1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Ömer İdris Akdin - Bİr Vicdan Ayaklanmasına Doğru Genişlerse Kalbin..

Konusu 'Şairlerden' forumundadır ve ...SAKLI CeNNeT__ tarafından 19 Kasım 2011 başlatılmıştır.

  1. ...SAKLI CeNNeT__

    ...SAKLI CeNNeT__ ♥ Pєяναηє Döηєя Aşk ♥

    Katılım:
    6 Temmuz 2011
    Mesajlar:
    16.250
    Beğenileri:
    81
    Ödül Puanları:
    4.980
    Yer:
    ♥ Bєη Hєp Sєηdєyim ♥
    Banka:
    110 ÇTL








    Şiir gibi yürürse ince ve narin…
    Anla ki herkes değilsin!


    Maviye çalan bir çocuk geçsin gözlerimizden.
    Kara bir günü daha ifşa ettik mavilenelim.
    Bir geceye daha sızdığımızın resmidir bu, bir karanlığı daha patlattığımızın.
    Çok sesli bir koro orotoryomuzu yapın.
    Cümlelerin arasından sızıp bulanık bir ırmakta sır olalım.

    bir derviş bulalım.
    Çıtı pıtı bir kente, tedavülden kalkmış ağır nefeslerle girelim.
    Ve kenarı çentikli bir bilboardın tam ortasına bağdaş kuralım.
    kapısı çalınmış evleri, yüzüne bakılmayan yetimleri hırkamızın altında, yüreğimizin boşluğunda saklayalım.

    Ah toprak künhüne varamadığımız rüyalar,
    kaç yerinden çatladı bir tohum,
    sis neden ellerimizden akar,
    hangi işaret bu kumpası bozar
    ve gözlerin neyin rengine çalar?


    Bir geceyi daha bölelim, bir dilim sana bir dilim aç kurtlara…

    Ey gelen yalan.
    Kocaman bir yüreğe değer gibi geçtin sokaklarımdan.
    Ne kadar da sırnaşık bir heyüla göğümüzde asılı kalan güneş.
    Dışın zaptedilmez harami.


    Ruhumuzu darp eden isyan,
    erimez de saçaklarımızdan sarkarsa ihanet.
    Cinneti o zaman sözlerinde tutuklu kalmış susuşlarım say.
    Kabil emziren bir zamanla sürgit yoldaşların kahrı düşlerimizi kundakladığında

    bir sen bil herkes değilsin.

    Ruhumuzun aynasında saklı kalan bir vahadır örgütlenmiş bu bahar.
    Sen bilirsin bu kokuyu,
    yusuf’un zindanındaki küf, bu buğu.
    Üzerimize serpilmiş kıyımdır; ya coğrafyamız talan ya da sevincimizin atıldığı bu dipsiz kuyu.

    Alnımızın çatından sarkıtılmış sarkaç mahşerin tam ortasından geçip hüznümüze dokunuyor.
    Ve ruhumuz ölüm görmüş yalnızlıklara gömülüyor

    Uzatmalı bir iklim bu.
    Hiçbir şey kadar masum.
    Buğday teninde bir sözcük düşer kalbine.
    Başak renginde bir bahar çağır.

    Ağlayan coçukların gözyaşlarnı çal.
    Sıkılmış bir yumruğun öfkesini tasdik et.
    Ve öğret bana , demirin ve mizanın kavlince
    Nedir sabrımızın gergefine takılıp kalan bu ayrıksı
    Bu sukunet…



    Ömer İdris Akdin

     

Sayfayı Paylaş