1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

On günde kusursuz hafızaya ulaşın

Konusu 'Makaleler, Araştırma Yazıları' forumundadır ve Apancene tarafından 15 Şubat 2010 başlatılmıştır.

  1. Apancene

    Apancene Aktif

    Katılım:
    12 Şubat 2010
    Mesajlar:
    404
    Beğenileri:
    9
    Ödül Puanları:
    630
    Banka:
    2 ÇTL
    A-TANITIM: Kitap üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde belleğin (hafızanın) insan hayatındaki yerini ve her hafızanın geliştirilebileceği anlatılıyor. İkinci bölümde hergün bir teknik işlenerek on günlük bir uygulama ağırlıklı çalışma yöntemi gösteriliyor. Üçüncü bölümde ise fotoğrafik bellek anlatılıyor.

    B-METODU: Bir uygulama kitabı olması nedeniyle yol gösterme metodu izlenmiş. Yani bu kitap, bir kurallar, prensipler, veciz sözler kitabı değil; uygulama kitabıdır.

    C-ÜSTÜNLÜKLERİ: Kitabın konusu çok çarpıcı. Herkese bahşedilen hafıza nimetinden avantajlı olarak yararlanmayı istemeyen yoktur herhalde. ‘Hiçbir bellek iyi veya kötü değildir. Ancak verimi yüksek bellek vardır’ şeklindeki gerçekler, kitabı üstün kılıyor. Yani kitabın değeri, hafızanın değerinden kaynaklanıyor.

    D-YETERSİZLİKLERİ: Motivasyon çok zayıf. Ayrıca seçilen vecizeler çok çarpıcı değil. Mesela: ‘Bir insanın en güvenceli malı, belleğidir’ (Alexander Smith), ‘Bellek, zihin kitaplığı’ (Francis Favvel) gibi...

    Yazar maddi sıkıntıya girer. Kocasının tıp eğitimini devam ettirebilmesi için ve yeni doğan çocuğuyla daha yakından ilgilenme gerekçesiyle bir yarışmaya katılır ve bir gecede 64.000 dolar kazanır. Bu parayı hiç ilgi duymadığı boks alanında azim ve kararlılıkla ve hafızasıyla kazanır. Yazar, bütün tanıdıklarına aynı şeyleri tekrar tekrar anlatmaktansa, bir kitap yazmayı daha karlı görür.

    BİRİNCİ GÜN

    Gerekeni, gerektiği anda ve yerde hatırlamanız için, belleğin (hafızanın) sihirli gücü:

    Hiçkimse unutkan biri olmak istemez. Çoğu kez ‘Dilimin ucunda’ deyimini kullanmak durumunda kalmışsınızdır. Her zaman, hatta şu anda bile, bellek aksamalarınızı giderebilirsiniz.

    Dilerseniz hatırlama gücünüzü on gün içinde on katına çıkartabilirsiniz. Aslında bu yetenek herkeste mevcuttur. Bu eşsiz yeteneğin tam kapasiteyle işletilmesi, onu kullanmayı istemeye bağılıdır ve ‘istemek’ yeterlidir. Her alanda veriminizi artırmak ve aklınızdan geççirdiğiniz en olmayacak umutları bile aşacak hedeflere erişmek sizin elinizde.

    Sıradan bir insan, belleğinin sadece % 10’unu kullanabilir. Bununla birlikte içimizde zihinsel gücümüzden % 100 yararlanmamızı sağlayacak bir yetenek uyumaktadır.

    Hafıza, hiç ara vermeden, sürekli çalışan zihinsel bir mekanizmadır.

    *Verimli bir hafıza yoksa, çok şey yapılmadan kalır.

    *Verimli bir hafıza yoksa, birçok önemli hedefe ulaşılamaz.

    *Verimli bir hafıza yoksa, hayatın değerli diye sunduğu şeylerin büyük kısmı yitirilir.

