1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Nurullah Genç Şiirleri

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve Hazangülü tarafından 19 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

  1. Hazangülü

    Hazangülü Forum Onuru

    Katılım:
    7 Haziran 2006
    Mesajlar:
    9.885
    Beğenileri:
    117
    Ödül Puanları:
    4.480
    Banka:
    991 ÇTL
    GÖZLERİNE YAZILMIŞ BİR DESTAN




    Bu şiirde iki göz var
    Biri senin; biri onun
    Senin o karanlık, küf kokulu
    Matem gözlerini terkediyorum

    Biliyorum; saçlarının sarısı
    Gözlerinin yeşiline karışmış
    Biliyorum; sana benzemek için
    Melikeler birbiriyle yarışmış
    Fosforlu ve derin bakışlarına
    Çağlar boyu nice destanlar yazılmış
    Oysa ben görülmedik bir lale yaprağına
    Gökleri kıskandıran bir destan yazıyorum
    Gözlerin değişip kaplasın karanlığı
    Bütün ufukları sarsın gözlerin
    Gene de hep bende kalsın gözlerin


    Kapama gözlerini; karanlıktan korkarım
    Atlılar kaybeder yolunu, hasretimin
    Posta güvercinleri geri dönmez ülkeme
    Yaslı dereler gibi mutsuzluğa akarım
    Kapama gözlerini; karanlıktan korkarım


    Ateşten ve köpükten sıyırıp ellerimi
    Mekanımı gülistan eyleyendir gözerin
    İsyanıyla ihtiras ve gerilim yaşayan
    Kabil’in ruhunu kan eyleyendir gözlerin
    vuslat aşkını Leyla düşürmedi çöllere
    Arzı Mecnun’a hicran eyleyendir gözlerin
    gözlerinde başladı tarihin macerası
    Adem’i Havva’ya ram eyleyendir gözlerin
    Kerem dağlar ardında aradı gözlerini
    Kamber’i bile viran eyleyendir gözlerin
    Ferhat dağları deldi yolunu bulmak için
    Sevmeyenleri giryan eyleyendir gözlerin
    Suların emzirdiği muamma bir çocuğu
    Yedi iklime hakan eyleyendir gözlerin

    Gözlerin göklerinde
    Her yüzyılın başında
    Birer akkor olmuş gözlerin
    Çekip çıkarsam da mısralarımı
    Ben yalnız gözlerinin şairiyim aslında

    Hangi rüzgara verdiysem aşkımı
    Beni alıp yangınlara götürdü
    Muştu beklediğim bütün yelkenlilerden
    Ateş düştü içime


    Yüreğimden fışkıran bir “ah” mıdır gözlerin
    Beni benden koparan “eyvah” mıdır gözlerin
    Bu gözler, o aydınlık o güzel gözler değil
    Yoksa yalancı mıdır, günah mıdır gözlerin
    Ses midir, aynalarda çarpan kulaklarıma
    Kürdili hicazkar mı, segah mıdır gözlerin
    Arif Bey’i Itri’yi ömür boyu inleten
    Nihavend mi, sultan-ı yegah mıdır gözlerin
    Kubbesinde yitirdim zaman duygularımı
    Akşam mıdır, gece midir, sabah mıdır gözlerin
    Ruhumu baştan başa acılarla dokuyan
    Beynimi kurşunlayan silah mıdır gözlerin
    Her köşede zifiri bir silüet bırakan
    Gönül memleketimde seyyah mıdır gözlerin
    Renkler avare; sitem başıboş kuytularda
    Mavi midir, yeşil mi, siyah mıdır gözlerin
    Yoksa yalancımıdır, günah mıdır gözlerin


    Nihan kıldı gözlerin bana kapılarını
    Oysa ben gözlerinden girerdim yüreğine
    Her bakışın bir damla ab-ı zindegan idi
    Hicranlı her gülüşün bin yıllık figan idi
    İçime, soluşundan sonra koyu renklerin
    Birer şirpençe gibi düştü gözbebeklerin
    Feryadıma gök bile bigane değil şimdi
    Söyle, kurtuluşun mu, harabın mı gözlerin
    Gözlerinde mi mehtab; mehtabın mı gözlerin

    çağlayanlar bile hararetlidir
    Buğday başağının açlığıdır ufuklar
    Siperleri aşıklar mı doldurmalıydı
    Zalimler mi
    Neden böyle hıçkırıklı, umutlar


