1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ölüme Uyumak İstedikçe Aşka Kaldır Beni..

Konusu 'Şiir' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 12 Ekim 2011 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL





    Her gün sevdana sürgün bir kimsesizim
    Sürmeli gözlerim sensiz hüzün hüzün
    Solgun bir güz mevsiminde deniz durgun
    Yorgun yüreğim sana vurgun…

    Dudağımda aşk kokan mey rutubeti,
    Kulağımda hüzzam bir ney sesi
    Kendimden çıktım bu bitimli yola
    Sende bir ömür kalmaya geldim sevgili…


    Düşlerin beni uyutmadığı her çaresiz özlem gecesinde sana koştum.
    Kimi gün dilsiz, kimi sensiz, kimsesiz yollara vurdum kendimi.
    Şehrimin sokaklarında satılık aşklar yaşanırken, yokluğuna dağılırdı saçlarım…
    Güneşi söndürüp Ay´ı yaktığında ellerim, vurgun yemiş gönlümce kanardı Arnavut kaldırımları.
    Lakin hiçbir bedel satın alamazdı yüreğimdeki sevdamı
    çünkü duvarları sevgiyle örülmüş bir kentin deli kızıydım ben.
    Yalnız ve savunmasız bin bir gece uyurdum koynunda.

    Sen hiç bilmezdin.
    Ve ben hiç kızmazdım sana, en içe kapanık düşüm.
    Çünkü aşk için iki kişinin sevdası gerekmezdi sevgili.

    Şimdi içinde düşleri bile olmayan gerçek ve uzak bir adrestesin.
    Bu nedenle solgun, durgun ve yorgun bir güz mevsimi bu bendeki vurgun saatleri.
    En çok özleminle yaralandığım anlarda sevgini büyütürdüm içimde
    ve sırf bu yüzden gözlerimden önce yüreğime seni görmeyi öğrettim.
    Gün ışığından nasibini alan ağaçların karıncaları gibi mutlu koşuşturmalarım hep bundan işte.
    Saçlarındaki tüm akları sevip dudağındaki her kıvrımı öpme telaşım…

    “Canım…” derdim.
    Canımdan çok severdim.

    Elimde değildin sevgilim.
    Elimde olmadı ki hiç ellerin.

    Göğün koynundaki yıldızları kıskanırdım ben her gece.
    Bahtsız ve en çok kanatsız oluşuma hayıflanır, ağlardım.
    Dilimdeki şarkılarda, rüzgara bıraktığım saçlarımda,
    aşkı yudumladığım her kadehte; özüm, sözüm, hep sendin gözüm.
    Aklımı başımdan alan her cümlemin öznesiyken ismin, kim demiş yoksun diye.
    Bizi en çok bu yokluk bağladı birbirimize…
    Açtığım her parantezin içine hapsederken seni, gözlerinin denizinde aşkı okurdum ben.
    Uzaklarından geçse de umut yüklü gemiler; lafın gelişiyle bile gelirdin bana gelişi güzel.
    Her gelişin yüreğimin şenliği, her gelişin en güzel duygularımın dirliği.
    Ölüme uyumak istedikçe aşka kaldırırdın beni. Söyle nasıl sevmem seni…

    Şimdi canımın içinden usul usul süzül başucuma
    Başıma yıkıp düşlerimi, kendini tutma bana…
    Gerçeğim…
    Beni bırakma bu yanık hazana…
    Çok değil istediğim,
    En tutkulu geceyi bıraktığımda göğsüne
    Keskin karanlıklarda seni beklediğim kadar
    Sevsen
    Yeter sevgili.




    Ocak 2009
    Ayşegül TEZCAN
     

Sayfayı Paylaş