1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Öğrenme Nedir? Öğrenme kuramları

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve Suskun tarafından 14 Aralık 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    ÖĞRENME KURAMLARI

    Öğrenme kuramlarına baktığımızda her birinin öğrenmeye farklı bir açıdan yaklaştığını ancak birbirlerini tümden reddetmediklerini görürüz. Öğrenme kuramlarının her biri gerek bakış açısı ile gerekse altını çizdikleri çeşitli kavram ve açılımları ile eğitim bilimine katkı sunmuşlar ve sunmaktadırlar.

    Öğrenme Nedir?


    Sözlükte belli bilgi, beceri ve anlayışlar edinme; yeti ve yeteneklerini geliştirme olarak tanımlanan öğrenme kavramını eğitim bilimlerindeki genel kabul görüşü ile yaşantı ürünü, kalıcı izli davranış değişikliği meydana getirme süreci olarak tanımlayabiliriz.
    Öğrenme ile ilgili tanım ve açıklamalara bakıldığında genelde dikkati çeken bazı noktalar olduğu görülür.

    Yaşantı ürünü olması
    Kalıcı olması
    Davranış değişikliği meydana gelmesi
    Süreç olması




    Öğrenme Kuramlarının İşlevi
    Yeni doğan bir bebeğin yaşamda var olmasını sağlayan şey, onun doğuştan getirdiği emme, tutma gibi refleksleridir. Çocuk büyüdükçe refleksler yavaşça kaybolacak, yerini istemli davranışlar alacaktır. Bir çocuğun yiyecekleri çiğnemesi, tehlikeli şeylerden uzak durması, yetişkinlerle iletişim kurması, okuma yazma öğrenmesi gibi pek çok davranışı tek tek öğrenmesi gereklidir. Bir insan doğduğu andan ölümüne kadar geçen sürede sürekli öğrenen bir canlıdır. Öğrenme nasıl olur? Çatal kaşık kullanma, yazı yazma, okuma, bisiklete binme, âşık olma, arkadaş olma, arkadaşlıkları sürdürme, olasılıkları hesaplama, kuantum fiziği aynı şekilde mi öğrenilir? Tüm bu öğrenmelerin ortak noktaları nelerdir? Bu soruları yanıtlamaya çalışan öğrenme kuramları bulunmaktadır.


    [​IMG]
    1.DAVRANIŞÇI ÖĞRENME KURAMLARI

    Davranışçı kuram, öğrenmeyi, yaşantı ve tekrar sonrasında ortaya çıkan kalıcı izli davranış değişikliği olarak tanımlar ve davranışa odaklanır.
    Davranışçı yaklaşıma göre öğrenme uyarıcıya karşı tepki gösterme sürecidir. Gözlenebilir ve ölçülebilir olanı esas alan davranışçı yaklaşımda üç temel öğrenme süreci tanımlanır.

    Davranışçı Kuramın Temsilcileri
    * Thorndike
    * Watson
    * Pavlov
    * Skinner
    * Guthrie

    Davranışçı Kuramın Temel İlkeleri

    * İnsan ve diğer canlıların öğrenmeleri birbirine benzemektedir.
    * Hayvanların öğrenmesi üzerinde çalışarak insanların öğrenmesi açıklanabilir.
    * İnsanın duygu, düşünme vb. özellikleri doğrudan ölçülemez. Bu nedenle bilimsel olarak incelenemez. Ancak organizmanın gözlenen davranışlarında bir değişiklik olduğunda öğrenmeden bahsedilebilir.
    * İnsan doğuştan hiç bir şey getirmez.
    * Öğrenmede uyarıcı tepki bağı önemlidir.
    * Tüm öğrenmeler aynı basit kurallara göre işler.
    * İnsan zihni doğuştan boş bir levha gibidir.

    A.Klasik Koşullanma
    Klasik koşullanma, Rus bilim adamı olan İvan Pavlov tarafından tanımlanmıştır.
    Pavlov'a göre canlılar doğuştan ya da olgunlaşma yolu ile bazı uyaranlar ve tepkiler arasında doğal bir bağ kurmuşlardır.

