1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Oğlumu İstanbul’a kurban verdim’

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve Fonfe tarafından 4 Ocak 2010 başlatılmıştır.

  1. Fonfe

    Fonfe Katılımcı

    Katılım:
    16 Aralık 2009
    Mesajlar:
    227
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    0 ÇTL
    ‘Oğlumu İstanbul’a kurban verdim’

    Zile basan serseriler tarafından öldürülen 18 yaşındaki Oğuzhan, gözyaşları arasında toprağa verildi

    Çağdaş Ulus / VATAN

    İSTANBUL Esenler’de evlerinin ziline basan serseriler tarafından bıçaklanarak öldürülen 18 yaşındaki Oğuzhan Kuzu, memleketi Giresun’un Bulancak İlçesi Samugüney Köyü’nde gözyaşları arasında toprağa verildi. Köy camisinde öğle namazının ardından kılınan cenaze namazına Oğuzhan Kuzu’nun akrabaları, arkadaşları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Cenaze namazı öncesinde basın mensuplarına konuşan baba Ahmet Kuzu, “Acım büyük. Yıllarca İstanbul’da yaşadım. Ama oğlumu İstanbul’a kurban verdim. Bunun hesabını soracağım. Artık bunun için yaşayacağım. Oğlumu askere gönderecektim. Devlet askerini koruyamadı” dedi. Caminin yanında bir evde cenaze namazının kılınmasını bekleyen anne Nermin Kuzu ise yaşadığı büyük acıya dayanamayıp baygınlık geçirince Bulancak Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Tabutun başından uzun süre ayrılmayan arkadaşları ve dayısı Adem Kuzu da gözyaşı döktü. Oğuzhan Kuzu’nun cenazesi öğle vakti kılanan cenaze nmazından sonra köydeki aile mezarlığında toprağa verildi.
    Bıçakla, tehditle korku salan bu serserilere dur diyen yok

    Oğuzhan’ın yok yere ölümü sokaklardaki tehlikenin ne boyutlara ulaştığını da gün yüzüne çıkardı. İşsiz, güçsüz gençler neredeyse her mahallede kurdukları çetelerle hayatı yaşanmaz hale getiriyor.

    BELLERİNE kendilerinden büyük bıçaklar, silahlar takan bu serseriler, uyuşturucu kullanıyor, hiç suçu olmayan insanları itip kakıyor, yaralıyor hatta öldürüyorlar. Ama kimsenin suç makinesi serserilere dur dediği yok...

    Esenler, serserilere teslim olan Türkiye’deki yüzlerce mahalleden sadece biri... Olaya tanık olanların anlattıkları Oğuzhan’ın bir hiç uğruna öldüğünü ortaya koydu: TEDAŞ’a ait arazinin duvarları dibinde sürekli bir araya gelen Semih A. ve arkadaşları olay günü yine aynı yerde buluştu. Semih A.’nın 926 sokakta oturan bir kızı sevdiğini bilen 8 yaşındaki Zeki, Soner, Murat ve Harun isimli küçük çocuklar, Semih’le dalga geçerek “Leyla seni sevmiyor” diyerek kaçmaya başladı. Korkan çocuklar açık olduğunu görünce Oğuzhan’ın oturduğu binaya girerek kapıyı kapadı.

    Semih A. ve arkadaşları, kapının açılması için bütün daire zillerine bastı. O sırada bina sakinlerinden birkaç kişi cama çıktı. Oğuzhan Kuzu ile zillere basan serseriler arasında ağız dalaşı başladı. Semih A.’nın “Yukarıdan konuşması kolay erkekseniz aşağı gelin” demesi üzerine Oğuzhan, akrabası Yasin Aydın ve Şaban Özkan aşağıya indi. Ağız dalaşı bir anda kavgaya döndü. Oğuzhan, göğsünden ve karnından aldığı bıçak darbeleriyle yere yığıldı. Bu sırada elinden düşürdüğü bıçağı tekrar alan Semih, Oğuzhan’ın sırtına öldürücü darbeyi vurdu.