    Herşeyden önce bellememiz gereken bir gerçek: KÖTÜ BELLEK YOKTUR! İyi ve kötü diye bilinen belleklerin tek farkı, hatırlama teknikleridir. Bu kitapta da anlatılan hatırlama tekniklerinden başka birşey değildir.

    Belleği yaşanmış, işitilmiş ve okunmuş olan herşeyi sayısı hesapsız çekmecesi bulunan dev bir dolaba benzetebiliriz. Kullanacağımız bilginin çekmecesini açar, yardımcı bilgilerle destekleyebiliriz. Bir şey zihinde ilgi alanına göre kalır veya kalmaz. Mesela, dün veya herhangi bir zamanda sokağa çıkmışsınızdır.

    Yolda tanıdık bir kimseye rastladınız mı?

    Rastladıysanız, bu tanıdığınız nasıl giyinmişti?

    Yolda bir kimseyle konuştunuz mu?

    Ne üzerine konuştunuz?

    Herhangi bir mağazanın önünden geçtiniz mi?

    Vitrinine neler konmuştu?

    Vereceğiniz cevapları iyice düşünün ve her ayrıntıyı hatırlamaya çalışın. Beyninizin ilginç bir işleme tarzı açığa çıkacaktır. Beyninizde kalan ilgi alanınıza giren olaylar olduğunu göreceksiniz.

    Bundan sonraki her bölümde (kitapta ‘gün’ deniliyor), bellek gücünüzdeki % 10’luk artışı göreceksiniz Şu ana kadar sıradan bir insanın belleğine sahipsiniz.

    % 100

    % 90

    % 80

    % 70

    % 60

    % 50

    % 40

    % 30

    % 20

    % 10 Normal verim

    İKİNCİ GÜN:

    Bu bölümde iyi bir belleğe giden yolda iki önemli işaret taşını göreceğiz.

    Hayatta yaptığımız herşeyin bir nedeni, bir gerekçesi vardır. Verimi yüksek, güçlü bir belleğe giden bu yola çıkmamızın gerekçesi ne?

    Hatırlarsanız, yazarımızın gerekçesi para kazanmaktı. Bunun için hiç de bilmediği boks alanında bir yarışmada binlerce dolar para kazanmıştı.

    Gereç, otomobilinizin deposuna koyduğunuz benzin gibidir. Yani sizi harekete geçirecek, güç verecek kaynaktır. Sonra sadece istemek kalır. İstemeniz marş motorunuzdur. Motor çalıştı mı, beyin motoru harekete geçer ve isteğiniz gerçekleşene kadar stop etmeyecektir.

    BELLEK, GEREKÇENİN ŞİDDETİ ÖLÇÜSÜNDE GELİŞİR

    Bu cümleyi bir defa daha okuyun. Yüksek sesle okuyun. Şimdi kitaba bakmadan tekrarlayın. Sonra da kaleminizi alıp bu cümleyi yazın.

    Verimli bir bellek için sadece tekrar yeterli değildir. Mesela, telefonunuzu günde kaç defa kullanırsınız? Numaratörü kaç defa çevirirsiniz? Cevabınız ‘defalarca’ olacaktır.

    Peki, numaratörün iç tablasında harfler var mıdır? Varsa, büyük harfler mi? Küçük harfler mi? Renkleri ne? Defalarca bakmış olmanıza, ve defalarca kullanmış olmanıza rağmen bu soruları doğru olarak cevaplayacağınızı sanmıyorum.

    O halde hafıza için sadece tekrar bir işe yaramaz. Tekrar, gerekçeyle anlam kazanır. O halde belleğin ikinci temel kuralı:

    GEREKÇE + TEKRAR = BELLEK SAĞLAMLIĞI’dır.

    Bellek motifini hiçbir zaman gözden kaçırmayanlar, sadece onlar amaçladıkları hedefe çabuk, kolay ve olabilecek en büyük başarıyla erişebilirler.

    Onun için aşağıdaki noktaları içeren açık listeler yapmanız lazım.

