1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Öğretmenler Günü konuşma metni

Konusu 'Belirli Gün Ve Haftalar - Yazılar' forumundadır ve Suskun tarafından 9 Kasım 2009 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Öğretmenler Günü konuşma metni

    SAYIN KAYMAKAMIM, DEĞERLİ MİSAFİRLER VE SAYGI DEĞER MESLEKTAŞLARIM!

    Türk öğretmeninin toplumdaki yerini ve önemini belirtmek, saygınlığını artırmak, öğretmenler arasında sevgi, saygı ve dayanışma bağlarını kuvvetlendirmek, emekli öğretmenleri saygı ile anmak ve mesleğe yeni başlayan öğretmenlerde mesleklerinin yüceliği bilinci uyandırmak amacıyla, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bundan 76 yıl önce millet mektepleri başöğretmenliğini kabul ettiği 24 Kasım günü, 1981 yılından bu yana Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır.


    Öğretmenlik insanlık tarihinin en anlamlı ve ölümsüz mesleğidir. Ürünü insan olan ve başlı başına bir amaç olmaktan öte, bizleri yüce gayemize ulaştıran bir vasıta olarak görüyorum öğretmenlik mesleğini.

    Öğretmenin vazifesi, gücü nispetinde erdemli toplum gayretine katkı sağlamaktır. İnsan yaratılmışların en seçkini, en donanımlısı, en bilinçli olanı; ama aynı zamanda en vahşi, en acımasız, en anlaşılmaz davranışların da sahibi. Onun için insan hayatında eğitim; davranışları doğru yönlendirmede ve diğer hemcinslerinin haklarına tecavüz etmesinin engellenmesinde birinci derecede etkilidir. Öğretmen işlevini yerine getirirken bu önceliği asla ihmal etmemelidir.

    “Bir insanı kötülüklerden alıkoyup iyiliğe sevk etmek, üzerine güneşin doğduğu her şeyden daha hayırlıdır” sözü icra ettiğimiz mesleğin ne kadar onurlu ve yüce bir gayeye hizmet ettiğini göstermesi bakımından anlamlıdır.

    Kadim değerlerin günübirlik çıkarlara feda edildiği günümüzde bu kutlu sanatı en güzel biçimde icra etmek durumundayız. Bunun için de heyecanımızı diri tutmalı ve ideallerimizi yeniden kuşanmalıyız.

    Karşı karşıya kalacağımız bütün durum ve şartları aşarak ruhumuzu her şartta diri kılarak başarıya ulaşabiliriz. Hayat taşıyıcı uğraşları soylu bir sadelik içerisinde, bir yürek soyluluğu içerisinde, yoğun bir sabırla sürdürmeliyiz.

    Kazanılması gereken asıl büyük servet; para, şöhret ve makamdan öte erdem ve bilgeliktir. Yüreğimizi, ruhumuzu en büyük erdemlerle tezyin ve teçhiz etmeli ve bu amaçlarımızdan vazgeçmeden yolumuza devam etmeliyiz.

    Evrensel medeniyet kulesi de hiç şüphesiz bu onuru taşıyan fedakâr ve cefakâr öğretmenlerimiz sayesinde yükselecektir.

    Bu vesile ile bütün öğretmenlerimizin öğretmenler gününü kutlarım.
     
  2. Sadi Teltik

    Sadi Teltik Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    4 Ekim 2006
    Mesajlar:
    280
    Beğenileri:
    12
    Ödül Puanları:
    630
    Meslek:
    Edebiyat Öğretmeni
    Banka:
    1 ÇTL