    “Leyla seni sevmiyor”

    Semih’i kızdıran Soner ise olay günü yaşananları şöyle anlattı; “Duvar dibinde aşık olduğu kıza naralar atıyordu. Biz de kızdırmak için ”Leyla seni sevmiyor “ diyerek kaçmaya başladık. Kapısı açık olan binaya girdik. Kapıyı tekmelemeye başladılar. Aşağıda kavga olmuş. Biz korkumuzdan aşağıya inemedik.”

    Dayısı Fevzi Gökçe, Semih A.’yı adam etmek için çok uğraştığını ancak başaramadığını şöyle anlattı: “Benim yeğenim suçlu ortada bir cinayet var. Üzüntümüzü anlatamam. Kurtlar Vadisi dizisine özeniyor bu çocuklar. Ben yıllardır bu mahalledeyim, eskiden bu tür olaylar yoktu. Şimdi gruplaşmalar olabiliyor.”

    “Hepimiz korkuyoruz”

    Sokak sakinleri bir süreden beri Semih ve çetesinin mahallenin huzurunu kaçırdığını anlattılar. Ahmet Sarı, “Ben 1976’dan beri bu mahallede otururum. Daha önceleri buralar sessiz sakin yerlerdi. Son iki yıldır yaşanmaz oldu. İşsiz güçsüz gençler duvar diplerinde uyuşturucu kullanıp suça karışıyorlar. Sokak çeteleri oluşmaya başladı. Küçük çocukların bellerinde kendilerinden büyük bıçaklar, silahlar var. Yaralama olayları arttı, hırsızlık da öyle. Muhtarın öncülüğünde kaymakamlığa bu olayların önünü alınması için MOBESE kamerası koyun buraya diye başvurduk. Bu çocuklar sürekli burada duvar dibinde içiyor, uyuşturucu kullanıyor. Arabalarımızın yakıtlarını çalıyorlar. Arabamızı sokağa bırakmıyoruz. Sokakta taşkınlık çıkartıyorlar. Polis bunları alıyor. Biraz hırpalıyor, korkutuyor sonra bırakıyor. Çözümü bu değil ki?” diye konuştu.

    Güçlü olduklarını ispatlamak için çeteye giriyorlar

    Cinayetin ardından gözaltına alındıktan sonra serbest kalan Semih A.’nın çetesi...

    Gençlerin neden çetelere dahil olmak istediği sorusunu yanıtlayan Doç. Dr. Armağan Samancı “Aile kontrolü altında olmayan, özellikle toplumun dışladığı, kendini güçsüz hisseden çocuklar, kendilerini daha güçlü hissedebildikleri için bu tür oluşumlar içerisine giriyorlar. Aile ilgisinin olmadığı çocuklarda daha çok yaşanıyor. Aile içinde fiziksel ve duygusal bağın daha yüksek olduğu ailelerde bu oranlar çok düşük. Ailenin ilgisi en temel faktördür. Tinerci ve suç işleyen çocuklara baktığımızda, ailelerin ya fiziksel ya da duygusal olarak birbirlerinden kopuk olduğunu görüyoruz. Ekonomik koşullar düştükçe aile içi ilişkiler de zayıflıyor. Ekonomik koşullar artırıcı bir faktördür. Özellikle fakirlik sınırının altında olan yerlerde çocuklarda bu eğilim daha da artıyor. Bunu engellemek için aile ilgisi çok önemli. Hem duygusal hem de fiziksel bağın güçlü olması lazım. Duygusal bağ derken, aynı evde yaşıyorlardır ama aslında kafa olarak bitmiştir. Fiziksel ayrılık ise tamamen bitmesidir. Türkiye’de boşanma olayları arttı. Boşanma olaylarıyla bu tür olaylar da arttı. Aile ilişkileri en temel faktör.” diye konuştu.

    AYNI MAHALLEDE OTURUYORLAR

    Oğuzhan ve onu sırtından bıçaklayarak öldüren Semih A. Esenler’de komşu sokaklarda yaşıyorlar. Semih A ve kurduğu çete her gün Elektrik idaresine ait arazinin hemen yanındaki duvarın dibinde buluşuyor, uyuşturucu alıyor, naralar atıyor ve önüne gelen herkese sataşıyorlar.
     

Sayfayı Paylaş