1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Oduncunun Dileği

Konusu 'Çocuk Masalları' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 19 Ocak 2013 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    ODUNCUNUN DİLEĞİ

    (Alman Masalı)

    Çok soğuk bir kış günü oduncunun biri,herşeyin donduğu ormanda odun kesiyormuş.Ağır işten çok yorulan odunucunun baltası birden ağacın gövdesine sıkışıp kalmış.Ne yaptıysa ne ettiyse çıkaramamış.Çok kızmış yordun oduncu.Avazı çıktığı kadar bağırmaya,beddua etmeye başlamış.

    O böyle bağırıp çağırırken ve bütün orman onun sesiyle yankılanırken kalın ağaçlardan birinin gövdesinin yanında yaşlı bir ninecik ortaya çıkıvermiş.

    "Niye ağaçlara ve baltana beddua ediyorsun?Onlar olmasa işini kaybedersin,aç kalırsın!"

    Oduncu çok öfkeliymiş:"Bende onu istiyorum!Böyle hergün rezil olmaktansa işsiz kalayım!Bu kalın ağaçlara hele çok kızıyorum!Dokunduğumda parça parça olsun istiyorum!"

    Ninecik başını sallamış,ama birşey söylememiş.Sonra:"Peki nasıl istersen öyle olsun.Ben bu ormanın perisiyim.Dediğin olacak.Ama memnun olurmusun bilemem."

    Sonra geldiği gibi ansızın ortadan kaybolmuş.Oduncu ise bu işe şaşırmakla birlikte hala kızgınmış.Baltasının sıkıştığı ağaca gidip baltasının sapını tutup çekmek istemiş.Ama birde ne görsün.Baltasının sapı kibrit gibi parçalanıvermiş.Ağaca elini uzatmış.Ağacın gövdesi ortadan dört parçaya ayrılmış!Oduncu çok sevinmiş.

    "Yarın gider büyük bir kızak alırım,öğleye kadar böyle sadece dokunarak dünyanın ağacını toplarım!Sonrada gider pazarda satarım!Zengin oldum gitti"diye sevinmiş için için.

    Ama pek de zannettiği gibi olmamış.Eve gittiğinde yorgun argın bir sandalyeye oturacak olmuş,daha tutar tutmaz sandalye dağılıvermiş.Tahta ev terliklerini giymek için eline alınca terlikler talaş olup dağılmışlar.Olup biteni pek anlamamış oduncu,ama moralini de bozmamış.Karnını doyurmak için dolabı tutmuş.Dolapta on parça olup yuvarlanmış.Artık geriye birtek yatağı kalmış.Hiç olmazsa yatıp dinleneyim diye düşünüp yatağa uzanmış.Ama daha yatar yatmaz,yatak altında bin parçaya bölünmüş.Kalkıp duvara dfayanmış,duvar göçmüş!

    Sonunda bütün ev harabeye dönmüş.Ormana doğru yönelmiş kederli oduncu.Toprağa oturup,yüz yıllık bir meşe ağacına yaslanmış.Ama o koca ağaç öylesine büyük çatırtılarla devrilmiş ki,aklı çıkmış oduncunun:

    "Ben iki elimle ve baltamla odun kesmekten başka bir şey istemiyorum.Baltam sıkışırsa da zararı yok,uğraşır çıkarırım.Ne olur beni eski halime çevirin"diye haykırmış ormanın derinliklerinde.Herhalde ormanın yaşlı perisi o gece oduncuya acımış olmalı kiertesi gün korucu,oduncuyu ormanda neşe içinde ağaç keserken,soğuğa aldırmadan şarkı söylerken görmüş.
     

Sayfayı Paylaş