Nur Zelal - Lâl Masal..

...SAKLI CeNNeT__

♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥
Katılım
6 Tem 2011
Mesajlar
16,299
Beğeniler
84
Şehir
♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
#1






Kendini sınama artık kalbin bir gül gölgesinde kuşkularının yama tutmaz yasını tutuyor şimdi.
Nasıl kırıldı ışığın daha yaz iken
ve daha hazan uzak düşlerin el kapısıyken.

Gözlerinin boşluğunda kelimelerimi harlıyorum.
Gözlerin bir şehrin surlarına dayanmış ceza gibi
şehir düştü düşecek bakışlarındaki yergiye.
Gözlerinden yola çıkıyorum
bir viranenin önünde son buluyor avuçlarımdaki şiir.
Masalların lanetli cadıları bir büyünün ucunu yakıyorlar
ansızın basıyor karanlık
ansızın.

Ah etrafta sinsi bir yokluk
kuyunun dibinden kulağıma kadar gelen bu tekerleme beni yaren kılıyor yoldaşlığına.
Uzaklaştıkça daha keskin
daha uzun bir tiraddır bu.
Yani yokluğun ve yokluğumda
kalenin surlarında yankılanan durmaksızın.

Bir adım atıyorum peşimde düşler huysuz mızmız çocuklar gibi söylenip duruyorlar.
Kim yetim ve öksüz bir iniltiyi böyle pervasız doğurabilir ki?
Kim yüzünden çevirdiği masalın kenarına ilişebilir ki böyle çocuk…
Biliyorum hazinen harap ve o kristal ayna epeydir küskün sana.
Belki ucu yakılmış o mektup ve sedef kakmalı sandıkta duran kurutulmuş nar çiçeği...

Sen yokken bir okyanus çalınırdı kulağıma dudaklarımda peri ıslığı uzanırdım mavi gökyüzünün altına.
Şarkı aynı şarkı olurdu ama her defasında hikayesine yeni bir kahraman eklenirdi
. Sonrası şenlik bayram sonrası çocukça…

Sanırdım ki sadece o gökyüzü ve nağmesinde bir bebeğin uyutulduğu o şarkı varırdı
kalın duvarlarından ayrılık sızan karanlık sarayına.
Böyle çaresizce kapandığında hecelerim kahrının satır aralarına
masalımın mavisi solardı.
Rüzgâr ağdalı bir haykırış olur
kapıların demir tokmaklarından geçer ve gecenin sihrini bölerdi.
Uzak olurdu en fazla gülüşün böyle zamanlarda
uzak ki çalınmamış kuytu bir kalp kadar.

Oysa bir yolculuktu düşlediğim.
Çok kereler bir sonraki bahara ertelenmiş
gecikilmiş o yolculuk.
Sanki kalbimin üstünde taşıdığım bu amansız emanet kıpırdadıkça ömrümü seyreltiyor.

Masalım eksik yolların ıradıkça toprağıma.
Lanetli cadıların insafına terk ettiğin için içimdeki çocuk
yüzünü saklıyor senden.
Gitmek istiyor ama son fırtınada yıkılmış bir köprünün yamacında susuyor şarkı.
Her masalın bir şarkısı olmalı diyor uzak peri
ama karanlık öyle kesif ki.

Gün sürgün gün mavi gökyüzünün altındaki o çocuk yürekte kilitli.
Yüreğindeki hasreti gözlerine yüklemekten bitap
gelemiyor yanına
yanaşamıyor yamacına.

Sana yazıyor kelimelerim
ama imlasına kim bilir kaç kere kara bir kalem mührünü vuruyor.
Gülümsüyorsun sen bazen
masaldan çalınmış kararlılıkla.
O zaman ne lanetli cadılar bulabiliyorlar aşkın izini
ne de içimdeki çocuk şarkısını kesiyor.
Sen gülümsüyorsun ya
masal düş oluyor düşüyor kalbine bir çocuğun.
 

Benzer konular

Top