    [​IMG]

    Pavlov çalışmasında, köpeği bir deney masasına sabitlemiş ve köpeğin çenesine çıkardığı salya miktarını ölçmeye yarayacak bir donanım yerleştirmiştir. Köpeğe önce bir zil sesi (nötr uyarıcı) vermiştir. Köpek, zil sesine karşı başlangıçta herhangi bir tepki vermemiştir. Köpeğe et (koşulsuz uyarıcı) verdiğinde ise köpek salya (koşulsuz tepki) salgılar. Daha sonra köpeğe zil sesi ve hemen ardından da bir parça yiyecek (nötr uyarıcı ve koşulsuz uyarıcıyı birlikte) vermiştir. Köpeğin yiyeceği gördükten sonra çıkardığı salya (koşulsuz tepki) miktarını ölçmüştür. Önce zil sesi, daha sonra yiyecek verme uygulamasını birçok kez tekrarlamıştır. Köpek zil sesi ile yiyeceği eşleştirmiş ve yiyeceğe verdiği tepkiyi zil sesine de vermeye başlamış, zil sesini duyduğu zaman salya salgılamaya başlamıştır.

    B.Edimsel Koşullanma
    Organizmanın rastlantısal sayılabilecek davranışları içinden uygun görülen davranışların ödül veya ceza uygulanmasıyla pekiştirilmesi esasına dayanır.


    [​IMG]
    Skinner kutusunda, hayvana manivelaya bastığında belli bir miktar yiyecek veren bir mekanizma vardir. Aynı zamanda manivela, hayvanı kutuda bulunma suresi içinde manivelaya basma sayısını grafik olarak çizen bir kaydetme sistemine bağlıdır. Böylece, belli bir zaman icinde yapılan tepki sayısı tutarlı bir deneysel ortam içinde belirlenmekte ve insan denekle hiç temas etmemektedir.

    C.Bitişiklik Kuramı
    Watson öğrenmede en önemli noktanın bitişiklik ilkesi olduğunu, canlıların birbirine yakın zamanda gördükleri uyaranları birbirlerine eşlediklerini söylemiştir.
    Watson öğrenmenin bitişiklik ve tekrar yolu ile oluştuğu görüşünü ispatlamak amacıyla Albert isimli 11 aylık bir çocuk ile bir çalışma yapmıştır. Albert, farelere karşı herhangi bir tepkisi olmayan sağlıklı bir çocuktur. Watson, Albert'in karşısına beyaz renkli fareler bırakmıştır. Albert ilk kez gördüğü farelere karşı herhangi bir tepki vermemiş, daha sonra emekleyerek farelerin yanına git*miştir. Albert farelerin yanına gittiğinde, Watson metal bir kapağa çekiç ile vurarak çok yüksek bir gürültü çıkarmıştır. Çıkan gürültü Albert'in korkması ve ağlamasına neden olmuştur. Watson bu denemeyi birkaç kere tek*rarladığında, Albert; gürültü ile fareleri birbirine koşullamış, beyaz fareleri görür görmez ağlamaya başlamıştır. Daha sonraları Albert fare korkusunu beyaz nesnelere genellemiş, beyaz bir tavşan, beyaz sakallı birisini ve beyaz renkli bir kürkü gördüğünde de ağlamıştır.

    D.Bağ Kuramı
    Thorndike'a göre bir sorunla karşılaşan birey, hedefe ulaşmak ya da problemi çözmek için mümkün tepkiler arasından bir kısmını seçer, dener ve neticelerine göre bazı uyarıcı-tepki bağı oluştururken bazılarını eler.


    2.BİLİŞSEL ÖĞRENME KURAMI

    XX. yüzyıl başında, Almanya’da bir grup bilim adamı, öğrenmede rol oynayan doğrudan gözlenemeyen bilişsel süreçlerle ilgilenmeye başlamıştır. Gestalt psikologlarıyla başlayan öğrenmedeki bilişsel süreçlere yönelik çalışmalar, daha sonra Piaget, Bruner, Ausubel gibi psikolog ve eğitimcilerin katkıları ile giderek gelişmiş ve bilişsel kuramlar adı altında toplanmıştır.
    Bilişsel Öğrenme Kuramının Temel İlkeleri
    * Yeni öğrenmeler öncekileri üzerine bina edilir.
    * Öğrenme bir anlam yükleme çabasıdır.
    * Öğretmen bir otorite figürü olmamalıdır.
    * Öğrenme, öğretmen ve öğrencinin karşılıklı etkileşimi ile gerçekleşir.
    * Öğrenmede, öğrenilenlere uygulama fırsatı tanınmalıdır.
    Bilişsel alanla ilgili çalışmalarda öğrenme: gizli öğrenme, ani kavrayış yoluyla öğrenme ve Bilgi -işlem yaklaşımına göre öğrenme şeklinde oluşur.
    Bu anlayışta eğitimin asıl amacı: öğrencilerin daha yeterli, daha kapsamlı, daha güçlü ve daha doğru “anlamlar” üretebilmesidir.

