1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ölçek nedir ? Ölçek çeşitleri nelerdir ?

Konusu 'Gerekli Bilgiler' forumundadır ve Suskun tarafından 29 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Ölçek nedir ?
    Ölçek çeşitleri nelerdir ?

    Deprem ölçekleri‎
    Müzik ölçekleri‎
    Tıp ölçekleri‎
    Zaman ölçekleri‎
    Mel ölçeği
    Saffir-Simpson Kasırga Ölçeği
    Volkan patlama indeksi





    Deprem ölçekleri‎

    Richter ölçeği
    Magnitüd
    Mercalli şiddet ölçeği
    Moment magnitüd ölçeği​


    Richter ölçeği

    Richter ölçeği ya da yerel magnitüd ölçeği, sismoloji´de kullanılan, dünya genelinde meydana gelen depremlerin aletsel büyüklüklerini ve sarsıntı oranını (magnitüd, İngilizce:magnitude) belirleyen ve sınıflara ayıran uluslararası ölçüm birimi. Günümüzde, özellikle büyük ölçekli depremlerde moment magnitüd ölçeği, Richter'in yerini almıştır. Rihter diye okunur.
    Tarihçesi
    Bu ölçek, 1935 senesinde Charles Francis Richter ve Beno Gutenberg tarafından Kaliforniya Teknik Enstitüsü´nde (California Institute of Technology) tasarlanıp, ilk olarak ML-ölçeği (yerel magnitüd İngilizce:Magnitude Local) olarak isimlendirilmiştir.
    Amerikan Sismoloji Derneği Bülteni´nde (Bulletin of the Seismological Society of America) "Bir enstrümental deprem şiddet ve sarsıntı oranı ölçeği" isimli (An instrumental Earthquake Magnitude Scale) bilimsel yayımlamada, Charles Francis Richter´in ilk defa K. Wadati´nin 1931´de yayımladığı, "bir enstrümental deprem ölçeği" fikrini Kaliforniya´da meydana gelen depremlerde uyguladığı belirtilmiştir.
    Açıklaması
    Ölçek yukarıya doğru her ne kadar sınırlı olmasa da, bir jeolojik levhanın jeolojik enerji potansiyeli, bilim adamlarına göre, tahminen 9,5 şiddetini geçemeyeceği düşünülür. Açıklama olarak şu noktayı öne sürerler. Her jeolojik levhada, zaman geçtikce farklı derece ve zamanda tektonik hareket ile jeolojik enerji potansiyalı artmaktadır. Bu artma, levhaların rahat ve serbest şekilde hareket edemeklerinden, itici, çekici vb güçlerin levhalarda jeolojik enerji olarak saklanmasından doğar. Bir deprem anı ise, bu levhalarda bulunan jeolojik enerjinin, levhalar tarafından daha fazla saklanamamasından, levhanın en zayıf noktasından aniden hareket edip, jeolojik enerji potansiyelinin doğal yoldan azaltılmasıdır. Ve bu sanı gereğince,dünyadaki mevcut levhaların hiç birinin > 9,5 şiddet oluşturacak, jeolojik enerji potansiyeline sahip olamayacağına dayanmaktadır.



    Magnitüd
    Magnitüd, yer kabuğunun veya levhaların bir deprem anında boşalan jeolojik enerji potansiyelinin (düzeyinin), sismik aletler tarafından ölçülen değeridir.



