1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Öfke,Hırs Ve Nefslerinin Kölesi Olanlar..

Konusu 'Okunası Yazılar' forumundadır ve ÇağanCan tarafından 4 Kasım 2012 başlatılmıştır.

  1. ÇağanCan

    ÇağanCan Aktif

    Katılım:
    2 Kasım 2012
    Mesajlar:
    334
    Beğenileri:
    87
    Ödül Puanları:
    830
    Cinsiyet:
    Bay
    Meslek:
    Turizm
    Yer:
    Ankara-Antalya
    Banka:
    32 ÇTL
    Diyojen hayatını sefalet içinde geçirmiş farelere imrenecek kadar yokluklar çekmiştir. O zamanların ünlü filozofu Antistene’den felsefe dersleri almasına rağmen fıçı içinde yaşamını sürdürmüştür. Fıçısından başka bir de çanağı vardır.

    Bir gün çeşmeden avucuyla su içen çocuğu görünce çanağını da kırıp atmış ve “ bu çocuk bana fazladan eşyam olduğunu öğretti” demiştir. Gündüz vakti elinde fenerle Atina sokaklarında “adam arıyorum! Adam arıyorum! Ama bulamıyorum” diye dolaşan bilge adamdır O. Günün hatiplerine “zamanın uşakları” diye hitap eden çok güzel konuşan üstün zekâsı ile herkesi etkileyebilen ünlü filozof hayvanlardan hangileri en vahşidir sorusuna “Dalkavuklar ve insanın gıyabında konuşanlardır” diye cevaplandırandır. ”

    Diyojen “Pek itibarlı bir köpeğim ben!” der muhabbetlerinde. “Ama beni beğenenlerden hiç birisinde benimle ava çıkacak kadar cesaret yok.”Pis yerlerde oturduğu için hakkında ileri geri konuşanlara ise“güneş daha pis yerlere girer ama asla bozulmaz” karşılığını verir.

    Bir gün Büyük İskender fethettiği ülkeleri ziyaretinde Diyojen’ in yaşadığı şehre de ordusuyla sefer düzenlemiş bütün ahali ellerinde güllerle imparatorlarını karşılamışlardır. “Beni tanımayıp bana ve orduma itaat etmeyen kimse kaldı mı ülkede?” sorusuna zamanın ispiyoncusu” efendim size itaat etmeyip huzura gelmeyen bir kişi var!” diye haber uçurmuştur. İskender “vay nasıl olur benim ayağıma nasıl gelmez? “ diye hırslanmış kılıcını kalkanını kuşanıp Diyojen’ in karşısına dikilmiş;
    ”Be hey zavallı be hey zalim! Neden emrime riayet edip huzuruma gelmeyi reddettin?”diye kafa tutmuş Diyojen; hiç istifini bozmadan “sen benim kölelerimin kölesisin senin ayağına neden geleyim ki?” Deyince İskender kılıcını öfkeyle kınından çıkarıp” sen bana karşı mı geliyorsun?”sözüne Diyojen “Bak bak bu öfke işte. Bir zaman ben onun kölesiydim azat ettim kendimden yolladım şimdi sen onun kölesi olmuşsun ben kölemin kölesine baş eğmem!” diye karşılık vermiştir.

    Diyojen sözüne devam eder: “Benim 3 sahibim vardı: biri öfke biri hırs biri nefis bir zaman onlarla vakit geçirip eğleştim baktım olmuyor onları azad ettim kendimden benden gittiler. Bakıyorum sen benim kölelerimin kölesi olmuşsun. Neden sana secde edip ayağına kapanayım ki?”deyince Büyük İskender diz çöküp “ dile benden ne dilersen?” sözünü söylemiş. Diyojen güneşe başını döndürüp asırlardan asırlara dilimize pelesenk olan; “gölge etme başka ihsan istemem!” cevabını işte o zaman vermiştir.”
     

Sayfayı Paylaş