    A.Gestalt

    Gestaltta öğrenme, bir kişinin bir durumu görmesi ve algılamasındaki değişmedir. Öğrenme davranıştaki değişmeden ziyade algı ve kavramadaki değişmedir. Gestaltta en etkili öğrenme, sezgi ve ani kavrama yoluyla olur. En önemli ilkesi ise içinde bulunulan durumda, çeşitli öğrenme yollarının özelliklerinin toptan olarak görülmesi ve aralarında anlamlı bir bağ kurabilmesidir. Yani bireyin ani kavrama yoluyla problemi çözmesidir.

    Öğrenmede geçmiş yaşantılarla yeni algılar arasında bağlantı kurmak önemlidir. Böylece öğrenci öğrenilenlere bir anlam verir ve geçmiş yaşantılarla yeni öğrenciler arasında bütünlük sağlanır.


    [​IMG][​IMG]
    [​IMG][​IMG]



    B.Bilgiyi İşleme
    Bilgiyi işleme modeli iki temel öğeye sahiptir.
    1. Üç tür bellekten oluşan bilgi depoları.
    2. Bilginin bir depodan değerine geçişini sağlayan bilişsel etkinlikleri kapsayan bilişsel süreçtir.

    Bu modele göre öğrenme bilginin duyu organları yoluyla alınması ile başlar. Alınan bilgi bellek adı verilen depolara gönderilir.

    1. Duyusal Kayıt
    2. Kısa Süreli Bellek
    3. Uzun Süreli Bellek
    [​IMG]

    3.YAPILANDIRMACI ÖĞRENME KURAMI

    Yapılandırmacı öğrenme kuramı, bilgiyi aktarma ve başkasının aktardığı bilgiyi kaydetme yerine bilgiyi yapılandırmayı vurgulayan bir bakış açısıdır.
    Öğrenmenin, bilginin öğrenci tarafından yeniden yapılandırılması ile gerçekleştiği anlayışına dayalıdır. Yani, bireyler bilgiyi aynen almaz, kendi bilgilerini yeniden oluştururlar. Kendilerinde var olan bilgiyle beraber yeni bilgiyi, yine kendi öznel durumlarına uyarlayarak öğrenirler (Özden,2003,s.54-55).
    Eğitmenlerin en önemli yardımcıları yeni teknoloji ve daha kesin bir dille bilgisayarlardır. Bilgisayar ve onun sağladığı çevrimiçi ortamın avantajlarıyla, öğrencinin daha önce edinmiş olduğu bilgileri bir plan çerçevesinde yeni bilgilere ilişkilendirilmesi sağlanabilmektedir.
    Yapılandırmacı eğitim programında konu merkezli tasarım yerine, öğrenen merkezli tasarım uygulanmaktadır. Bilgiyi anlatmak yerine öğrenenin içerikle etkileşim kurması ve bilgiyi yapılandırması ön plandadır.
    Bilgiyi doğrusal hiyerarşi olarak görmek yerine, temel fikirler etrafından yapılandırılmış ağlar olarak ele almak gerekmektedir. Bu ağlar kavramlar, genellemeler, olgular, işlemsel bilgilerdir. Birey ağın herhangi bir yerinde öğrenmeye başlayabilir.

    Yapılandırmacı Öğrenme Kuramının Temel İlkeleri
    • Öğrenme aktif bir süreçtir.
    • İnsanlar öğrenirken, öğrenmeyi öğrenir.
    • Anlam oluşturmanın en önemli eylemi zihinseldir.
    • Öğrenme ve dil iç içedir.
    • Öğrenme sosyal bir etkinliktir.
    • Öğrenme yaşantımızla bağlantılıdır.
    • Öğrenmek için önceki bilgimize ihtiyaç vardır.
    • Öğrenme için zamana gerek vardır.
    • Motivasyon öğrenmede anahtar öğedir.
     

Sayfayı Paylaş