    Mercalli şiddet ölçeği
    Mercalli şiddet ölçeği, bir depremin şiddetini ölçmek için kullanılan ölçektir. Depremin yer yüzüne, insanlara, doğal cisimlere, ve yapılara olan etkisini I ile XII arasında bir ölçek ile nicelendirir; I hissedilmez, XII ise tam yıkım demektir.Değerler depreme olan uzaklığa bağlı olarak değişir, en yüksek şiddet depremin merkezi civarında olur. Depremi yaşamış olan kişilerden veriler toplanır ve onların buluduğu yer hakkında bir şiddet değeri elde edilir.
    Tarih
    Mercalli (Şiddet) ölçeği, yaygın kullanılan ve daha basit, on basamaklı olan Rossi-Farrel ölçeğinden kaynaklanır. 1884 ve 1906 yıllarında İtalyan volkan bilimcisi Giuseppe Mercalli bu ölçeği değiştirmiştir. 1902'de on basamaklı Mercalli ölçeği İtalyan fizikçisi Adolfo Cancani tarafından 12 basamaklı olaral genişletilmiştir. Alman jeofizikçisi Heinrich Sieberg tarafından tamamen yeniden yazılmış ve Mercalli-Cancani-Sieberg (MCS) ölçeği olarak adlandırılmıştır. MCS ölçeği daha sonra 1931'de Harry O. Wood ve Frank Neumann tarafından değiştirilmiş ve İngilizce Mercalli-Wood-Neumann (MWN) ölçeği olarak yayımlanmıştır. Charles Richter (Richter ölçeğinin kurucus) tarafından geliştirilen bu ölçek günümüzde "Değiştirilmiş Mercalli Şiddet Ölçeği" (İngilizce Modified Mercalli Intensity Scale (MMI) veya kısaca Modified Mercalli Scale (MM)) olarak adlandırılır.
    Değiştirilmiş Mercalli Şiddet ölçeği
    Değiştirilmiş (Modifiye) Mercalli Şiddet ölçeğinin alt basamakları genelde kişilerin bir depremi nasıl algıladığıyle ilişkilidir. Ölçekteki daha yüksek sayılar gözlemlenen yapısal hasara dayalıdır. Sağdaki tablo Değiştirilmiş Mercalli Şiddet ölçeğindeki basamaklar için yaklaşık bir fikir verir. Soldaki tablo, bir depremin merkezinde hissedilen Değiştirilmiş Mercall Şiddet değerlerini göstermektedir.



    Moment magnitüd ölçeği
    Moment magnitüd ölçeği (İngilizce: Moment magnitude scale), depremler esnasında ortaya çıkan enerjiyi ölçmeye yarayan bir sistem. Bu ölçek 1979 yılında Thomas C. Hanks ve Hiroo Kanamori tarafından yaratılmıştır ve Richter ölçeğinin yerini almıştır. Moment magnitüd (Mw), boyutsuz bir rakamdır ve şu şekilde izah edilir:
    [​IMG]
    Formüldeki M0, sismik momenttir ve referans moment olarak newton metre ([N·m]) kullanır.
    Logaritmik bir ölçek olan Moment magnitüd ölçeğindeki 1 birim artışı, ortaya çıkan enerjinin 101.5 = 31.6 defa artışına eşittir. Aynı şekilde 2 birim artışı, ortaya çıkan enerjinin 103 = 1000 kat artması demektir.
    Yukarıdaki formüldeki sabitler, moment magnitüdünün, yerel magnitüd ölçeği (Richter), ML, gibi diğer ölçeklerle kabaca yakın değerler vermesi için seçilmiştir.
    Moment magnitüd ölçeğinin önemli bir avantajı, diğer ölçeklerde olduğu gibi üst limitte satürasyona (doyuma) uğramamasıdır. Bu durum, belirli bir değeri geçen büyük ölçekli depremlerin, aşağı yukarı aynı magnitüde sahip olamayacağı anlamına gelir. Bu nedenle moment magnitüd ölçeği, özellikle büyük depremleri ölçmekte kullanılan en yaygın sistemdir. USGS (United States Geological Survey), bu sistemi 3.5 değerinden düşük depremleri ölçmekte kullanmaz.
    Moment magnitüd sembolündeki (Mw) "w" harfi work (yapılan iş) anlamına gelir.
     
  2. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Müzik ölçekleri‎

    Gam
    Gam, bir müzik parçasının kuruluş şekline göre (majör, minör) belirli bir kalıpta dizilen notalar topluluğu.

    İnici gam'da ses giderek kalınlaşır yani pestleşir. Ama "Çıkıcı Gam"da ses incelir yani tizleşir. Gamın sekizinci notası baştaki notanın tekrarıdır. Batı müziğinde gamın dereceleri özel harflerle okunur.