    1-Verimi yüksek bellek için nedenleriniz?

    2-Mükemmel bellekten beklediğiniz yararlar?

    Bunları bir kağıda yazınız. Bu kitapta ‘Yazınız!’ denilen yerler yazılmazsa, başarılı olunamaz.

    Belleğin üçüncü temel kuralı ise:

    Hatırlama yeteneği ne kadar zorlanırsa, sağlamlığı da o kadar gelişir. Ayrıca yakın hedefler de bellek eğitiminde önemlidir.

    Şunu asla unutmayınız: Bellek gerekçeye göre gelişir. GEREKÇE + TEKRAR = BELLEK SAĞLAMLIĞI, Hatırlama tekniğinin zorlaması.

    % 50

    % 40

    % 30

    % 20 Bellek gerekçesi

    % 10 Normal verim

    ÜÇÜNCÜ GÜN:

    Verimli bir bellek için üçüncü adım keyfe bağımlılığı ve bağımsızlığı bir kenara bırakıp hedefe yürümektir.

    ‘Ah! Şu anda keyfim hiç yerinde değil. Birşey yapamam!’

    ‘Bugün çalışmak hiç işime gelmiyor’

    ‘Şimdi başka şeyler yapayım daha iyi’

    Bu bahanelerin herbiri işten kaçmaktan başka birşey değildir.

    Ertelemek her ne sebeple olursa olsun, güvensizlik oluşturur. İsteksizlik şu andan itibaren özür olarak değerini kaybetmiştir.

    İş yapmanın keyifle bir bağlantısı yoktur. Çalışmaya hiç de hevesli olmadığınız günlerde de önemli işler yapmış, buna karşılık yataktan kalktığınız zaman bazı günler hiçbir işe başlayamadığınız olmuştur. İnsanın keyfinin olup olmaması bağlayıcı değildir. Bu ruh haletini yenebilirsiniz; ama nasıl?

    İLK ADIM: Gelgeç hedeflere hedef olmayınız. Çünkü bunlar zaman öldürme canavarından başka birşey değildir. Bellek gücünüzü artırmak istiyorsanız, işinize HEMEN başlamalısınız.

    İKİNCİ ADIM: Her işe derhal girişin. Girişmek istediğiniz işe hemen girişmezseniz, kaybedersiniz. Erteleme (1 dakika bile olsa) yarın bir saat oluverir. Unutmayınız: HER İŞE DERHAL GİRİŞİNİZ.

    ÜÇÜNCÜ ADIM: Başladığınız her işin sonunu getiriniz. şimdiye kadar yaptığınız şeylerin üstüne yatmanız için çok erken.

    Bütün benliğiyle bu üç kurala göre hareket eden asla keyfinin kölesi olmayacaktır.

    Özürlerin en göze çarpanı: ‘Öğrenmek beni yoruyor!’ ‘Yorulan beynimden arada bir istirahati esirgememeliyim’. Nice insanlar, ‘durmuş’ ya da ‘yorgun düşmüş’ beyinden yakınırlar. Oysa böyle birşey yoktur.

    Bellek dorukları yani hatırlama günün hangi saatinde olduğu, kişisel tecrübelerle bilinebilir. Psikoloji deneylerinin neticesi, saat 20.00 ile 22.00 arasında hatırlama gücünün ikinci doruğuna çıktığını saptamıştır. Birinci zirve uyandıktan sonraki 2 saattir.

    Keyif bağlılığından kurtaracak en güvenilir araç, bedeni rahatlatacak koşullardan sakınmaktır.

    Başarıda doruk noktasını amaçlamak için kumaştan kaplaması olmayan bir iskemleye oturmaktır.

    Bedensel gevşeme keyif canavarının en büyük müttefiğidir. Rahat bir ortamda yapılan bir toplantının konforun azaltıldığı bir ortamda yapılan toplantıdan daha verimsiz olduğu araştırmalarla ve tecrübelerle sabittir.

