1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Okçuluk

Konusu 'Diğer Spor Dalları' forumundadır ve Suskun tarafından 24 Şubat 2010 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Okçuluk.
    Kökeni insanoğlunun avcılık günlerine dayanan, oku bir yay aracılığıyla hedefe göndermeyi amaçlayan spor dalı. Okçuluk ilk kez 1904 Yaz Olimpiyatları'nda olimpik programa alınmış, 1972'den beri aralıksız olarak programlarda yer almaktadır. Bu branşta ilk dönemlerde Fransa, Belçika ve Büyük Britanya söz sahibiyken, daha sonraki dönemlerde ABD, Rusya, İskandinav ülkeleri, İtalya ve Kore bu ülkeleri izlemiştir. 1931'de kurulan ve halen 140 ülkenin üye olduğu Uluslararası Okçuluk Federasyonu (FITA - Fédération Internationale de Tir a l'Arc) okçuluk dalında en büyük otoritedir.


    [​IMG]


    Ekipman ve kurallar
    [​IMG]
    Yaylar(yaygın kullanılan türleri için bkz: Olimpik yay,Makaralı yay), fiber, ahşap, karbon veya çelikten imal edilir.Yayın esnek maddesi solar kauçuktan yapılır.Buna mirsin adı verilir. Oklar ise fiber, karbon, alüminyum tahta veya çelikten olabilir. Oklar kompozit olarak bir kaç malzemenin birlikte kullanılması ile de yapılabilir. Okun arkasında oku yönlendiren 3 tane tüy bulunur. Oklar 60 ila 71 cm uzunluğunda, ağırlıkları ise 20 ila 28 gram arasında olmalıdır. Hedef, çember çizgilerle beş renge boyanır. Bu renkler merkezden dışa doğru sırasıyla sarı, kırmızı, mavi, siyah ve beyazdır. Her renk şerit de ikiye ayrılır. Böylece hedef içten dışa doğru 10'dan 1'e inen sayılarla numaralanır. 122 cm çapındaki hedef 90, 70, 60 metre atışlarında, 80 cm çapındaki hedef ise 50 ve 30 metre atışlarında kullanılır. Salon yarışlarında; 25 metre uzaklıktaki hedefin çapı 60 cm, 18 metre uzaklıktaki hedefin çapı ise 40 cm olmalıdır.


    Her ok hedefte vurduğu yere göre puan alır. Bir ok halkaları ayıran çizginin tam üzerine saplanmışsa daha yüksek olan puanı alır. Uluslararası yarışmalarda erkekler iki turda 144'er ok atarlar. Her turda okçu 90, 70, 50 ve 30 metreden hedefe üçer düzine ok atar. Bayanlarda 4 ayrı mesafeden 3'er metredir. Okçular her seferinde sayılarını okumadan önce 6 atış yaparlar. 50 ve 30 metreden daha küçük hedefe yaptıkları atışlarda ise 3 atışta bir sayı okunur. Bir yarışmada her sporcu toplam 288 atış yapar.Hedefin çapı ok atış uzaklığına göre belirlenmiştir. Yarışmanın birincisi toplam puana göre belirlenir. Kol ve sırt kaslarını , göz koordinasyonunu geliştiren bir spordur.
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Türk ve Dünya Tarihinden Okçuluk Tarihine Geçmiş Bazı İsimler

    Fazıl Özok( - .. - )
    Halife Abdülmecid Efendi'nin okculuk öğretmeni olan Bahir Özok'un oğludur. 1941 yılında devrin Cumhurbaşkanı Celal Bayar'ın hamiliğiyle okçuluk sporu için çalışmalara başladı ve kurulan ilk federasyonun başkanlığı aralıklarla 1982 yılına kadar yaptı. Özok "soyda gelme okçu" olarak tanınır.

    Elif Ekşi (1967)
    1967 yılda doğdu. Kardeşi Huriye Ekşi ile birlikte son dönemin başarılı okçularındandır. Büyük bayanlar BTGM Kupası'nı aldı. 50 metrede Balkan Şampiyonu oldu. 1986 m yılında Uluslar arası Barcelona müsabakalarında 30 metrede birinci, aynı yıl Kanada Victoria Kupası'nda da birinci oldu. 1988'de ABD Uluslararası Okçuluk Kupası Bireysel müsabakalarda 2538 puanla ikincilik, ertesi yıl ABD'de birincilik kazandı. 1990 ve 1994 yıllarında Avrupa üçüncüsü olan takımımızda yer alan Elif Ekşi, Türkiye'mizin en istikrarlı okçularımızdandır.

    Vedat Erbay (1967)
    1967'de doğdu. 1984 yılında okçuluğa başladı. 1986 yılında Kanada Victoria Kupası'nda tek FİTA da ikinci oldu.