    A=LA B=Sİ C=DO D=RE E=Mİ F=FA G=SOL

    Örnek:
    Majör gam, 2tam/1yarım/3tam/1yarım şeklinde dizilir.

    minör=1 tam 1 yarım 2 tam 1 yarım 2 tam

    Örnek: C# D# E F F# G# A# B C C#
     
  3. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Tıp ölçekleri
    Apgar testi
    Glasgow koma skalası
    Hamilton-Norwood ölçeği
    Ludwig ölçeği
    [​IMG]
    Virginia Apgar
    Testin buluşunu Virginia Apgar yapmıştır. 1933'te Kolombiya Üniversitesi'nden mezun olan birkaç kadından biri olan Apgar 1939'da Kolombiya Üniversitesi Hekimler ve Cerrahlar Okulu'nda bölüm başkanlığı yapan ilk kadın olma unvanına sahiptir. Apgar 1949 yılında anestezi alanında profesörlük unvanını elde etmiştir.

    Apgar testi
    Apgar testi,bebeğin doğumunun hemen sonrasında ilk muayenesi sırasında öncelikli olarak 5 dakikalık aralıklarla yapılan ve bebeğin genel sağlı durumu hakkında bilgi veren bir testtir.



    [​IMG]
    Glasgow koma skalası
    -Koma klasifikasyonu skorlama sistemi 1961 yılında Jouvet tarafından ortaya atılmıştır.
    -Günümüzde yoğun bakım ünitesine kabul edilmiş travmalı hastalarda nörölojik fonksiyonları değerlendirmek için kullanılmaktadır.
    -Nörölojik disfonksiyonun ciddiyetini tahmin etmeyi ve yaralanma sonrası 2 hafta içinde mortaliteyi %85 oranında tahmin etmeyi sağlar.
    -Gözlerin açılması, motor cevap ve verbal cevapların niteliğine göre puanlandırılır.




    Hamilton-Norwood ölçeği
    Hamilton-Norwood ölçeği erkek tipi kellik düzeyini belirlemeye yarayan bir ölçek. Bu ölçeğe göre kellik I ile VII arasında derecelerle ifade edilir. 1951 yılında Dr. James Hamilton tarafından hazırlanmış, 1975'te Dr. O'Tar Norwood tarafından geliştirilmiştir.
    Hamilton-Norwood ölçeği erkek tipi kelliğin tıbbi belgeleme adına bir standarda kavuşması için yaratılmıştır. Bugün bu ölçek ile kellik tedavilerinde kelliğin düzeyi önceden belirlenerek, hastaya gerekli tedavinin uygulanması kolaylaşır.




    Ludwig ölçeği
    Ludwig ölçeği kadın tipi kellik düzeyini belirlemeye yarayan bir ölçek. Bu ölçeğe göre kellik I ile III arasında derecelerle ifade edilir. Kadın tipi kelliğin tıbbi belgeleme adına bir standarda kavuşması için yaratılmıştır. Bugün bu ölçek ile kellik tedavilerinde kelliğin düzeyi önceden belirlenerek, hastaya gerekli tedavinin uygulanması kolaylaşır.
     
  4. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Zaman ölçekleri
    [​IMG]
    Zamanın hesaplanmasında İngiltere'deki Greenwich meridyeni temel alınır. "Sıfır" standart zaman bölgesi Greenwich meridyeninin 7° 30’ doğusu ile 7° 30’ batısı arasını kapsar. 15°'lik her bölge bir saatlik zamanı temsil eder. Haritada her zaman bölgesi ve farklı alanlardaki zamanlar ile Greenwich ortalama zamanı arasındaki fark saat ve dakika cinsinden gösterilmiştir.

    Standart zaman, bir bölge ya da ülkenin tümünde geçerli olmak üzere yasalarca belirlenmiş olan zaman.