    % 30 keyfe gem vurmak

    % 20 Bellek gerekçesi

    % 10 Normal verim

    DÖRDÜNCÜ GÜN

    Hatırlanacak şeye anlam kazandırın.

    Unutmayınız:

    *Herşeyin bir anlamı olmalıdır.

    *Tutamak noktaları bulun ve bunlardan yararlanın

    *Anlam ne kadar büyük lorusa, bellek de o kadar iyi olur.

    *Tutamak noktalarınıza daha derin anlamlar verin.

    *Herşey anlam kazanabilir. Yeter ki zihinde tutmak zorunluluğunu hissedin. Bu bir makinenin seri numarası, telefon numarası v.s. olabilir.

    Örneğin: 235812 rakamı nasıl anlam kazanır.

    2(+1)= 3(+2)= 5(+3)= 8(+4)= 12

    Mesela:

    Şemsiye: 1 (Her zaman bir çubuklu olur)

    Ayakkabı= 2 (Her zaman bir çift yani iki tane olur)

    Pasta çatalı= 3 (Her zaman üç dişli olur)

    Oyun masası= 4 (Her zaman dört ayaklı olur)

    Eldiven= 5 (Beş parmaklı olur)

    Sıraya koyarken sıranın mana ile alakasına dikkat edin.

    Ya da manav için hazırladığınız, armut, elma çilek, bamya, fasulye, dereotu,ceviz alacaksınız. Kolayca akılda kalması için

    Armut :A

    Bamya :B

    Ceviz :C

    Dereotu :D

    Elma :E

    Fasulye :F

    Başka türlü de düzenleyebiliriz:

    Mesela, Ekmek, Salam, Makarna, Ampul, limon alacaksanız:

    Salam

    Ekmek

    Limon

    Ampul

    Makarna

    gibi bir sıralama yapabilirsiniz.

    Yapacağınız iş alacağınız şeylerin sadece baş harflerini hatırlamanız yeter.

    Bir telefon numarası 19 19 39

    Bu 1.9.1939 ikinci dünya savaşının başlangıç tarihidir. Daha kısa bir numara: 14 92

    1492-Kristof Kolomb’un Amerika’yı keşfi.

    2244 (Ne demektir? 2x2=4)

    3618 (Ne demektir? 3.6=18)

    2468 (Ne demektir? 2+2+2+2)

    2173 (Ne demektir? 21:7=3)

    Bir tekstil firması modelleri her defasında bir kodla ifade etmeyi keşfetti.

    T.B= Taş bebek

    M.T= Makineli Tüfek

    M.K= Monte Kristo gibi.

    Aşağıda 10 maddelik listeler göreceksiniz. Bu listeleri iyice okuyun sonra kitabı kapatıp sıralarını bozmadan yazmayı deneyin.

    Liste A Liste B Liste C

    1-BU 1-KIZ 1-OTOMOBİL

    2-KÜÇÜK 2-OYNUYOR 2-KİTAP

    3-KIZ 3-BEBEK 3-GÖK

    4-BUNLA 4-ENTARİ 4-YİYECEK

    5-UZUN 5-ÇORAP 5-İŞ

    6-TAŞLI 6-PAPUÇ 6-AĞAÇ

    7-YOLU 7-ŞAPKA 7-YARDIM

    8-KOŞARAK 8-ARABA 8-İSKEMLE

    9-EVE 9-DİNGİL 9-TAŞ

    10-GİTMİŞ 10-TEKER 10-GÜĞÜM

    Bu listeleri zihinden yazıp, yazamadığınızı kontrol edin ve sonuçları karışlaştırın.

    Birinci liste kolaydı. İkinci dizide biraz daha zorlandınız. En zoru muhakkak ki üçüncü gruptu.

