1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Notanın Doğuşu

Konusu 'Müzik' forumundadır ve _nehir_ tarafından 21 Eylül 2013 başlatılmıştır.

  1. _nehir_
    Avare

    _nehir_ Schrödinger'in Kedisi ♕ Özel üye

    Katılım:
    8 Aralık 2012
    Mesajlar:
    3.777
    Beğenileri:
    4.243
    Ödül Puanları:
    8.980
    Banka:
    827 ÇTL
    [​IMG]

    PİSAGOR
    Müzikte önemli bir yeri olan nota yazısı, 9. Yüzyılın başlarında kullanılmıyordu. Eserler kulak yoluyla kuşaktan kuşağa aktarılıyordu. Bu sırada değişimlere uğruyor ve zaman içinde unutuluyordu.

    Müzikteki notasal düzeni keşfederek yazıya dökmenin ilk temelini Pisagor (pythagoras, M.Ö 530-450) atmıştır. Pisagor, uzun ve yorucu deneyler sonunda, tellerin uzunluklarıyla, çıkardıkları sesler arasında bir oran olduğunu ve bu oranların değerlerini keşfetti. Telin boyu yarısına indirildiğinde sesin oktavına ulaştığını, tel 2/3 üne indirildiğinde sesin beşlisine ulaştığını gözledi.

    Pisagor’un müziğin içindeki matematiği bir demirci dükkânın önünden geçerken keşfettiği rivayet edilir. Demir ustasının demir döverken kullandığı aletlere göre değişik sesler çıkarması Pisagor’un ilgisini çeker, dükkânı kapatarak ustaya çeşitli aletler kullandırır. Çıkan sesleri inceleyip kayıda alır.

    GUİDA
    Pisagor’dan sonra Guida d’Arezzo (990-1050), notalama sisteminde seslerin yüksekliğini kesin olarak kabul etti. 1030 yıllarında, klisede çocuklarla koro çalıştığı sırada, duaları ezberletmek için bir yöntem buldu. Her sesin bir öncekinden daha yüksek başladığı bir halk şarkısı öğretti. Sonra bunu Latince ve dinsel içerikli bir metne çevirdi.

    Elinin parmaklarındaki girinti ve çıkıntılara metnin ilk hecelerini yazdı. Böylece bir gam dizisinin sekiz notası birden sergilenmiş oldu. Arrezzo bu notaları Aziz Johannes Battista ilahisindeki mısraların birinci hecelerinden alarak takmıştır. Yedinci notanın adı uzun zaman B olarak kalmış 13. Yüzyılda Sanete Johannes kelimelerinin baş harflerinden meydana gelen Si adını almıştır.

    İşte o ilahi ve notaların doğuşu:
    Ut queant laxis (sonradan Do olacaktır)
    Re sonare fibris
    Mi ra gestorum
    Fa muli tourum
    Sol ve polluti
    La bıi reatum
    Sa nctre joannes (sonradan Si olacaktır.)


    Bu yöntem tarihte Guido’nun eli olarak anılır. Guido, seslerin birbirine orantısal incelik ve kalınlıklarını göstermek için, her biri ayrı renkte (dizek) porte çizgileri kullanmıştır. Önceki nota benzeri simgeleri, neumaları derleyip belirli bir dizgiye yerleştiren böylece nota ve porte kavramını müzik tarihine getiren kişidir.
     
  2. felsefe_mi

    felsefe_mi ...!... Özel üye

    Katılım:
    14 Kasım 2011
    Mesajlar:
    3.556
    Beğenileri:
    416
    Ödül Puanları:
    3.730
    Banka:
    40 ÇTL
    Bütün felsefeciler deli ise müzisyenler de deli :P
    Biz bulduk :D
     

Sayfayı Paylaş