    Standart zaman kavramı 19. yüzyıl sonlarında, o dönemde yaygın olarak kullanılan güneş zamanının yol açtığı karışıklıkları önlemek amacıyla ortaya atıldı. Demiryolu taşımacılığının yaygınlaşmaya başlaması ve bunun sonucunda farklı toplumlarda kullanılan yerel zamanların (boylama bağlı olarak değişen saat) bazı karışıklıklara neden olması, bu tür bir standart belirlenmesi gereksinimi doğurdu. Öte yandan standart zaman gereksinimi, özellikle Kanada ve ABD gibi, sınırları içinde farklı yerel zaman dilimlerinden geçen çok uzun demiryolu hatları bulunan ülkelerde duyuldu.

    1870'lerin sonlarında Kanadalı bir demiryolu planlayıcısı ve mühendisi olan Sir Sandford Fleming, tüm dünyada kullanılabilecek bir standart zaman planı geliştirdi. Bunun üzerine 27 ülkenin temsilcileri 1884'te Washington D.C.'de toplanarak, günümüzde kullanılana benzeyen bir sistem benimsediler.

    Günümüzde kullanılan standart zaman sistemine göre yerküre, Greenwich'teki (İngiltere) sıfır meridyeninden başlayarak, aralarında 15'er derecelik açı bulunan 24 standart meridyen dairesine (Ekvator'a dik olarak Kuzey ve Güney Kutbu'nun birleştiren sanal çizgiler) bölünmüştür. Bu meridyenler kuramsal olarak 24 standart zaman bölgesinin merkezlerini oluşturur. Ama uygulamada bu bölgeler yerel özelliklere göre değişik biçimler almış ya da alt bölgelere ayrılmıştır. Her bölge içinde zaman aynıdır ve bu zaman ile Greenwich ortalama zamanı arasında belirli sayıda tam bir saatlik fark vardır. Bazı bölgelerde bu fark tam saatlerden 15 ya da 30 dakika farklıdır.




    Zaman dilimi
    Zaman dilimi herbiri yaklaşık 15 derecelik boylama göre dizilmiş, Greenwich, İngiltere'den başlayan (bakınız UTC), insanların (saatin) bulundukları bölgede ve dünyanın başka bir bölgesinde kaç olduğunu öğrenmelerine yardım etmek için oluşturulan coğrafi yer küre dilimleridir.
    Zaman dilimleri genellikle hükümetler veya bazı astronomi enstitüleri tarafından belirlenirler ve 3 veya 4 harfle gösterilirler. Zaman dilimlerini Mısırlılar Nil Nehri'nin ne zaman taştığını anlamak için zaman dilimlerini bulmuşlardır.



    Eşgüdümlü Evrensel Zaman

    UTC (Coordinated Universal Time (İngilizce), Temps universel coordonné (Fransızca)), yani eşgüdümlü evrensel zaman (yahut saat) anlamına gelir. Teknik olarak aynı olmasa da, GMT ile aynı anlamda da kullanıldığı olur.
    İngilizce kısaltma CUT (Coordinated Universal Time) ve Fransızca kısaltma TUC (Temps universel coordonné) arasında seçim yapılamadığından orta yol olarak UTC kısaltması seçilmiştir. İngiltere'de Greenwich'ten geçen meridyen referans kabul edilerek hesaplanır.
    Türkiye Doğu Avrupa Zaman Dilimi'ndedir; bu yüzden Türkiye saati UTC+2, yani UTC'den iki saat ileridedir. Yaz saati uygulaması ile saatlerin bir saat ileri alındığı dönemlerde Türkiye saati UTC+3 olmaktadır.