    Ya şöyle nasıl? Bu kız bebeğiyle oynuyor, ona bir entari, sonra da çorap papuç, şapka giydiriyor ve bebeğini bir dingili ve bir tekeri eksik arabaya oturtuyor. Daha kolay değil mi? Çünkü kelimelere manalar verdik ve birbirine bağladık. Peki C listesi:?

    Onu da Otomobil-kitap, gök-yiyecek, iş-ağaç, yardım-iskemle, taş-güğüm gibi ikililerle yazalım.

    Bir de ritmle deneyin. Önce D sonra E listelerini başlama ve bitim saatlerini yazarak deneyin

    Başladım...

    Şimdide E listesine anlam

    LİSTE D LİSTE E katmayı deneyin

    1-Deriz 1-Gü 1-Gü 1-Gü+zel

    2-Ev 2-Tü 2-TÜ 2-Tü+nek

    3-Yol 3-Bü 3-Bü 3-Bü+tün

    4-Ak 4-Pen ‘ ‘

    5-Gök 5-Ke ‘ ‘

    6-El 6-Si ‘ ‘

    7-At 7-Di ‘ ‘

    8-Eş 8-Yo ‘ ‘

    9-Taş 9-Za ‘ ‘

    10-Dil 10-Ka ‘ ‘

    Bitirdim... Görüldüğü gibi bu şekilde daha kolay anlaşılır ve zihne çabuk nakşolunur. Burada önemli olan hatırlamak değil, sırasıyla hatırlamaktır.

    Bir de tutamak noktası metodunu deneyelim:

    1-’Ben’Bir tek kişi demektir; beni kendimi amaçlıyor= ben

    2-Ayakkabı=Her zaman bir çift giyilir= iki

    3-Şey=Her şeyin iyisi üçtür= üç.

    4-Masa=masanın dört ayağı olur= dört

    5-Parmak=Her elin beş parmağı olur= beş

    6-Cadı=Çok sevilen bir çocuk masalı: Sabah tam altıda gelir= küçük tatlı cadı

    7-Hafta=Her hafta yedi gündür= yedi

    8-Gece=Geceler sekizde başlar= sekiz.

    9-Sinema=Sinemaların saati genellikle dokuzdur= dokuz

    10-Zenci=On küçük zenci ünlü bir kitaptır, oyundur= on

    Kapatıp kavramları zihinden doğru sırasıyla söylemeyi deneyin. Daha kolay söyleyiverdiniz. Niçin? çünkü anlam kazandırdınız. Peki bu 10 kelimelik listeyi hayatta nasıl kullanacağız? Bir insanın günlük programı şöyle olsun:

    saat 9

    saat 10 BERBER

    saat 11

    saat 13 GÖZ DOKTORU

    saat 14 SEYAHAT ACENTASI, TATİL İÇİN BİLET

    saat 16 BEDİR’DE AKŞAM ÇAYI.

    Saat 10-10-zenci-10-küçük zenci-zenci kıvırcık saçlı-saç- berber

    saat 13-Yani saat 1-1-ben-bekleme odasında yalnız-doktor-göz doktoru-saat 14-

    saat-2-2-ayakkabılar-ayakkabılar oda kapısının dışında-otel-tatil-seyehat-seyehat acentası-bilet.

    saat 16-yani 4-4-masa-masada çay-Bedir’de çay.

    Bunun tersi de yapılabilir.

    Göz doktoru-doktor yardım eder. Kime?-bana-bu benim-ben:1:saat-13 gibi. Artık randevularınızın karmakarışık olacağını zannetmiyorum.

    Bu metod bir konuşma hazırlarken de kullanılabilir. Konunun ana başlıkların anlamlı terimlerle destekler ve unutmayacağımız noktaları konuşma bölümleri yaparız.

    Başka bir hatırlama tekniği de kafiyeli kısa ve manzum şiirlerdir.

    AbraHAMLİNColn’un yardımcısı kimdir? Şu andan itibaren hiç unutmayacaksınız Hamlin’i.

