1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Okültizm - Alşiminin Tarihçesi

Konusu 'Felsefe / Psikoloji' forumundadır ve ZeyNoO tarafından 7 Ocak 2012 başlatılmıştır.

  1. ZeyNoO
    Melek

    ZeyNoO ٠•●♥ KuŞ YüreKLi ♥●•٠ AdminE

    Katılım:
    5 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    58.480
    Beğenileri:
    5.784
    Ödül Puanları:
    12.080
    Cinsiyet:
    Bayan
    Meslek:
    Muhasebe
    Yer:
    ❤ Şehr-i İstanbul ❤
    Banka:
    3.064 ÇTL
    Okültizm - Alşiminin Tarihçesi

    Alşimiyi genellikle çok yüzeysel bir tanımıyla biliriz. Derler ki: "Alşimi, değersiz madenleri kıymetli madenler hâline dönüştürme sanatıdır." Örneğin kurşunun altın hâline getirilmesidir. Aslında hadise bu kadar basit değildir. Bu uygulama gerçektir; alşimistler değersiz madenleri altına ya da gümüşe dönüştürmeye uğraşmışlardır. Ama tüm bunların inisiyatik bir anlamı vardır ve alşimistler de bu yüzden bu bilimin inisiyatik anlamını kavrayanlar ve bu şuura varamamış olanlar şeklinde iki gruba ayrılırlar.

    Efsaneye göre Çinliler bu sanatı M.Ö. 4500 yıllarından beri uyguluyorlardı. Ayrıca Lao-Tzu'nun doktrinine, Taoizme mensup olanlar, M.Ö. 500 yıllarında alşimi ile uğraşmışlardı. Onların "filozof taşını ve uzun hayat iksirini" aramalarındaki sebep, kişilerin, o bedenli hayatlarındaki en yüksek tekâmül seviyesine ulaşmalarını sağlamak için ömürlerini uzatmaktı. Simyanın başlıca uğraşısı olan uzun hayat iksirinin ve değersiz madenlerden altın elde etmenin Çinlilerde, Hintlilerde ve Tibetlilerde zengin bir geçmişi vardı.

    Batı alşimisi İskenderiye'de doğmuştur. Başlangıcından itibaren Kaide, Yahudi, Mısır ve Yunan teorilerinin bir karışımı şeklindedir. Tüm Orta Çağ boyunca gelişim gösteren alşiminin Avrupa'ya girişi Haçlı Seferleri ve Endülüs vasıtasıyla olmuştur. Çünkü o devirlerde bu uygulamalar Araplarda bir hayli gelişmişti. Avrupa'da çok yaygınlaşan alşimi ile uğraşanlar büyücü ve şarlatan olarak nitelendiriliyordu ve bu yüzden de bu sanat okült niteliğini daima korudu.
     

Sayfayı Paylaş