    24 saatlik zaman
    24 saatlik zaman günün geceden geceye akışını belirleyen bir zamanın düzenidir ve 24 saate ayrılır. Geceyarısı 0'dan 23'e kadar olan saatlerle ifade edilir. Bu sistem bugün dünyada en yaygın kullanılan zaman biçimidir. Yine de 12 saatlik zaman hala bazı ülkelerde öncelikli kullanıma sahiptir, Özellikle Avustralya, Kanada (Québec hariç), Hindistan, Filipinler Amerika Birleşik Devletleri gibi ülkelerde. Birçok ülkede her iki zaman sistemi kullanılıyor. Daha çok 12 saatlik zaman, kullanım kolaylığı için sesli iletişimde kullanılırken 24 saatlik zaman ise yazım kolaylığı açısından tercih ediliyor. 24 saatlik biçim de askeri saat veya astronomik saat olarak Birleşik Devletler ve Kanada,ayrıca nadirde olsa Avustralya'da. yaygındır. Dünyanın bazı bölgelerinde demiryolu saati veya kıtasal saat olarak adlandırılır. Ayrıca zaman biçiminin Uluslararası standartıdır (ISO 8601).Tıpta herhangi bir olayın ne zaman meydane geldiği ile ilgili karışıklıkları önlemek için genellikle 24 saatlik zaman kullanılır.

    Açıklama
    24 saatlik biçimdeki günlük zaman ss:Dd (örneğin, 01:23) veya ss:Dd:sn (örneğin, 01:23:45) biçiminde yazılır. Buradaki ss (00 ile 23 arası), geceyarısından beri geçen saatin sayısal gösterimidir. dd (00 ile 59 arası), son tam saatten beri geçen dakikaları gösterir. sn ise (00 ile 59 arası) ise son tam dakikadan beri geçen saniyeleri gösterir. Artık saniye durumunda ss, 60 olabilir Artık sıfır 10'dan küçük sayılar için eklenir. Bu sıfır saat için isteğe bağlıdır. Fakat, çok nitelik gerektiren bilgisayar uygulamalarında yaygın olarak kullanılır. (örneğin, ISO 8601'de). Saniyenin küçük birimleri kullanıldığında, saniyeler ondalık işareti ile ayrılan kesirli kısım 01:23:45.678 örneğinde olduğu gibi bir virgül ya da noktadan sonra gelir. Saat, dakika ve saniye arasındaki en yaygın kullanılan işaret, ISO 8601'de de sembol olarak kullanılan iki noktadır. Eskiden bazı Avrupa ülkeleri işaret olarak nokta kullandı. Fakat, zaman gösteriminde ulusal standartların çoğu, uluslararası standart değiştiğinden beri nokta kullanıyor. Bilgisayar protokolleri, Linux işletim sistemi çekirdeğinin Ubuntu 10.10 sürümünde veya Windows işletim sistemi çekirdeğinin Windows 7 sürümünün 6.1.7600 sürüm numarasında ya da Mac OS işletim sisteminin Mac OS X 10.6 (Snow Leopard) sürümündeki noktalar gibi işletim sistemleri sürümleri ifade ederken nokta kullanılır. Bazı yerlerde (örn, 2359 sayısında) ve (18h45) gibi sadece saat ve dakikanın ifade edildiği yerlerde işaret kullanılmaz.

    Geceyarısı 00:00 ve 24:00
    24 saatlik gösterimde, gün geceyarısı 00:00'da ve günün son dakikası da 23:59'da başlar. Elverişli olduğunda 24:00 gösterimi geceyarısını ifade etmesi için bazı tarihlerin sonunda kullanılabilir. Bazı günlerde 24:00, sonraki günü ifade eden 00:00 ile aynıdır.

    24:00 gösterimi bir zaman aralığında genellikle tam gün sonunu ifade etmek için kullanılır. Tipik kullanımı saatin başlangıcından geceyarısı sonuna kadardır. Örneğin, "00:00–24:00", "07:00–24:00" gibi. Benzer şekilde bazı demiryolu zaman tabloları kalkış zamanı olarak 00:00 ve varış zamanı olarak 24:00 gösterir. Yasal ilişkiler daha çok günün başlangıcı olan 00:00'dan başlar gün sonun 24:00'da biter.

    24 saatlik gösterim, belli bir tarihteki geceyarısının başlangıcı (00:00) ile bitişi (24:00) arasından kesin bir ayırım yapmaz. Çok yaygın kullanımı yoktur.
    [​IMG]
    Danimarka'da standart zaman tablosu olmayan yolcu bileti.