    Bir diğer teknik de bildiğimiz olaylarla bağlamaktır. Telefon numaraları, katalog numaraları bu yolla akılda tutulabilir.

    1517-Ridaniye Zaferi 1848 -Almanya’da ihtilal 1879= 1979 - (eksi)100= 1979-100= 1879 gibi

    Bir başka yöntem de hatırlanacak şeyi geçici olarak canlandırmaktır. Dramatize olaylar da ayrıca kalıcı olaylardır. Siyah fona yazılmış beyaz yazılar, beyaz fona yazılmış siyah yazılardan daha kalıcıdır.

    % 40-Tutamak noktaları

    % 30-Keyfe gem vurmak

    % 20-Bellek gerekçesi

    % 10-Normal verim.

    BEŞİNCİ GÜN

    Hiç unutmayın:

    Kendinize bir hedef seçin

    Bu hedefi hiç gözden kaçırmayın

    Son amacınızı kendinize ara hedefler belirleyerek en hızlı biçimde izleyin

    Planın taslak halinden fiil haline dönüşmesinin ilk şartı hedeftir. Bu kitabı niçin okuyorsunuz? Belleğinizi geliştirmek için o halde birinci hedef bu. Peki bu parlak hafızanızdan nasıl yararlanacaksınız? Bunu ancak kendiniz cevaplayabilirsiniz.

    Hedefte kararlı olmadan, hiçbir girişimde başarılı olunamaz. Onun için apaçık bir hedef seçin ve bu hedefe ulaşmak için bütün size yardım edecek, destek olacak şeyleri bir kenara yazın. Hedefe yaklaştıkça heyecan artar ve hedef sizi çekmeye başlar. Yani hedefin çekim gücü vardır.

    Kendinize ara hedefler bulun ve bu yolla vitesi hiçbir zaman boşa almayın. Bazen hiçbir şey düşünemez, yapamaz hale gelirsiniz. Unutmayın beyin hiçbir zaman yorulmaz, işlevini süddürür yani siz vitesi boşa çıkartsanız dahi, bellek çalışıyordur. Kendinize ara hedefler bulmakla hem hızınızı üçe katlar hem de vitesi hiç boşa atmazsınız.

    Varsayalım ki İngilizce öğrenmek istiyorsunuz. Kafanıza koyduğunuz bu amacı her gün 10 kelimelik bir listeyi ezberlemekle gerçekleştirebilirsiniz. Her kelime grubunun ezberinden sonra belleğin daha hızlı ve güvenilir çalıştınığını farkedeceksiniz.

    % 50-Hedef belirlemek

    % 40-Tutanak Nokt.

    % 30-Keyfe gem

    % 20-Gerekçe

    % 10-Normal

    ALTINCI GÜN

    Hiç unutmayın. Kendini ödüllendirme, bellek gücünü artarır. Kendini ödüllendirme geriye hatırlama için zaman ortaya çıkarır. Geriye hatırlamanın etkisi bellek verimini yükseltir. Her başarı zaten bir ödül olmakla birlikte ödüllendirme başarının artlası demektir. Bir işe başladığımızda bizim kaçamak yaptığımız işler esasında birer ödüldür. Yani ödüllendirmek için çok masrafa hiç gerek yok. Sizin dikkatinizi dağıtan sabepler ne ise o sebeplerle kendinizi ödüllendirebilirsiniz. Bir fincan kahve, çay, telefon görüşmesi, sohbet birer ödüldür. Yapılan her işten sonra böyle bir ödülü hakettiğinizi unutmayın. Fakat bu ödül faslı, dikkati azaltmamalı. Mesela; iki bölüm olan tarih kitabının birinci bölümünü bitirip senemaya gitmek ödül değildir. Çalışmanızı tümüyle tehlikeye sokan etkili bir dağınıklıktır. Yani ödüllendirme sizi oyalamaya iterek. Çalışmayı önlememeli.