    ÖĞRETMENLER GÜNÜ(24 KASIM 2009)
    MEKTEB-İ İLMİYYE'NİN ÖNCÜLERİ
    Değerli meslektaşlarım,Aziz Türk öğretmenleri,
    24 Kasım öğretmenler günü'nüzü en ulvi duygularla kutlar,kalbi şükranlarımı sunarım.
    Sizlere öğretmenin tasvir ve tavsifini yapmaya çalışacağım.
    ÖĞRETMEN:
    Azmini kaybetmeyen,cesur adımlar atan,fedakar,feragat sahibi,ilim mektebinde bildiklerini satan alim insan...
    Sen şayet öğretmensen GURURLU olduğunu bil.
    Öğrenciye rehber,öğretme aşkıyla kış yaz didinen,daima çalışmayı öğütleyen,öğrencinin nazına katlanan insan...
    Sen şayet öğretmensen ONURLU olduğunu bil.
    Özellikle güzelden güzel öğüt veren,doğruları tez elden bulmaya çalışan,öğrencisine düşkün, öğretme heveslisi,öğrencinin gözünde bir baba,babacan insan...
    Sen şayet öğretmensen İLKELİ olduğunu bil.
    Öğrencinin,her şeyi bilen olarak gördüğü,gerçekten de her şeyi bilmek mecburiyetinde olan,araştıran,hazan-hüzün kelimelerine yabancı,üzülse bile neş'esinden bir şey kaybetmeyen,güler yüzlü,sevecen insan...
    Sen şayet öğretmensen ŞEREFLİ olduğunu bil.
    Durmaksızın kendini yenileyen,medeni,öğrenciyle iç içe yaşamaktan mutluluk duyan,onu anlayan,ilmi kendisine şiar edinmiş,muallim...
    Sen şayet öğretmensen YÜKSEKTE olduğunu bil.
    Cemiyette ayrı bir yerin ve değerin var.Sen yüce bir değersin.Atatürk ilkelerine bağlı,O'nu kendine rehber alan insan...
    Sen şayet öğretmensen ŞAHİKASIN, zirve olduğunu unutma.Doruklardan inmek istemiyorsan kimlik ve kişiliğini kaybetme.Asil duruşunu bozma.Örnek al-örnek ol.
    Azimkar,vefakar,cefakar Türk öğretmeni günün kutlu,yarınların umutlu,başarıların daim olsun.





    (c) Bu yazının her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir


    13 KASIM 2009/Sadi TELTİK-NEVŞEHİR/Eğitimci-şair-güftekar-yazar
    __________________
    Al beni benden bende ben kalmasın
    Tamamen sen olayım artık bu yerde
    Kadehler boş kalsın, kalsın dolmasın
    Seni kadeh bileyim tesellim ol bu elde

    --------------------------------------------------------------------------------
    Son Düzenleme: Sadi Teltik; Bugün Saat 20:05
     
  3. wien06

    wien06 V.I.P V.I.P

    Katılım:
    30 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    6.117
    Beğenileri:
    148
    Ödül Puanları:
    4.480
    Meslek:
    Serbest
    Yer:
    Viyana
    Banka:
    292 ÇTL
    TEŞEKKÜRLER ÖĞRETMENİM!
    (24 KASIM ÖĞRETMENLER GÜNÜ İÇİN BİR KONUŞMA)

    Çok Saygıdeğer Öğretmenlerim. Sevgili Arkadaşlarım,
    Yeryüzünün bütün uluslarının en başta gelen ortak dileği, "daha mutlu, daha aydınlık bir geleceğe kavuşmak" değil midir? Atatürk, bu evrensel özlemi, Onuncu Yıl Nulku'nda şöyle dile getirmiştir: "Türklüğün unutulmuş büyük medenî vasfı ve büyük medeni kabiliyeti, bundan sonraki inkişafiyle âtinin yüksek medeniyet ufkunda yeni bir güneş gibi doğacaktır." Ulusların bu büyük amaca ulaşabilmek için bulabildikleri tek yol da "eğitim - öğretim"dir. Devlet, eğitim ve öğretim görevini öğretmenlerine vermiştir. Biz çocukları ve gençleri geleceğe hazırlamak görevini üstlenen, bunun için her türlü özveriyi gösteren bütün öğretmenlerimize en içten, en sıcak teşekkürlerimizi sunarız.
    Teşekkürler öğretmenim!

    Bir ülkenin kalkınması, ancak çok iyi yetiştirilmiş insan gücü ile gerçekleşir; buna, "beyin gücü" diyoruz. Yeryüzünde yüzlerce meslek var: Her meslekle çağ açmış insanlar görev almış. Şöyle bir düşünelim: Bütün bu yetişmiş insanları kim yetiştiriyor? Bütün mesleklerin temeli olan tek meslek hangisidir?.. Zihinlerimizi fazla zorlamaya hiç gerek yoktur; çünkü bütün mesleklerin temeli kesinlikle "öğretmenlik"tir; bütün yetişmiş insanları yetiştirenler de ancak ve ancak "öğretmenler"dir. İnsanları yetiştirdiğin, onlara değerli meslek armağan ettiğin, ülkenin geleceğini güvenilir ellere teslim ettiğin için teşekkürler öğretmenim!