    24:00'dan başka gün zamanı gösterimleri (24:01 veya 25:59), ne yaygın kullanılır ne de herhangi bir standartla ilişkilidir. Yine de Japonya ve Hong Kong'da, televizyon yayıncılığı çalışma saatler geceyarısını aştığında ve özel içerikler ifade etmek için kullanılır. Kopenhag gibi bazı Avrupa Kamu taşıma sistemlerinde, örneğin 03:45 yerine 27:45 olarak gösterilir.

    Çoğu dijital saatler 00:00 ile 23:59 arasındakileri gösterir. Bir gösterim istisnası olarak, örneğin Bosch, Siemens gibi mutfak gereçleri üreten Avrupa şirketlerin mikrodalga aletler gibi ürünleri standart 00:00 yerine 24:00 gösterir.

    Bilgisayar desteği
    Çoğu ülkede bilgisayarlar öntanımlı olarak zamanı 24 saatlik gösterir. Örneğin Windows öntanımlı olarak, eğer bilgisayar dili ve bölge ayarları şu gibi ülkelerde öntanımlı olarak 12 saatlik gösterir:

    Arnavutça
    Çince, Tayca
    İngilizce (sadece Avustralya, Belize, Kanada, Karayip, Jamaika, Yeni Zelanda, Trinidad ve Tobago, Filipinler, Güney Afrika, Amerika Birleşik Devletleri ve Zimbabve'de)
    Yunanca
    İspanyolca (sadece Meksika ve Güney Amerika kısımları)
    Svahili

    Askeri saat


    Kanada ve Birlişik Devletler'de "askeri saat" (military time) terimi, 24 saatlik zamanla eşanlamlıdır.[4] Bu bölgelerde gün saatinde, 12 saatlik zaman gösterimi kullanılır. 12, 1, ..., 11 gibi gün saatlerini 'ö.ö.' ('a.m.') ve 'ö.s.' ('p.m.') önekleriyle günün iki arasını ayırarak hesaplamak için kullanılır. Buralarda 24 saatlik zaman sadece, (askeri, havacılık, seyir, meteoroloji, astronomi, bilgisayar, lojistik, belirme hizmetleri, hastaneler) gibi birkaç belirli alanda yaygın olarak bilinir,

    Tarihçe
    [​IMG]
    Paolo Uccello'nun resmettiği ve Floransa Katedralinde bulunan "Dört İncil Yazarının Yüzleri (1443)
    [​IMG]
    Venedik'deki 24 zaman dilimli saat kulesi saatleri 1'den 12'ye kadar iki kez listeliyor

    24 saatlik zaman sistemi yüzyıllardan beri, özellikle bilimciler, astronotlar, seyyahlar ve saatçiler tarafından kullanılıyor. 24 saatlik sistemin kullanıldığı birçok görünür yapıt örnekler vardır. Türkiye'nin İzmir ilindeki İzmir saat kulesi bunlara bir örnektir..

    Britanya ve Kanada askeriyesi 24 saatlik zamanı ilk kez 1917'de kullanmaya başladı.Bundan önce askeriye "a.m." (ö.ö.) ve "p.m." (ö.s.) eklerini kullanıyordu.

    Britanya'da 24 saatlik zamanın günlük yaşamda kullanımı 20. yüzyılın başlarında düzenli olarak büyümeye başladı. 1934'de, BBC'nin radyo programı olan Radio Times, program dinlemek için 24 saatlik zamanı kullandı.

    Eleştiri ve işlek problemler

    24 saatlik zamanın bazı gösterimsel nitelikleri eksiktir:

    Elektronik saatlerle uygun değildir. Bunların çoğu sadece 12 saat gösterir.

    Birleşik Krallık gibi bazı diğer ülkeler, genellikle 12 saatlik gösterimi telaffuz ediyor. Hatta 24 saatlik gösterimde bile.

    Gonglu saatler 24 saatlik zamanda bazen çalmazlar (ses çıkarmazlar).

