1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ölüm - Ölüm Hakkında - Ölümü Nasıl Hatırlarız - Ölüm Hakkında Hadisler - Ölüm Hakkınd

Konusu 'Genel Dini Konular' forumundadır ve yaren* tarafından 26 Haziran 2011 başlatılmıştır.

  1. yaren*
    Neşeli

    yaren* Herşey olması gerektiği gibi ;) Özel üye

    Katılım:
    24 Haziran 2011
    Mesajlar:
    8.204
    Beğenileri:
    108
    Ödül Puanları:
    4.480
    Yer:
    Kimseye ihtiyacım yok ben kendime bile fazlayım...
    Banka:
    416 ÇTL
    Ölüm - Ölüm Hakkında - Ölümü Nasıl Hatırlarız - Ölüm Hakkında Hadisler - Ölüm Hakkında Ayetler




    Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

    "Dünyevî hazlari gözden düsüren ölümü sik sik hatirlayiniz."

    Hadisi söyle Açiklayabiliriz: ölümü sik sik hatirlayarak dünya hazlarina karsi olan hevesinizi kiriniz ki, Allah (C.C)'a yöndesiniz. Peygamber'imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

    "Eger hayvanlar ölüm hakkinda insanlonn büdigini bilselerdi, hep zayif hayvan eti yemek zorunda kalirdiniz."


    Hz. Ayse (R. Anha) Peygamber (S.A.S.)'imize bir gün «Kiyamet Günü, sehidler ile birlikte Mahsere gelen olacak mi?» diye sorar.

    Peygamber (S.A.S.)'imiz bu soruya «Evet, ölümü günle gecede yirmi kere hatirtayanlar.» diye cevap buyurdu.



    8u üstün faziletin sebebi, ölümü akla getirmenin oyalama yurdu olan dünyadan sogumayi gerektirmesi ve Âhiret için hazirlik yapmaya yol açmasidir, ölümü hatirdan çikarmak ise dünya hazlarina dalmaya sürükler.

    Peygamberimiz (S.A.S.) buyurur ki:

    «Ölüm, mümine hediyedir.»

    Peygamber (S.A.S.)´imizin ölümü, mümin hesabina hediye saymasi sundan ileri geliyor; Çünki nefsinin çesitli isteklerini karsilamanin sikintilarina katlanmak, azgin arzularini sinirlamak ve seytana karsi devamli olarak kendini savunmak gibi vazifeleri omuzunda tasidigindan dolayi, dünya mümin için bir çesit zindandir, ölüm onu bu azabdan kurtarmaktir. Bu kurtulus onun hakkinda bir hediyedir.


    Yine Peygamberimiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

    «Ölüm, her müsîüman için bir kefarettir.»


    Peygamberimiz (S.A.S.) bu hadisi ile, halka ne eli ile ne de dili ile zarar vermeyen, kendini mümin ahlâkinin canli numunesi haline getiren, ufak tefek kusurlar disinda büyük günahlarin kirine bulasmamis gerçek müminieri kasdetmektedir. Iste Ölüm böylesine büyük günahlardan kalabilmis ve farz ibadetieri yerine getirmis kimselerin ufak tefek günahlarina kefaret ve temizleyici olur.

    Ata-ul Horasani der ki: Peygamberimiz (S.A.S.) bir gün yüksek sesli kahkahalari disardan duyulan bir meclise ugradi ve onlara:

    "Dünya hazlarinin bulandiricisini anarak meclisinizi karistirir." diye buyurur, oradakiler «Dünya hazlarinin bulandiricisi nedir?» diye sorarlar. Peygamber (S.A.S.)imiz «ölüm» diye cevap verir.


    Enes (R.A) der ki Peygamberimiz (S.A.S.) söyle buyurdu:

    "Ölümü sik sik hatirlayiniz, çünki günahtan giderir ve sizi dünyadan sogutur."


    Diger bir Hadiste:

    «Ölüm uyarici olmaya kâfidir.»

    Baska bir Hadiste:

    «Olüm vaiz olmaya kâfidir.» Buyurmustur.

