1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ölüm ve Oğlum

Konusu 'Şiir' forumundadır ve arz-ı hal tarafından 27 Şubat 2012 başlatılmıştır.

  1. arz-ı hal

    arz-ı hal Özel Üye Özel üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    9.017
    Beğenileri:
    539
    Ödül Puanları:
    5.980
    Meslek:
    İşe başlamadan tatile giren hakime
    Yer:
    yüreğinden uzaklar da...
    Banka:
    199 ÇTL
    Ölüm ve Oğlum
    Ne yaman çiğköfteymiş ki bu ölüm
    Şalgam suları iniyor şakaklarımdan
    ben hala susuyorum
    Gözlerimle taşlarcasına bir kör kuyuyu...
    Nerde kaldı bire saka kuşu
    Su gibi bildiğin o su kasidesi?
    Ve dudaklarımı sevsinler
    bir barut bulutuyla sanki
    ortadan biçilmiş bir güneş
    Aynı çığlığı mı ezberleyecek dersin
    akşamcılar akşama tövbe edinceye dek

    Düzayaktı Attar A'met Efendiden Kartal Baba Tekkesine
    Bu seferki yolum ise
    ardımdan gelen kolun
    ölüsıra yürüyen
    kilden, kirloz bir bayrak
    epiy de yokuş üstelik
    ve giderayak
    Sırtına vurmuş yada
    buruşuk bir şipka biberini
    Meyvahoşa koşturuyor
    mork çizmeleriyle bir kırkayak
    Nasıl koşturduysa tulumbacılar eskiden
    yeşil karga tulumbalarını yangına
    Yandım diye böğürmüşüm
    Böğrüm yiyince böğrümden
    o çiğköfteyi
    YANDIM

    Öylebi kuşaktık ki biz oğlum
    yine de sen ölüyorsun
    boynuna sarılınca ben
    Ve o domuz var ya İncildeki
    cümle günahı yüklenip
    uçuruma atlayan domuz
    Biz öyle bilem olamıyoruz...
    Meşksiz aşklarla senlerin
    başına tacettiğimiz
    o güzelim elmayı
    Utanmadan o ulusal
    akbabamıza sunuyoruz
    kellerinizle birlikte
    Bu gidişle korkarım
    bi tek ses kalacak bizden
    tıkırtısı farenin
    Kendi tahta kuyruğunu kemiren

    Cama vurulmuş güneş kırıldı
    Nar daneleri döküldü suya
    Yandım diye böğürüyorum
    Ama bu kırkayak oynunda
    Öyle yakın ki ölümle oğlum
    Uyak oluvermişler adeta
    Ben ne demeye hala
    Sözümona bir inci gibi
    Acının yanardağ bardağında
    Kendi kendime eriyim?
    Oysa bu dünya denen ağacın
    Türkiye denen çatağında
    Öyle bir oğul var ki oğul
    Ölüme değil, ölüme
    Yaşanmaya bi ölüm bal

    Cama vurulmuş güneş kırıldı
    Nar daneleri döküldü suya
    Gayrı adam oldu diye babam
    Oğlum beni sevse ya


    CAN YÜCEL
     

Sayfayı Paylaş