    [​IMG]
    Her ne kadar dünyadaki çoğu ülkede var olmasa da, yaz saati uygulaması yüksek enlemlerde sık rastlanan bir uygulamadır.
    ██ YSU kullanılıyor
    ██ YSU artık kullanılmıyor
    ██ YSU hiç kullanılmadı​


    Yaz saati uygulaması (YSU)
    Yaz saati uygulaması (YSU) bir yerde sabahları daha az, öğlenleri daha çok gün ışığından yararlanmak üzere saatin geniş çapta değiştirilmesi uygulamasıdır. Genel olarak, bu uygulama kapsamında saatler bahar başlangıcında bir saat ileri, sonbaharda ise bir saat geri alınır. Çağdaş YSU uygulaması ilk defa 1895 yılında Yeni Zelandalı bir böcekbilimci olan George Vernon Hudson tarafından önerildi. O günden sonra birçok ülke bu uygulamayı benimseyerek kullanmaya başladı. Yine de, ayrıntılar zaman zaman çeşitlilik ve farklılık gösterebilmektedir.

    Uygulama tartışmalıdır. Gün ışığının öğle saatlerine eklenmesi satış, spor gibi iş saatlerine bağlı etkinlikleri olumlu yönde etkilerken tarım, gece eğlenceleri gibi güneş ışığıyla beraber başlayıp biten etkinliklere olumsuz yönde etki etmektedir. Öte yandan, öğle saatlerine bir saat daha eklemek, trafik kazalarından kaynaklanan ölüm oranlarını da azaltmaktadır. Ne var ki, uygulamanın sağlık ve suç oranları üzerindeki etkisi daha az belirgindir. Her ne kadar uygulamanın ilk hedeflerinden biri akşam saatlerindeki aydınlatma enerjisini kısmak olsa da, günümüzde çağdaş ısıtıcı ve serinletici cihazların kullanılmasıyla beraber bu amacından sapmaya başladı. Öyle ki, 20. yüzyıl başlarında elektrik temel olarak aydınlatmada kullanılıyordu. Teknolojik gelişmeler yeni elektrik kullanım alanları yaratınca buradan elde edilen tasarruf azaldı. Bu bakımdan bu uygulamanın kullanılması çelişkili ve tutarsız bir hâl almaya başladı.

    YSU'da ara sıra meydana gelen kaymalar başka zorlukları da beraberinde getirir. Bundan dolayı, zaman kaydetmede ve görüşmelerle yolculukların ayarlanmasında, faturalandırma, arşivcilik gibi işlerde, tıbbi cihazların ve iş makinelerinin kullanımı ile uyku düzeninde sorunlar meydana gelir. Yazılımlar genellikle bilgisayarların saatlerini otomatik olarak ayarlar. Ne var ki, bunun sınırları vardır ve özellikle YSU kuralları değiştiğinde hata olasılığı artar.
     
  5. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Mel ölçeği

    [​IMG]
    Plots of pitch mels versus hertz
    Mel ölçeği Stevens, Volkman ve Newman tarafından 1937'de önerilmiş, birbirinden eş uzaklıkta bulunan dinleyiciler tarafından müzikteki perdelere karar verilen kavramsal bir ölçektir. Normal frekans ölçeği ve bu ölçek arasındaki referans noktası 1000 Hz tonu, dinleyici eşiğinden 40 db yukarıda 1000 mellik perdeye eşitleyerek elde edilir. Yaklaşık 500 Hz'in yukarısında daha da büyük aralıklar dinleyiciler tarafından aynı perde artışı olarak algılanır. Sonç olarak Hertz ölçeğinde 500 Hz üzerindeki dört oktav, mel ölçeğinde iki oktava karşılık gelir. Mel adı melodiden gelmektedir ve ölçeğin perde karşılaştırmasına dayandığını gösterir.

    f Hertz'i m Mel'e çevirmek için yaygın bir formül, O'Shaughnessy (1987)'in 10luk tabandaki 2595'li formulüdür. 1127 katsayısıyla kullanılan doğal logaritmalı formül günümüzde daha çok kullanılır. Daha eski yayınlar genellikle 700Hz yerine 1000Hz'lik kırılma frekansını kulanır.

