1. * 5651 Sayılı Kanun'a göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan sorumludur.
    * Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan şekilde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahiplerinin İLETİŞİM bölümünden bize ulaşmaları durumunda ilgili şikayet incelenip gereği 1 (bir) hafta içinde gereği yapılacaktır.
    E-posta adresimiz

Oray Eğin Kapının Önüne Koyulmalı.

Konusu 'Sadece Magazin Haberleri' forumundadır ve LoSt_LoVe tarafından 25 Kasım 2008 başlatılmıştır.

  1. LoSt_LoVe

    LoSt_LoVe Forum Onuru

    Katılım:
    12 Ekim 2008
    Mesajlar:
    4.011
    Beğenileri:
    29
    Ödül Puanları:
    2.880
    Yer:
    En sevdiğimin yanından :=)
    Banka:
    119 ÇTL
    Bugün Gazetesi yazarları Nuh Gönültaş ve Ali Atıf Bir bugün hedef tahtasına Oray Eğin'i koydu. Ayşe Arman'ın yaptığı röporta sonrası Nuh Gönültaş 'Eğin'i 'Köşe yazarı olmuş ama adam olamamış' başlıklı yazısıyla eleştirirken, Ali Atıf Bir de 'Oray Eğin ve gazeteciliğin sonu' başlıklı bir yazı yazdı.

    Bir, Ayşe Arman'ın gazeteciliğini överken, neden Eğin'i tercih ettiğini anlayamadığını belirtti. Eğin için, "Oray Eğin Türkiye’de gazeteciliğin yüz karası... Oray Eğin yalan yazıyor, töhmet altında bırakıyor, hakaret ediyor, stratejiler üzerinden çalışıyor..." ifadelerini kullanan Bir, Eğin'in iş ahlaksızlığı yaptığını ve kapının önüne konması gerektiğini savundu.

    Ali Atıf Bir'in Bugün'deki yazısı:

    Oray Eğin ve gazeteciliğin sonu
    Ayşe Arman’ın Hürriyet’ teki pazar röportajının bu haftaki konuğu Oray Eğin’di...

    Ayşe Arman “Niye durup dururken Oray Eğin’i seçmiş, niye sadece ‘medya gündemini” meşgul eden birine bu kadar yer vermiş” onu bilemem...

    Ayşe Arman’ı takdir edenlerdenim. Röportaj işini kendi kulvarında en iyi yapanlardan biri olduğu, hatta en iyisi olduğu konusunda artık 3. kişi onaylamasına gerek bile yok... Yaptıkları ortada zaten. Uzmanı bakınca anlar. Ben anlıyorum. Bir zamanlar sıkı da dostluğumuz vardı, sık görüşürdük.

    İşini ne kadar ciddiye aldığını, ne kadar titiz çalıştığını, hedef kitlesinin genetik yapısını ne kadar iyi çözüp, o damarı beslemek için canını dişine taktığını iyi bilirim. Ayşe Arman’a Oray Eğin’inle yaptığı röportajdaki tek sorum gerçekten Oray Eğin’in gazetecilik rol modeli olarak, Ayşe Armanlara çıkıp, Hürriyet’te şu sıralar boy gösterecek kişi olup olmadığıyla ilgili...

    Oray Eğin Türkiye’de gazeteciliğin yüz karası... Oray Eğin yalan yazıyor, töhmet altında bırakıyor, hakaret ediyor, stratejiler üzerinden çalışıyor, üstelik de hepimiz Akşam’ın genel yayın yönetmenliği esnasında Serdar Turgut’un iyi bir tetikçisi olduğunu biliyoruz (Bakınız Tuna Kiremitçi’nin Karanlıklar Prensi Serdar Turgut yazısı!) Oray Eğin gerçekten gazeteciliğin rol modeli ise Türkiye’de gazeteciliği baştan sona gözden geçirmek gerekiyor. Geçirmez isek gazeteciliğin şurada topu topu on yılı kaldı...