    Peygamberimiz (S.A.S.) bir gün mescide girince içerdekilerin yüksek sesle gülerek konustuklarini görür, onlara:

    «Ölümü hatiriniza getiriniz. Nefsimi kudret elinde tutan Allah (C.C)a yemin ederim ki, benim bildiklerimi bilseydiniz az güler, çok aglardiniz» buyurdu.

    Peygamberimizin de bulundugu bir mecliste sahâbiler birini söz konusu ederek hayli överler. Bunun üzerine Peygamber (S.A.V)imiz sahabilere:

    «Sözünü ettiginiz arkadasiniz ölümü anar miydi?» diye sordu. Sahabeler: «Biz onun ölümden bahsettigini hic duymus degiliz» diye cevap verdiler. O zaman Peygamber (S.A.V)imiz «O halde arkadasiniz sizin övdügünüz gibi degildir.» buyurdu.

    Ibni Ömer (R.A.) der ki: «On kisilik bir gurubun onuncusu olarak Peygamber (S.A.V)`imizin ziyaretine vardim. Ensardan biri Peygamber (S.A.V)imize «Insanlarin en zekisi ve degerlisi kimdir, Yâ Rasûlellah?» diye sordu. Peygamber (S.A.V)imiz bu soruya söyle cevap verdi:

    «En zeki ve en degerli kimseler ölümü en sik anan ve onun için en çok hazirlik yapan kimselerdir. Bu kimseler dünya serefi ve Ahiret üstünlügünü birlikte yanlarinda götüren zekilerdir.»

    Hasan-ül Basrî (rahimehullah) buyurur:
    «Ölüm dünyanin degerini düsürdü ve akli basinda kimselerin huzurunu yok etti.»
    Rebi Ibni Haysem buyurdu: «Müminin, ölümden daha degerli bir bekledigi yoktur. Benîm ölümümü kimseye duyurmayin, hemencecik beni Rabbime teslim edin.»

    Ehli hikmetten bir zat, bir arkadasina gönderdigi mektupta sunlari yazdi:

    «Ey kardesim, ölümü özleyip de bulamayacagin âleme (Ahirete)
    göçmeden önce bu alemde iken ölümden kork.»


    Ibni Sirinin (rahimehullah) yaninda ölümden söz edildigi zaman vücudunun bütün organlari donakalirdi.

    Ömer Ibni Abdülâziz (R.A.) her gece fikih âlimlerini sarayinda sohbete çaginr, hep birlikte ölümden, Kiyamet Günü,den ve Âhiretten bahsederek, sanki önlerinde cenaze varmis gibi göryasi dökerlerdi.

    Ibrahim-i Toymî (rahimehullah) buyurur: «îki sey beni dünyadan haz duymaz hale getirdi. Ölümü ve Allahin huzuruna dikilecegimi düsünmek.»


    Kâ'b Ibni Ahbar (rahimehullah) buyurur: «Ölecegini bilen kimse dünyanin sikinti ve meselelerine önem vermez.»

    Mutarrif (rahimehullah) buyurur: «Rüyamda, Basra Camiinin ortasindaki kürsüden seslenen birinin söyle dedigini duydum: «Ölümü hatirlamak. Allah (C.C)dan korkanlarin kalbini parça parça etmistir. Yemin ederim ki, ben onlari ne yapacaklarini sasirmis görüyorum.»


    Es'as (rahimehullah) der ki, «Hasan-ül Basrînin yanina girerdik kendisi sanki ates, sanki bir âhiret isi ve ölüm hatirasi idi.»

    Safiye (R. Anha) buyurur ki: «Kadinin biri bir gün Hz. Ayseye (R.A.) gelerek kalbinin katiligindan dert yandi, Hz. Ayse (R.A.) ona: «Sik sik ölümü hatirla, o zaman kalbin yumusar» dedi. Kadin, Hz. Ayse (R.A.)nin tavsiyesini tatbik edince gerçekten kalbi yumusadi. Bundan dolayi bir müddet sonra yine Hz. Ayse (R.A.)nin ziyaretine gelerek ona tesekkür etti.»

    Imamı Gazali\Kalplerin Keşfi
     

Sayfayı Paylaş