    [​IMG]
    Ve tersi:
    [​IMG]
    Alternatif bir formül, logaritma tabanının seçiminden bağımsızdır ve Fant (1968)'te gösterilmiştir:

    [​IMG]
    Bu formüllerin çıkarıldığı veriler Beranek (1949)'da tablolanmıştır. Diğer formüller Lindsay & Norman (1977)'dadır.
     
  6. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    [​IMG]
    Bu harita, 1985 ile 2005 yılları arasında dünyada meydana gelen tüm tropik kasırgaların hareketlerini göstermektedir. Her bir nokta altı saatlik aralarla kasırganın yerini, kullanılan renkler ise kasırganın Saffir-Simpson ölçeğine göre şiddetlerini gösterir


    Saffir-Simpson Kasırga Ölçeği

    Saffir-Simpson ölçeği kasırgaların şiddetlerinin ifade edilmesi kullanılan 1-5 arasındaki değeri belirler. Puanlama kasırganın hızı ve neden olacağı hasara göre yapılır.

    Saffir-Simpson Kasırga Ölçeği
    Kategori Rüzgar hızı Fırtına dalgası
    . mph (km/h) ft (m)
    5 ≥156 (≥250) >18 (>5.5)
    4 131–155 (210–249) 13–18 (4.0–5.5)
    3 111–130 (178–209) 9–12 (2.7–3.7)
    2 96–110 (154–177) 6–8 (1.8–2.4)
    1 74–95 (119–153) 4–5 (1.2–1.5)
    İlave sınıflandırma
    Tropikal fırtına 39–73 (63–117) 0–3 (0–0.9)
    Tropikal sitres 0–38 (0–62) 0 (0


    Kategoriler

    Kategori 1

    Zayıf Ağaçlar ve yol işaretlerinde hasara yol açar. Rüzgar hızı 119-153 (km/s) arası değişir. Örnek 1995 Allison ve 1997 Danny kasırgaları.

    Kategori 2

    Binalarda çatı ve pencere hasar verir. Rüzgar hızı 154-177 (km/s) arası değişir. Örnek 1998 George, 1998 Bonny Kasırgaları.

    Kategori 3

    Binalarda yapısal hasar, zayıf duvararın yıkılabilir. Büyük ağaçlar ve işaretler devrilir. Rüzgar hızı 178-209 (km/s) arası değişir. Örnek 1995 Roxanne, 1996 Fran Kasırgaları.

    Kategori 4

    Perde duvarlarda ciddi hasar,ciddi seviyede çatı hasarı, Tüm ağaçlar, işaretler devrilir. Sahilden 10km içeriye kadar olan yerleşim alanlarının boşaltılması gerekebilir. Rüzgar hızı 210-249 (km/s) arası değişir. Örnek 1995 Luis, 1995 Felix ve Opal Kasırgaları.

    Kategori 5

    Hemen tüm evler ve endüsriyel binalarda çatıların çökmesi, Tüm ağaç, işaret ve küçük evlerin tamamen yıkılması. 10-18 km ye kadar yerleşim alanlarının boşaltılması gerekebilir. Rüzgar hızı 250 (km/s)'den fazladır. 1998 Mitch, 1998 Gilbert ve 2005 Katrina kasırgası
     
  7. Suskun

    Suskun V.I.P V.I.P

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    23.242
    Beğenileri:
    276
    Ödül Puanları:
    6.230
    Yer:
    Türkiye
    Banka:
    2.052 ÇTL
    Volkan patlama indeksi

    Yanardağbilimide, Volkan patlama indeksi (VPI)(İngilizcede: Volcanic Explosivity Index veya VEI) yanardağ patlamaların güçün ölçüsüdür. Bu indeks 1'den 8'e arasındadır (1 = en küçük patlama ; 8 = en güçlü ama az bulunan patlamalar).

    [​IMG]
    Volcanic Explosivity Index chart.
     

Sayfayı Paylaş