    Neden? Oray Eğin gibilerle gazetecilik on yıl içinde tüm reklam gelirini internete kaptırır! Neden? İnternette o kadar Oray Eğin var ki! Ekşi sözlük binlerce Oray Eğin dolu... Gazetecinin rol modeli Oray Eğin ise niye insanlar gidip gazete okusunlar ki!

    Gazeteler ayakta kalacaklarsa doğru habere, hızlı habere ve nitelikli, donanımlı muhabire yatırım yapmak zorundalar... TV ve internetle yarışarak yaptıkları sadece biraz daha yaşam sürelerini uzatmak... Ancak bu gidişin ecele faydası yok!

    Hürriyet’te çok şey öğrendim...

    deli saçması şeylere yanıt bile vermiyorum. Benim niye Hürriyet’ten ayrıldığımı Ertuğrul Özkök Hoca da biliyor. Vuslat Doğan Sabancı da biliyor. Hürriyet’te yedi yıl boyunca çok güzel günlerim geçti, çok güzel arkadaşlar edindim, işin doğasını “amiral gemisinde” öğrendim. Ertuğrul Hoca gerçekten hem iyi bir yönetici hem de süper bir “pazarlama” dehası...

    Ondan öğrendiklerim de paha biçilmez şeyler. Kalkıp da ne Hürriyet, ne Ertuğrul Hoca, ne Doğan Grubu hakkında kötü bir laf ederim, ne de onlara zarar verecek gizli bir bilgi açıklarım. Benim iş ahlakım bunu gerektirir. Koca koca kurumların itibarını, geleceğini “subjektif tartışmalarla” sarsacak hiçbir eylem ve söylem içinde olmam. Eğer Ertuğrul Hoca gerekli görürse açıklar. Önce ya da şimdi, ne zaman yerse yesin, yemek yediği kaba pisleyen iş ahlaksızıdır!

    Oray Eğin ve iş ahlaksızlığı...

    Türkiye’de çok büyük bir iş ahlaksızlığı var. Herkes Ticaret Kanunu’nun, çeklerle ilgili düzenlemelerin, mahkemelerde uzayan davaların açığından yararlanmaya, parası varken borcunu ödememeye çalışıyor. Borcun varken borcu inkar etmenin cezası borcun % 40’ı kadar cezayı gerektiriyor.

    Davalar uzadığı için iki yıl sonra ödenecek bu para şu anki banka faizinden düşük... Basiretli tüccar olmak ciddi ahlak gerektiriyor. Bu dönemde bazı patronlar da ahlaksızlık yapıyor, fırsat bu fırsat deyip gerekli olmadığı halde eski-yeni demeden çalışanlarını kapının önüne koymaya çalışıyor.

    İşgören ahlaksızlığı da cabası... Nasıl maliyetten tasarruf ederim, nasıl daha verimli olurum diye düşüneceği yerde nereden kaytarırım diye kafasını çalıştıranlar her zaman olduğu gibi oldukça çok... Krizden diğer ülkeler gibi çıkamaz isek bilin ki bu ahlaksızlık nedeniyle çıkamayacağız! İş ahlaksızlığı her alanda standart...

    Bakın Oray Eğin göz göre göre Ayşe Arman’a bir gazetede çalışırken diğer gazete ile flört ettiğini açık açık söylüyor. Hatta kendi yetmiyor bir de Serdat Turgut’un başka gazete ile flört ettiğini açıklıyor. Olacak iş mi bu! Görüşürsün başka gazete ile pazarlığını yaparsın, zamanı gelince de geçersin...

    Önceden görüşmeyi açıklamanın çalışılan kurumu ne duruma düşürdüğünü bir düşünsenize! Bu şüphesiz iş ahlaksızlığıdır... Kurumsal şirketlerde bu hareket asla cezasız kalmaz! Cezası ne midir? Tabii ki kapının önüne koymak... Seni düşünmeyeni sen niye düşüneceksin ki! Not: Rating yazım yarına kaldı...

    Ali Atıf Bir / BUGÜN
     

Sayfayı Paylaş