1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Nurundandır Bütün Nurlar

Konusu 'Hz. Muhammed (SAV)' forumundadır ve sorumsuz tarafından 23 Mart 2009 başlatılmıştır.

  1. sorumsuz

    sorumsuz Forum Onuru

    Katılım:
    11 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    3.211
    Beğenileri:
    22
    Ödül Puanları:
    2.880
    Meslek:
    ...
    Yer:
    bileyim?
    Banka:
    164 ÇTL
    Sevgiliye



    Mihrabım!...
    Mihrabıma uğra sabâ yeli, huzuruna varıp edeble, selamımı ilet, heceler yarım yamalak, heyecanlar salkım saçak...



    And olsun kuşluk vaktine..., kuşluk vakti onun gönlündeki vahyin ışığıdır, ve ışıklar nurunun âşığıdır.



    Geceye and ederim ki..., onun saçlarını kıskanmaktan gecenin bağrı yanık; gece yarısı hasretle uyanıktır.



    Güneşe and olsun... ondan daha kutlu bir faniyi hiç izlemedi, ve yer ondan daha kıymetli bir hazineyi hiç gizlemedi.



    Ahmed!.. Gönüller gıdası, ruhlar şifası... Gözlerin feri, şerefin
    zaferi... Dudağının değdiği bir güle bin can feda Ahmed, eline değmiş
    bir ele cihanca cihan feda!




    Işığım!



    Göz kırpasıya Burakınla vardığın yere bin yılda
    varamazken berk uran melekler, nasıl aşkına dönmesin zeminler ve
    zamanlar, nasıl tutulmasın burçlar ve felekler. Sen var iken kıblem,
    gök ile yerin arasında hangi varlığa adansın ya emekler, ya hangi renk
    ile iltica etsin dallarına çiçekler? Cemalini gören âşık, görmeyen âşık
    iken nurum, gamzene rüyada olsun ermesin mi tennure kelebekler?




    Günaydınım!



    Tohum versen de bize mahsul olabilseydik, kanat
    olsan da bize katına varabilseydik. Şarkıların ürperdiği şebnem
    avuçlarında Medine rüzgarlarının ışıltılı kumlarınca yanabilseydik,
    sana kanabilseydik. Bir kez olsun aşkınla döktüğümüz gözyaşlarından
    abdest alabilse ve denizine bir kez olsun dalabilseydik, ya denizinde
    kalabilseydik. Himalayalar kadar kara yüzümüzü kara yerlere
    salabilseydik; bağından razıye ve marziye ilhamlar alabilseydik!




    Sevgilim!

    Kutlu gelişine yüz bin selam olsun, sen aydınlık
    içinde aydınlık, sen açıklık içinde açıklıktın. Seninle sevgiler
    sevgili olur, seninle muhâlimiz hâle dururdu. Mühürleri kaldırmada son
    idin sen, can kilitlerini açmada sonuncu, gülümsesen. Seni görenlerin
    güneş düşerdi gözünden, seni sevenlerin ışık yayılırdı yüzünden. Birer
    efsaneydi iki yanağın; hayal ile hatıra eleğim sağmalarıyla karanın ve
    ağın.




    Sultanım!



    Adına altınlar bastıran sultanlar şehirler alırdı,
    şimdi şehirleri düşüyor adınsız sultanların, adını gizli anıyor âşıkı
    nâlanların. Kulluk prangaları çözülünce ayağımızdan, âzâd oldu zülfünün
    zenciri solumuzdan ve sağımızdan. Ashabının kara kerpiçte gözsüz
    gördüğünü, biz cilalı aynalarda yitirdik de yaptık düğünü. Tedavisinde
    hayat bulmuş hekime düşman hasta gibiyiz, mürebbisine kin güden
    çocuklara yasta gibiyiz. İnsanlık güneşe nispet zulmete döndü, balıklar
    suya öfkelendi, kuzgun ete döndü; bahtımız hasrete döndü.




    Hasretim!

    Gümüş tenli Yusufu arayanlar gül teninde Yusuflar ülkesine girdiler; cennet peşinde koşanlar gül cemalinde cennetlere erdiler.



    Körün elinden tutana Haktan yüzlerce ecir vardır! buyurmuştun. Kıyam
    et, tut körlerinin elinden ve İsrafilleyin kıyametten evvel bir kıyamet
    kopar. Yıllar yılı kendi yatağını öpen nehirlerce ak ezeli
    özlemlerimizin yokuşlarına ve öğüt, yine öğüt, yine öğüt aşk
    tanelerimizi değirmenlerinin nakışlarına.




    Övüncüm!

    Ruhlarımızdan kuşluklar geçti, gün geçti... Akşam
    oldu, düğün geçti.. ve gece olmadan, Yesribin güneşi, kerem kıl,
    tüllenen hayallerimize bir huzme bıraksın himmetin, ve artık getirdiğin
    kutsal emanetin kaybolacağından korkmasın ümmetin!. Kalbimizi
    kaydırmadan, bize onu haşre dek bakî kılma ruhsatı ver, ve yalın
    unutuşların poyrazında bırakıp bizi bir başımıza, belleklerimizin
    tereddüt dolu zembereklerinde kıvrandırma, yeter. Gel, son kez ilk
    baharımız ol!. Bu mevsim güller incitilmesin, gamküsarımız ol!..




    Ömrüm!

    Tâhâ ve Yâsîn aşkına...



    Öncesinde senin aşkın yoksa neye yarar ölüm!.
     
  2. zemheri

    zemheri Usta

    Katılım:
    23 Ekim 2008
    Mesajlar:
    742
    Beğenileri:
    11
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    öğrenci
    Banka:
    6 ÇTL
    Çok güzelmiş ya emeğine sağlık.teşekkürler
     
  3. sorumsuz

    sorumsuz Forum Onuru

    Katılım:
    11 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    3.211
    Beğenileri:
    22
    Ödül Puanları:
    2.880
    Meslek:
    ...
    Yer:
    bileyim?
    Banka:
    164 ÇTL
    ben tşkr ederim deger verip okudugun için :)
     

Sayfayı Paylaş