirken mürted olur.
    (Nimet-i islâm) da diyor ki (Ehl-i kitâbın nikâhında sâhidlerin müslimân olmaları sart degildir. Bir müslimân, kitâbî olan zevcesini kiliseye gitmekden ve evde serâb yapmakdan men edebilir. Hayz ve nifâs sonunda, gusl abdesti almaga cebr edemez. Tesettür etmesi iyi olur. Müslime üzerine kitâbiyye tezevvüc câizdir.)
    Muvakkat harâm olan kadınların yedincisi, hür kadın ile evli iken, câriye ile de nikâhlanmakdır. Câriye ile nikâhlı iken, hür kadını da nikâhlamak câizdir.
    Bu yedi kadına selâm vermek ve selâmlarına cevâb vermek câiz degildir.
    Baskasının zevcesini nikâh etmek câiz degildir. Kadın bosanmıs ise ve iddet denilen zemân geçinceye kadar beklemis ise, bunu nikâh etmek câiz olur. Iddet bâbının sonunda diyor ki, gâib olan, [yanî uzak memleketde habs, esîr olan] zevcinin öldügü veyâ üç talâk verdigi haberini âdil birinden ögrenen kadın, baskası ile evlenebilir. Hâkimin, doksan yasını dolduran gâibin öldügüne hükm edecegi (Mecelle)nin onuncu maddesi serhinde yazılıdır. (Öldügünü isitip veyâ bosadıgını bildiren mektûbunu alıp, baskası ile evlendikden sonra, birinci zevci gelirse, ikinci nikâhı bâtıl olur [Nimet-i islâm]). Hür erkegin dörtden, kölenin ise ikiden çok kadın nikâhı altında bulundurması harâmdır. Ikinci kadınla evlenmek için, birinci kadından izn almak lâzım degildir. Birinci kadın râzı olmazsa, hattâ kendimi öldürürüm dese de, erkek ikinci kadını nikâhlıyabilir. Fekat, birincinin gönlünü hos etmesi, hattâ hos etmek için ikinci nikâhdan vaz geçmesi iyi olur ve sevâb kazanır. Aralarında adâlet yapamazsa, zulm yaparsa, nafaka bulamazsa, bir evlenmek bile harâm olur. Sî’îler, dokuz kadınla, vehhâbîler on kadın ile evlenmek câiz diyorlar. Hamîdullah, (Islâma giris) kitâbında, burasını da, yanlıs yazmakdadır.
    Zinâdan hâmile kadını vad-ı haml etmeden [dogurmadan] evvel nikâh etmek sahîhdir. Fekat, vad-ı haml edinciye kadar vaty etmek câiz olmaz ve nafakası vâcib olmaz.
    Nikâhdan hâmile olan kadını, vad-ı haml edinciye kadar, nikâh etmek sahîh degildir.
    Zinâ etdigi kadını, zânînin nikâh ve vaty etmesi halâldir ve nikâhdan altı ay sonra olan çocuk onun çocugu olur. Altı aydan önce olursa, bu çocuk bendendir derse, yine onun olur. Zinâ olunmus kadını baskasının, istibrâ etmeden nikâh ve vaty etmesi câiz olur.
    (Zinâ eden kadını, baska erkekler nikâh edemezler) meâlindeki âyet-i kerîme, Nisâ sûresinin üçüncü âyeti ile nesh edilmis ve hadîs-i serîf ile bildirilmisdir.
    Zevcesi zinâ eden kimse, iddet beklemeden bunu vaty edebilir.

    Kaynak : Tam İlmihal Seadet-i Ebediyye
     

Sayfayı Paylaş