    Bizi var olduğumuz günden beri yetiştiren ve geleceğe hazırlayan iki insanı asla unutamayız: Birincisi evimizde annemiz, babamızdır; ikincisi de okulumuzda öğretmenlerimizdir. Birinciler bizlere sütünü, sevgisini, emeğini, umudunu verir; ikinciler ise sevgisini, ilgisini, bilgisini, deney birikimini verir. Biz eksiklerimizi onlarla tamamlarız; gün geçtikçe kişiliğimizi bulur; geleceğin büyük insanlarından biri olma yolunda güvenli adımlarla zaman merdivenini tırmanırız. Bize gülüşün kadar sıcacık sevgini; bitmeyen ve hiçbir zaman da bitmeyecek olan ilgini verdiğin için teşekkürler öğretmenim!

    Bütün öğretmenler isterler ki, biz çocuklar çok iyi yetişsin. Bir binanın temeli sağlam atılırsa, o bina yüzyıllara meydan okur. Çocuklar ise, ulusun sonsuzluğa ulaşmasında temel yapıtaşlarıdır. Çocuklar öyle ye-tişmelidirler ki, ülkesini, ulusunu hep yaşatsın, hep yüceltsin. Bunu başarabilen öğretmenlerdir ve öğretmenler birer gerçek mimardırlar. Onlara "insan ve insanlık mimarı" demek çok doğru olur. Öğretmenler taşın, tuğlanın, harcın yerine bilgiyi, beceriyi, yeteneği, çocuğun özündeki cevheri koyar; binasını bunlarla yapar. En büyük, en gerçek bir mimar olduğun için sana teşekkürler öğretmenim!

    Cehalet batağının yılmaz savaşçıları da yine öğretmenlerdir. Görmüyor muyuz sanıyorsunuz? Yurdun en uç köşelerine bütün devlet görevlilerinin içinde ilk giden, ilk ışığı, ilk aydınlığı götüren; amansız cehalete karşı ilk kurtuluş bayrağını açan, o bayrağı yurdun her köşesinde onurla dalgalandıran öğretmenler değil midir? Bugün eğer gerçek bilgi aydınlığında yaşıyorsak, çağın uygarlığını yakalamaya çalışıyorsak, bu onuru ancak öğretmenlerimize borçluyuz. Biz çocukları ve sevgili yurdumuzu çağın aydınlığıyla aydınlatma savaşı verdiğin için teşekkürler sevgili öğretmenim!

    Atatürk, bizim ilk öğretmenimizdir. Atatürk, öğretmenlere en gerçek değeri ve önemi veren insandır. Öğretmenler için elinden geleni yapmıştır. Kara tahtanın başına ilk önce Atatürk geçtiği için Atatürk'e "BAŞ ÖĞRETMEN" denmiştir. Atatürk, öğretmenlere bu kadar çok güvendiği için, biz çocukları öğretmenlerin sevecen ellerine teslim etmiştir. Onlara, "Öğretmenler! yeni nesil sizin eseriniz olacaktır!" buyruğunu vermiştir. Biz, gerçek anlamda öğretmenlerimizin sonsuzluğa ulaşan birer eseriyiz. Bizim çok çalışkan olmamızı, kendimizi çağdaş bilgilerle çok iyi yetiştirmemizi, uygarlık bayrağını onurla dalgalandırmamızı bekleyen öğretmenlerimize ancak ve ancak sevgi, saygı ve gönül borcumuz var. Buna yaraşır davranışları gösterebildiğimiz öiçüde öğretmenlerimize layık olacağımızı asla unutmamalıyız. Nerede olursa olsun saygımızı göstermekte kusurlu davranmamalıyız.

    Bizi insan içinde insan gibi yetiştirdiğin için binlerce, yüzbinlerce teşekkürler sana öğretmenim!
     

Sayfayı Paylaş