    Ayrıca ödülü geciktirmemelisiniz. Mesela; bu bölümü okuduktan sonra bir fincan çayı ödül koymuşsanız mutlaka bir saniye bile geçirmeden o çayı için; ama kesinlikle bir saniye önce değil. Çünkü gecikince ödülün etkisi azalacaktır. Ödüllendirmenin sınırı olmalı, hiçbir şekilde çalışmayı kesintiye uğratmamalıdır. Sonunda, doğru verilmiş kısa dinlenme araları zihinsel çalışma sonuçlarını hissedilir derecede iyileştirir.

    Bu kısa arada geriye hatırlama vardır. Geriye hatırlama ile insan öğrendiği bilgiye yardımcı geçmiş yaşantısından o an öğrenmediği bilgileri hatırlayabilir.

    % 60-kendini ödüllendirmek

    YEDİNCİ GÜN

    Hiç unutmayın:

    *Aralama tekniği geriye hatırlamanın etkisini artırır.

    *Aralama tekniği ile geriye hatırlama, bellek verimini yükseltir.

    *Birşeyi sadece kısa süre için bellemek istemenizin dışında, asla beyninize tıkarcasına ezberlemeyin.

    Aralama tekniği isimler, listeler ve mekanik biçimde belleklenen şeylerde işe yarar. Mesela aşağıdaki listeyi ezberlemeye çalışın.

    ezberlemeye çalışın.

    1-Şu andaki politik durum 1-Atom enerjisinin kullanma olanakları

    2-İç Politika 2-Savaşta kullanılması

    3-Uluslarası ilişkiler 3-Yok edici özelliği

    4-Devlet başkanının yetkileri 4-Barışçı amaçlarla kullanılması

    5-Anayasa değişikliği için öneriler 5-Atom enerjisi ve geleceğin dünyası

    Bu listeyi bir defa okuduktan sonra hepsini hatırlayana dek iki listeyi de ezberleme zamanınızı not ettiğinizde ikinciyi daha hızlı ezberlediğinizi göreceksiniz.

    % 70- Aralama tekniği

    SEKİZİNCİ GÜN

    Hç unutmayın:

    *Kuşbakışıyla canlı bir genel izlenim edinin.

    *Bütünü mantıklı, organik ve zihne kolay giren parçalara bölün.

    *Her parçanın kendi içinde bir bütün oluşturmasına dikkat edin.

    *Tek tek parçaları, düşünce bağlantısı yasasına göre birbirleriyle birleştirin. Bir manzumenin ezberini küçüklükten beri hep kıta kıta yapardık. Ama en etkili yol o değilmiş. En etkili olanı bütüne bir kuşbakışıyla bakmak kıtalararası bağlantıyı kurup zihinde bir harita çizmekmiş.

    Öbür türlü hergün bir kıtasını ezberlediniz şiiri birgün okumanız gerektiğinde beyninizin stop edişini çok görmüşsünüzdür.

    Bu konuda yapılan birçok deney ‘bütün metodu’nun kullanılmasının, ‘parça metodu’na oranla öğrenen kimseye yüzde yirmi bir zaman kazandırdığını kanıtlamıştır.

    Bellek malzemeniz (mesela bir şiir) kısa ise bütün olarak öğrenin. Ama uzun bir ödev ise o zaman ödevi kuşbakışı gözden geçirin ve bölebildiğiniz en büyük parçalara bölün. Ancak bu bölünmeler de parçalar birbiriyle anlamlı olmalı.

    Başta verdiğimiz dört parça,bütün kuralını da öğrendikten sonra verimi yüksek bellek hedefine sadece iki adım kaldı.

    % 80-Kuşbakışı.

    DOKUZUNCU GÜN

    Uz okuma: İnşad da denilen kelime ve cümlelerin vurguların, anlamlarını belirterek ve dinleyiciyi duygulandırmayı amaçlayan yüksek sesle okuma.