    Huriye Ekşi (1964)
    1964 yılında doğdu. 1985 yılından sonra yurtiçi ve yurtdışında önemli dereceler aldı. 1984 Balkan Şampiyonası’nda gümüş madalya kazandı. Kanada Victoria Kupası’nda ikincilik elde etti. Son dönemin başarılı okçularındandır.

    Mir-i Alem Koparan (1460 - 1550)
    1460'da doğdu. Türk okçuluk tarihinde efsaneleşen bir isimdir. II.Beyazıt, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman devrinde Kaptan-ı Deryalığa kadar yükseldi. Dizüstü çökerek attığı okun büyük hızı yüzünden toz kalktığı için, Tozkoparan lâkabıyla tanındı. Okmeydanı'ndaki bütün rüzgar yönlerinde yaptığı atışlarda ulaştığı menzilleri aşan okçu çıkmadı. Bazı mesafe atışlarında elde ettiği dereceleri; Lodos menzilinde 838 m, poyraz menzilinde 893 m ve en iyi derecesi olan 846 m'dir. Tozkoparan 1550 yılında öldü.

    Elif Altınkaynak (1974)
    1974 yılında Isparta'da doğdu. Akdeniz Ünv. Beden Eğitimi ve Spor Y. Okulu'nda okudu. 1966 yılında Solvenya’da düzenlenen Avrupa Okçuluk Şampiyonası'nda Avrupa üçüncüsü oldu. Altınkaynak, 1996 Atlanta Olimpiyatları'nda da bireysel dalda bir puanla gümüş madalyayı kaçırıp dördüncülük elde ederken ortalama derecesiyle dünya sıralamasında 1.sırada yer aldı.

    Natalia Nasaridze (1973)
    1973’te doğdu. 1991’de Türkiye’ye iltica etti. Ay yıldızlı forma ile sayısız başarılara imza attı. 1995’te İngiltere’de yapılan Dünya Salon Okçuluk Şampiyonası’nda iki dünya rekoru kırarak üçüncü oldu. 1996 yılında Avrupa Şampiyonluğu’nu elde etti. Aynı yıl Atlanta Olimpiyatları’nda Olimpiyat rekoru kırdı.

    Bahir Özok (1893 - 1959)
    1893’te doğdu. Kemankeş (ok atan, yay çeken) bir aileden gelen Bahir Özok, son halife Abdülmecid’in okçuluk öğretmeni olarak sarayda görev aldı. 1938 yılında Atatürk’ün huzurunda yaptığı başarılı okçuluk gösterilerinden sonra, Atatürk tarafından Türkiye’de okçuluk sporunun geliştirilmesi için görevlendirildi. Eski Okçuluk Federasyonu Başkanlarından Fazıl Özok’un babası olan Bahir Özok 1959 yılında öldü.

    Macide Erdener (1949 )
    1949 yılında Ankara'da doğdu. 17 yaşında okçuluğa başladı. Yurt içi ve yurtdışı yarışmalarda çeşitli başarılar kazandı. Uluslararası okçuluk hakemi olan Macide Erdener, 1991’de Krakov’da yapılan Dünya Şampiyonasında Baş Hakem olarak görev yaptı.


    Zehra Öktem (1958)
    1958 yılında Trabzon’da doğdu. İTÜ Kimya Mühendisliği’ni bitirdi. Lise yıllarında voleybol oynadı. 1988’de 30 yaşındayken okçuluğa başladı ve aynı yıl Milli Takım’a girdi. 4 yıl sürdürdüğü spor yaşamında en önemli başarısını, 1991’de Dünya üçüncüsü olan takımda yer alarak yaptı. Uluslararası yarışmalarda başarılı dereceler elde etti. 5 kez Türkiye rekoru kırdı.

    Cemal Değirmenciler (1936)
    1936 yılında Bursa’da doğdu. Okçuluk sporuna 1961‘de Bursa Avcılık-Atıcılık-Okçuluk Kulübüne başladı. 1962’de Paris’te düzenlenen Avrupa Okçuluk Şampiyonasında ilk defa milli forma giydi. Bu şampiyonada 497 metrelik derecesiyle uzun mesafede Avrupa Şampiyonu oldu. 1964’te İtalya’da yapılan dünya Okçuluk Şampiyonası’nda Ülkemizi temsil etti.
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Ok Atma ile İlgili Bazı Hadisler

    * Bir ok sayesinde üç kişi cennete girer; oku yapan, sunan, atan.
    * Ok atmak nafile ibadetten daha hayırlıdır.
    * Şu üç mecliste melekler sizinle beraber olurlar.Biri ok atmak.
    * Biri pehlivanlık yapmak ve diğeri helaliyle sevişmek.
    * Ok atmayı öğrenen sonrada özürsüz terkeden bizden değildir.
     
Benzer Konular:
Yüklüyor...

Sayfayı Paylaş