    Beni hangi urganla bağladın gözlerine
    Beni hangi ırmağa karıştırdın yeniden
    Senden kopamıyorum gözlerin var oldukça
    Sensiz yapamıyorum yüzün bahar oldukça
    Gözlerine baktıkça duruluyor yüreğim
    Ölse de, gözlerinden soruluyor yüreğim
    İndirme kirpiğini; tutuşmasın kainat
    Nazar kıl; ferahlasın; kavruluyor yüreğim
    Sensiz küle dönerek savruluyor yüreğim


    Diyorlar ki ağla
    Ağla ki dumanı dağılsın yolların
    Ağlamayı denizlere bıraktım


    Yalnız gözlerindir hayatta kalan
    Uğruna adandığım
    Mahşeri sularla çevirip dört yanından
    Gönlümde sakladığım
    Aynalarda arayıp bulamazken günboyu
    Gölgesinde konakladığım
    Gözlerindir ufkumda dalgalanan

    Rüstem’in kanını döktüm yerlere
    İstanbul’u kuşattım gözlerin için
    Azrail’e koştum siperlerimden
    Gözlerine baka baka dirildim
    Niçin kızıl kıyamettir gölerin bu gün
    Niçin heyelan var eteklerinde
    İsrafil’den işaret mi almışsın
    Yanaklarında mahşer kalıntısı
    Dudaklarında mizan
    Bütün gamlı hüdhüdler Belkıs’le döner sana
    Yıldızlar vuslat için her gece iner sana
    Rengini, gözlerinde kaybolan bilir


    Gözlerin uğrak yeridir bestekarların
    Şairler hüzne dalar yeşil okyanusunda
    Eşiğinde ölümsüz dilenciler
    Gözlerin gecenin intiharıdır

    Sen gözlerine mahkumsun; gözlerin bana
    Ben şiir yazmasam, kim tanır gözlerini
    Geçerken yalnızlık sokağından
    Hangi demirci indirir parmağına çekici
    Hangi berber yanağını keser müşterisinin
    Gözlerine bakmasam, doğar mı güneş


    Gözlerin boşluğa akan bir ırmak değil
    Gözlerin sadece ölmek, yaşamak değil
    Gözlerin tükeniş doruklarında
    Bulunmayanları aramak değil
    Gözerine aşina olduğum günden beri
    Ben artık hır gece sesleniyorum
    Düşe kalka
    Yorgun argın
    Derbeder
    Yapayalnız
    Duruyorum; yanlış anlaşılıyor
    Her hücremde bir inkılab
    Her gönlümde bir mahitab
    Evim harab; ömrüm harab
    Ne ay kaldı, ne de mehtab
    Gök bulanık; ufuk silik
    Gene de mağrur ve dimdik
    Yürüyorum; mezarım oluyorsun ansızın


    Bu son şiir, o küflü gözlerine yazılan
    Bu son mezar kalbimde hicranla kazılan
    Senin gamsız gözlerin kahkahalar atarken
    Benim gözlerim viran; ağlamaya değer mi
    Her cilven bir ıstırab; her nazın kapkaranlık
    Yorgun kuraklığında ıslanmaya değer mi
    Hiç güzel olur muydun gözlerin olmasaydı
    Ateşlere girmeye ve yanmaya değer mi
    Bir kevser ırmağında serinlemek dururken
    Sellerine karışıp bulanmaya değer mi
    Aydınlığın gözleri çağırıyor kalbimi
    Zehir bakışlarınla boyanmaya değer mi
    Gözlerine bir ömür dayanmaya değer mi

    Nurullah Genç
     
  2. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    İLGİLENMİYORUM SENİNLE

    Bunca yıkılmış dağlar üstüne
    Kalbimin kanını buharlaştırdı gözlerin

    Oysa kaç güvercin havalanmıştı içimden
    Konarak pervazlarına gülüşlerinin
    Kaç mermi sıyırmıştı ruhumu
    Acımasız yürüyüşlerinin mevzilerinde
    Dayanmıştım
    Ağlamıştım saatlerce parçalanan düşlerime
    Ta ki sevgilim
    Kızaran bir gök bulutu
    Ölümü
    Bir yıldırımla düşürdüğün ana değin
    Kalbimin haritasına

    Artık ilgilenmiyorum seninle
    Demiştin barut kokan kelimelerle
    Demiştin de hayat ölü bir bıldırcın gibi
    Tutuşup yanmıştı yanan bir tahta içinde
    Tarla küllerle dolu, ortasında yumurta
    Çatladıkça yeniden doğuruyor kanımdan
    Fışkıran harflerle kalbim olan cümleyi:
    Ben ancak bir tarih kitabı kadar
    İlgileniyorum seninle...


    Nurullah Genç
     
  3. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Saatler bitmiyor yapayalnızım
    Gülmek istiyorum,gülemiyorum
    Sensiz olmak mıdır hep alınyazım
    Bilmek istiyorum,bilemiyorum.

