1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Niye kalbim sızlar, gözlerden yaş çıkar, içim kan ağlar!

Konusu 'Mustafa CİLASUN' forumundadır ve MustafaCİLASUN tarafından 4 Ağustos 2013 başlatılmıştır.

  1. MustafaCİLASUN

    MustafaCİLASUN Twitter:@mustafacilasun Özel üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    2.164
    Beğenileri:
    729
    Ödül Puanları:
    3.830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Kamuda yönetici- http//www.facebook.com/mcilasun
    Yer:
    Kayseri
    Banka:
    0 ÇTL
    [Linkleri görebilmek için ÜYE olmalısınız!..]










    Nezaretteydim, suçsuz bir ahvalin kadrindeydim
    Kimi dinlesem, kolluk kuvvetinin celalini anlaya bilsem hiç gam olmayacaktı vecdimden
    Apar topar almışlar ve kelepçeyi bileklerime takarak soluk soluğa bırakmışlardı

    Demek ki nefsi müdafaada bulunmam suç telakki edilmiş yapılan şikayetle görevler verilmişti



    Dayak mı yemeliydim, gecenin karanlığında görünmemeliydim
    Dinletemedim, üç kişi saldırmış, kim oldukları dahi anlaşılmadan kavga başlamıştı
    Her ne kadar darp edilen bizzat ben olduysam da şikayet etmedim, el hak merak etmiştim
    Nihayet gücümüz nispetinde ve elimizden geldiği ölçüde korunmaya çalışırken de üzmüşüz



    Memurlar bir şeyler yazdılar, o an ayakta kalmamı sağladılar
    Bir hınç içinde temaşa ediyorlar, şikayet edenleri taltif ederek keyifli bir şekilde ağırlıyorlar
    Boğazım kurumuştu, etrafıma bakındım, bir bardak su aradım, hayli sıkılmıştım oyalıyorlar
    imzala şunu diye emrettiler, ne yazılmıştı bakmama izin vermediler, güvenmiyorsun dediler



    Hay di kalk nezarette kalacaksın diye, ezayı ikram ettiler
    O an ne yapmalıydım pek kestiremiyordum, zihnimin tarumarlığında nefesleniyordum
    Annem, babam duymasınlar istiyordum, biçare adına umut içinde Hakka iltica ediyordum
    Demek ki külli iradeden nasibimiz gün yüzüne çıktı diyerek kendime teselleme getiriyordum



    Nezarethane çok pisti, penceresi demirli, camları kırıktı
    Ne kadar soğuk varsa bizzat bizimle beraberdi, üç beş çulsuz garipler o an yerlerdeydi
    Neydi suçları bilmiyordum, solgun ve bitap hallerini fark ediyordum, uyku halin delerdi
    Sanki kolluk kuvvetleri hâkimdi, diledikleri nispette dayak ve işkenceler bizler için revaydı



    Aç ve susuzluk adına her şey yanımızdaydı, kim zanlıydı
    Hak ve hukuk vesayet içinde soluyanlar içim mi vardı, hakkı gasp edenler zamanıydı
    Yargılama erki ne kadar şeffaftı, birçok yargıcın ihtiyaçlarını dahi zenginlere ısmarlanmıştı
    Heyhat demek bize kalmış, aczi yet içinde bulunmak ibret için sınavmış, çile kime adanmıştı



    Sabaha yakın bir zamandı, polis copuyla içeri daldı
    Nazarları çok manidardı, yargılamadan önce elden geçirmek onlar için sanki vuslattı
    Yerde yatan garipleri tekme tokatla fevkalade bir şekilde hırpaladı, daha sonra bana baktı
    Bir şeyler arıyor, başlamak için fırsat kolluyordu, hayli şişman ve talimsiz olan bir varlıktı



    Copu kaldırdı, vurmak için yeniden suratıma baktı
    O an ve kalbime düşen zamanda hıncım artmış, gözüm karamıştı, konuşmak kalmıştı
    Sakın ha, asla böyle bir şeye yeltenme, şayet zanlıysam dahi hüküm verme dedim durakladı
    Hakkımı bir yerde bırakmam, elimden gelen neyse ardıma koymam diyerek gözlerine baktım



    Vazgeçmişti, gömleğini düzelterek nezaretten çıktı
    Fakat diğer zanlıları öylesine dövmüştü ki, içimin parçalanması neleri yaşatmıştı
    Yıl 1978, sabah nihayet bin sabırla vuzuha ermişti, perişanlık içindeydik yanımıza kar kaldı
    Haydi gidiyoruz diye seslendiler ve bir arabaya bindirerek adliyeye götürdüklerini anladık



    Epey zaman bekledik, nihayet vakti saati gelmiş ki içeriye alındık
    Karşımda hayli yaşlı bir hâkim vardı, adeta uyku halinde ki nazardı, hiç bir şey sormadı
    Kol hareketiyle kolluk kuvvetine demek ki anladığı lisanıyla meramını anlattı, kapı aralandı
    O an suçsuz olduğum anlaşıldı kanaatiyle, mütereddit bir şekilde polise baktım ki alaycıydı



    Cezaevine gideceğiz, şimdi evinizden yatak yorgan alınacak dedi
    İçim kan ağlamıştı, annem ve babama nasıl anlatırdım, içinden çıkılmaz bir hal almıştı
    Ne yapmalıydım, hak ve hukuk adına nelere sahiptim farkında mıydım, umutlar solmuştu
    Bir tarihte yaşanışmış olaydı, aylar sonra beraat ettim, nihayet masumluğum anlaşılmıştı



    Mustafa CİLASUN
     

Sayfayı Paylaş