    Ezbere okunan parçayı uzun süre bellekte tutmak için, tekrar tekrar okumakla yetinmeyip, her tekrardan sonra yüksek sesle söyleyip akılda ne kadara kaldığını kontrol edin ve bu yüksek sesle okumayı bir uz okumaya dönüştürün.

    Uz okuma:

    1-Zaman kazandırır.

    2-Ezberlemekte zorluk çekeceğiniz parçaları anlamanızı sağlar

    3-Kalıcı bir hafıza izlenimi oluşturur. Uz okumanın zaman kazandırdığı da deneylerle ispat edilmiştir. Hafızadan bütünüyle yararlanmak isteyen, dikkatli gözlem yapmak zorundadır ve bütünü anlamak zorundadır.

    Okunacak metni yüksek sesle okumak sizi verimi yüksek belleğe bir adım daha yaklaştıracaktır. Bu yolla görsel nitelik, işitsel nitelikle tamamlanır. Yüksek sesle okursanız zihinsel izlenimler canlanır. Kelimeler vücut kazanır. Bellenecek şeyi önce hafif sesle, sonra da yüksek sesle okuyan ve bunu uz okuyuşa dönüştüren kişi daha sonra hatırlamak durumunda kaldığında gerekeni yapmış demektir. Eğer ortam uygun değilse bu durumda bir kalem alıp bellenecek şeyi yazın. Bu da ikinci en iyi yöntemdir.

    % 90-Yüksek sesle okuma metodu.

    ONUNCU GÜN
    Hafızanızın gelişiminde son menzile, insan zihninin en garip yeteneklerinden birini yardıma çağırmakla varılacak. Bu yetenek unutmaktır. O halde verimli bellek için son kuralı ‘Belleğinize önemsiz şeyleri yüklemeyin. Onları unutun’. Önemli şeyleri dahi hatırlamada güçlük çekmenizin sebebi bilincinizi zorlayan başka düşünceler tarafından rahatsız edilmesidir.

    Belleği önemsiz şeylerden temizlemenin en iyi yöntemi tekrarlama ve uz okumaya dayanan öğrenme metodlarıdır. Eğer okuduğunuz veya duyduğunuz şey önemsizse, o zaman ‘her türlü tekrarlamadan kaçının’ Ivır-zıvır şeyler önemli olanların yolunu tıkayarak hatırlama yeteneğini zedeler.

    Kasıtlı unutma, güvenilir bir belleğin temelini kurar.

    HİÇ UNUTMAYIN:

    *Kasıtlı unutma, kusursuz belleğin anahtarıdır.

    *Zihninize önemsiz şeyleri yüklemeyin

    *Önemliyi hatırlamak için doğru unutmayı öğrenin

    % 100 Kasıtlı unutma

    % 90 Yüksek sesle okuma metodu

    % 80 Kuşbakışı

    % 70 Aralama tekniği

    % 60 Kendini ödüllendirmek

    % 50 Hedef belirlemek

    % 40 Tutamak noktaları

    % 30 ‘Keyif’e gem vurmak

    % 20 Bellek gerekçesi

    % 10 Normal verim

    EK BÖLÜM

    Fotoğrafik Bellek Var mıdır

    Fotoğrafik bellek diye birşey asla yoktur. Yani hiçbir insan bir bakışta bir sayfanın tamamını anlayamaz.

    İspatı:

    P L R Z E

    J F X B U

    T M V G Y

    S V C I K

    D N O H A

    Yukarıdaki kareye tam 60 saniye bakınız. Sonra harflerin üzerini kapatıp aşağıdaki soruları cevaplayınız:

    1-Karedeki harfleri söyleyiniz

    2-Sağda, sonuncu dikey dizideki harfleri söyleyiniz.

    3-Sağ alt köşeyle sol üst köşe arasındaki harfleri söyleyiniz.

    Evet! Sizce de fotoğrafik bellek var mıdır?NE DERSİNİZ ?


    YAZARI: Dr. Joyce Brothers-Edward P.F.Eagon
     

Sayfayı Paylaş