    Esirgedin nazlı,hilal kaşını
    Harap ettin çiçek kokan başını
    Yüreğime akan gözüm yaşını
    Silmek istiyorum,silemiyorum.

    Sanki her şey efsaneydi,masaldı
    Ayrılık ruhumu elimden aldı
    Gözlerim yollara takılıp kaldı
    Gelmek istiyorum,gelemiyorum.

    Göğüs germek için acılarıma
    Titreyişlerime,sancılarıma
    Seni bir kez olsun avuçlarıma
    Almak istiyorum,alamıyorum.

    Saçılan bir köpük olmak dilinde
    Boğulmak saçının ince telinde
    Sır gibi sonsuza değin kalbinde
    Kalmak istiyorum,kalamıyorum.

    Unutuyor beni sırlı gözlerin
    İçimde bir yara işliyor derin
    Kulakların,dudakların,ellerin
    Olmak istiyorum,olamıyorum.

    Bölerek uykunu rüyalarına
    O kucak dolusu hülyalarına
    Gece gündüz uçup aynalarına
    Konmak istiyorum,konamıyorum.

    Deli gibi aşık olsa da güle
    Kim acır çöllerde öten bülbüle
    Bir gün alev alev yanıp da küle
    Dönmek istiyorum,dönemiyorum.

    Hıçkıra hıçkıra ağlamaktansa
    Başına karalar bağlamaktansa
    Bu yüreği her gün dağlamaktansa
    Ölmek istiyorum ölemiyorum.


    Nurullah Genç
     
  4. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Daha dokunmadan kurudu irem
    çöllere bir türlü yağamıyorum
    yeni bir koşunun başlangıcında
    biraz deprem sonrası
    biraz şehir hülyası
    bir kalp yangınından geriye kalan
    siyah gözlerine beni de götür
    artık bu yerlere sığamıyorum.

    Pembe uçurtmalar yolladığından beri
    sarardı tiryaki menekşeleri
    sonbaharın tozlu kafeslerinde
    sevgi turnaları yakalıyorum
    turnalar gidiyor;ben kalıyorum
    avareyim,asudeyim,yorgunum
    bilmiyorum neden sana vurgunum
    Erzurum garında banklar üstünde
    uyku tutmuyor karanlıkları
    yitik düşlerimi kovalıyorum
    gölgeler gidiyor;ben kalıyorum.

    Binbir türlü kokuyorsa yaylalar
    siyah gözlerine beni de götür
    baharın koynundan koparıp sana
    ipek bir mendile sardığım yüreğimle
    şehzade gülleri gönderiyorum
    umutlar kalıyor;ben gidiyorum.

    Bütün yelkenlileri,deniz fenerlerini
    kaptanları sorgulayan
    yanından geçen küheylanların
    korku tufanına yakalandığı
    siyah gözlerine beni de götür
    güneş ülkesinden gelen yiğitler
    benzeri olmayan bir dünya kursun
    cellat,ayrılığın boynunu vursun.

    Usul usul intizarı çürüten
    bu hercai diken,bu çılgın arzu
    sürüklüyor imkansız muştuların
    eşiğine gönül vadilerini
    bir ağaçtan düşen yapraklar gibi
    düşüyorum tanyerine
    ya topla yaralı kırlangıçları
    ya da bu vefasız şarkıyı bitir
    özgürlüğe giden tutsaklar gibi
    siyah gözlerine beni de götür.
     
  5. cırcırböcee

    cırcırböcee V.I.P V.I.P

    Katılım:
    13 Haziran 2006
    Mesajlar:
    3.525
    Beğenileri:
    66
    Ödül Puanları:
    2.880
    Banka:
    335 ÇTL
    Havanın dumanlı
    Vaktin dar olduğu bir zamanda
    Bu sözü bir gül gibi bıraktın yüreğime:
    “İçim içime sığmıyor! .”
    Şimdi sana dairim
    Ölesiye tutkulu
    Ölesiye şairim

    Tarihe gömüyorum acıyı ve ölümü
    Yenilgiyi zafer şarkılarına
    Çünkü sen geldin; kumrular geldi
    İçim içime sığmıyor
    Umurumda mı sanki ayrılık trenleri
    Ay tutulması, rasathaneler
    Aşkın değerini düşüren darphaneler
    Başbakanın Amerika evleri
    Umurumda mı sanki

    Sen geldin; çöllere yağmurlar geldi
    Bana göre değil Küba’nın çiçekleri
    Yeni bir skandal senaryosunda
    Şaşkın bir İngiliz prensesinin
    Yıkılan hayalleri

    Bana göre değil kavga
    Uygarlığın kriz noktalarında
    Gurbet kokan bir hayatım var benim
    93 harbinden kalma sokaklarında
    İkindi sonrası sirenler çalar
    Eritir dağların kirli karını
    Susuz bir denizde hırçın dalgalar
    Deler karanlığın kulak zarını

    Sen geldin; vefakâr duygular geldi
    Yakamozlar oynaşıyor sularda
    Benim de sırlara ermek çağımdır
    Buzlar vadisinde bir gelin, sevda
    Sevda benim özgül ağırlığımdır

    Sen geldin; güvertelere
    Umut yükleyip boşaltan gemilerin
    Hindistan cevizi kırdığı kırdığı limanlarda
    Ermiş kaptanlara muhabbet duyan
    Meczup tayfalar geldi
    İçim içime sığmıyor
    Çünkü hem sen geldin; hem bahar geldi

     
  6. Çirkin Kral

    Çirkin Kral Forum Tutkunu

    Katılım:
    4 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.948
    Beğenileri:
    23
    Ödül Puanları:
    1.880
    Meslek:
    Gümrükçü
    Yer:
    istanbul
    Banka:
    62 ÇTL
    bencede ilgilenme boşver:):):)
     
  7. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.187
    Beğenileri:
    4.785
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    387 ÇTL
    Adın Senin

    Saçlarına can veren yıldızlar nerde gülüm
    Hangi ferman dokundu bakışlarına senin
    Belki sahrada değil, şimdi göklerde gülüm
    Taşıyor bulutları gözlerinde, nazenin

    Senin her kirpiğinde bir dervişin ahı var
    Muhteris aynaların eskidiği yerdesin
    Yüzünde en çaresiz devlerin günahı var
    Zamanı sonsuzluğa bağlayan mahşerdesin

    Divan-ı harbe giden yiğitlerin ardında
    Kanayan kitaplara gül götüren yağmurum
    Hüznü bir tabut gibi buluyorum derdinde
    Senin toprağın için çırpınıp ağlıyorum

    Memnû bir zerrin kadar edâlı ve soylusun
    Gamzelerinde nazlı kıvılcımlar gizlenir
    Bağbozumunda bile yediveren boylusun
    Gün olur ki, kalbinde gözlerim filizlenir

    Bu sevda dayanılmaz bir ağıttır zülfünde
    Rüzgarın her bûsesi içimde kurşun olur
    Yıldız kayar, ay susar geceye güldüğünde
    Dağda çiğdem solarken çölde ceylan vurulur

    Ben bu yol ayrımında sensiz olsam ne çıkar
    Kahra göçen kuşların kanatlarında kaldın
    Ölümün gözyaşları bir gün hicranı yıkar
    Tarihe bir sır gibi düşer senin de adın

    Nurullah Genç

     
  8. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.187
    Beğenileri:
    4.785
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    387 ÇTL
    Ankara'dan Ayrılırken Kırmızı

    Ne kadar da güzelmiş akşamleyin ağlamak
    Her gözyaşı damlası bir rüya çeşmesidir
    Böylesine içten mi bakarmış insana gök
    Bulutları karadır unutulmuş bir tenin
    Toprak desen, rengârenk bir yalnızlık, bin umut
    Hıçkırmak, en vefakâr çiçeğin yaprağında
    Bulmakmış o efsunlu yıldızını gecenin

    Kırmızı önce bahar, sonra tahtında ömrün
    Saba Melikesi’nin kıskandığı bir hayal
    Kızılay’da kuşların bembeyaz kanatları
    Karanlık dağıtmasın diye efkârımızı
    İnletir Kocatepe önünde o kırılgan
    Son koşuyu bekleyen doludizgin atları
    Alevdir, Ankara’dan ayrılırken kırmızı

    Nurullah Genç
     
  9. KıRMıZı
    Aşık

    KıRMıZı TeK BaşıNa CUMHURİYET V.I.P

    Katılım:
    22 Şubat 2008
    Mesajlar:
    27.187
    Beğenileri:
    4.785
    Ödül Puanları:
    11.580
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Karmaşıkkk
    Yer:
    TÜRKİYE
    Banka:
    387 ÇTL


    Aşkım İsyandır Benim

    yanarım; öyle bakma yüzüme yağmur gibi
    dağıt kalbini saran hasret bulutlarını
    parlasın gözlerinde sonsuzluk usaresi
    dalgınlık evlerinin en güzel melikesi
    sevemem, tozlu raflar arasına girmeden
    çöllerim kandır benim
    sevemem, karanlığı bir daha devirmeden
    aşkım isyandır benim

    Nurullah Genç


     

Sayfayı Paylaş